Arşiv : Haziran, 2008

13 saç problemine 13 pratik çözüm

Saçlarınız kırılıyor mu, hiç parlamıyor mu, şekle mi girmiyor, yoksa kepeklendi mi? İşte belli başlı 13 saç problemine 13 pratik çözüm önerisi. Saçlarım çok uzun, hiç şekle girmiyor Uzun saçlara şekil vermek zordur. Biraz daha hacimli ve dalgalı görünmesini istiyorsanız saçlarınızı yıkayıp nemini aldıktan sonra bolca köpük sürün. Ardından kalın bigudilerle saçınızı sarın. Yarım saat beklettikten sonra bigudileri açın ve parmaklarınızla şekil verin. Saçımı yıkayacak vaktim yok Dert etmeyin. Talk pudranızı saç diplerine
serpiştirin. Bu, çok eski bir taktik. Bir tane de yeni taktiğimiz var. Yüz temizleme toniğini bir parça pamuğa dökün ve saç diplerinizi bununla temizleyin. Ardından saçınıza birkaç damla parfüm sürün. Bir öneri daha: Saçlarınızı iyice fırçalayın. Ardından diplerine az miktarda saç köpüğü sürün ve kalın bigudilerle sarın. 15 dakika sonra saçlarınızı açın ve istediğiniz şekli verin.

Saçımı birden kepek bastı

Muhtemelen şu sıralar yoğun stres altındasınız. Saç derisi aynen cildinizin diğer bölgeleri gibi strese karşı tepki verir. Cildinizi yormayacak bir kepek şampuanı sorunu çözebilir.

Saçlarımı uzatmak istiyorum

İşini çok iyi bilen bir kuaförle geçiş dönemini kolay atlatabilirsiniz. Çeşitli ışık oyunlarıyla gölgelerle geçiş dönemini iyi bir saç modeliyle
geçiştirebilirsiniz.

Permamın zamanı doldu

Saçı permalı olan kadınlar genelde kremli şampuanlar kullanır. Permanızın süresi dolmaya başladığında bunlardan uzak durun. Çünkü kremli şampuanlar saçı ağırlaştırır, bukleleri çeker. Saçlarınızı normal bir şampuan ile yıkadıktan
sonra bukleleri koruyan kremlerden sürün.

Saçlarım çok cansız ve dökülüyor

Saçların cansız olmasının en büyük nedeni yetersiz kan dolaşımı. Bu, aynı zamanda saçların dökülmesine de yol açıyor. Kan dolaşımını artırmak için günde iki kere saç derinize parmaklarınızla masaj yapın. Faydasını göreceksiniz. Taramak da farklı bir masaj yöntemi.

Saçlarım çok mat, parlamıyor

Saçlarınız birkaç ayda bir, ekstra bakım yapmalısınız. Çeşitli kozmetik firmalarının yoğun bakım maskelerini kullanabilirsiniz. Saç tipinize en uygun olanını kuaförünüze danışın. Ancak yoğun bakımı yaparken dikkat etmeniz gereken noktalar var. Mesela asla bakımı saçlarınızı yıkadıktan sonra yapmayın. Çünkü fazla bakım kremi saçları daha da matlaştırıyor.

Saçımın boyası hemen akıyor

Kına, boya, ya da geçici boya, mutlaka her yıkamada biraz kan kaybediyor. Bunu engellemek için son durulama suyuna bir miktar sirke karıştırın. Ekşi, boyanın akmasını engelliyor.

Saçım çok uzun, tararken zorlanıyorum

İnce telli ve uzun saçlar yıkadıktan sonra birbirlerine dolanırlar. Tararken de kişiye cehennem azabı çektirirler. Bunu önlemek için kayısı özlü şampuanlar ve saç kremleri kullanın. Kayısı özünün içindeki yağ, saçların içiçe geçmesini önler.

Saçlarım çok elektrikleniyor

Saçların elektriklenmesi çeşitli nedenlere bağlı. Ancak en önemli neden, yanlış yıkama ve tarama. Saçınızı çitileyerek yıkıyorsanız, elektriklenmesi ve kabarması normal. Aynı zamanda metal saç fırçaları ve kuru fırçalama saçı
elektriklendiriyor. Kullandığınız saç fırçası kıldan ya da ahşaptan olmalı. Bunu önlemek için saçınızı yumuşak bir şekilde yıkayın. Tarama aşamasında ise fırçaya bir miktar saç kremi sürün. Krem, saçın elektriklenip kabarmasını
önler.

Saçım hiç fön tutmuyor
Gerçekten de bazı saçlarda uzun fönlerden sonra bile model hemen kayboluyor. Çok ince telli ya da çok kalın telli olanlarda böyle bir sorun olabilir. Eğer saç teliniz çok inceyse hacim katan şampuanlardan kullanın. Ayrıca yıkamada saç
kremini ya hiç kullanmayın ya da çok ekonomik kullanın. Kalın telli saçlar da şekle girmekte zorlanırlar. Şampuandan sonra durulama gerektirmeyen saç kremleriyle bakım uygulayın. Fön çektirmeden önce saçınızı bir miktar
köpükleyin.

Büroda saçıma kötü kokular siniyor

Sürekli kapalı mekanlarda çalışanlar böyle bir sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Odada sigara içildiğinde saçlara bu kokunun sinmemesi olanaksız. Ancak bu kokuyu yoketmek mümkün. Saçınızı biraz ıslatın, ardından güçlü bir
şekilde tarayın. Başınızı öne doğru eğin ve enseden tarayın. Saçınızı iyice havalandırdıktan sonra bir miktar parfüm sıkın.

Saçlarım kırıldı

Mutlaka bir-iki santim kestirmelisiniz. Bunun dışında özel saç bakım kremleri
kırık uçları tamir eder. Saçlarınızın kırılmasını önlemek için çok sıcak kurutmamalı. Ve havluyla nemini alırken dikkatli olmalısınız. Ayrıca saç
tokaları da saçları kırıyor

Yorum Yazın 24.06.2008

Hesaplı kıyafet seçenekleri

çanta, çantalarHer yaz gardrop yenilemek hem heyecan verici hem de fiyatlar itibariyle düşündürücüdür.
Hem kaliteli hem şık giyinmek için en önemli detay nedir; tabi ki indirim takibi. Sizin için hem indirimde olan hem de hesaplı sezon açan kıyafetleri “Hesaplı Seçenekler” de bir araya getirdik

Yorum Yazın 22.06.2008

püfür püfür plaj elbiseleri

Püfür püfür plaj elbiseleriGeçen yazın en favori bikinilerinizin içine sığamıyorsunuz ve diyet için zamanınınız yok! Hemen birkaç sezondur plajların en favori aksesuvarı kaftan ve tunik alışverişine çıkın! Plajda giymeniz ve yaz boyunca kendinizi zarif ve doğal hissetmeniz için tasarlanmış, tuniklerle birkaç kilo fazlalığınızı rahatlıkla kamufle edebilirsiniz.
Hatta bu şık tunikleri, geceleri bile giyebilirsiniz. Tüm yaz coÅŸkusunu bedeninizde hissedeceÄŸiniz sezon modası çiçek ve batik desenli bu tuniklerin altına en iyi Cameron Diaz ve Sienna Miller’ın favorisi gladyatör sandaletledinin gideceÄŸini hemen hatırlatalım!
.

.

Yorum Yazın 21.06.2008

zayıflama ilaçları hakkında haber ve bilgi

Hızlı ve kalıcı kilo vermek için kullanılan zayıflama hapları, çoÄŸu zaman saÄŸlığınızı kaybetmenize neden oluyor. İştah kesiciler, idrar söktürücüler ve geçmiÅŸte pek çok saÄŸlık sorununa neden olan tiroit hormonu içeren inceltici ilaçlar… Söz konusu tüm bu ilaçları denedik ya da ısrarla denemeye devam ediyoruz. Oysa çok azımız zayıflamak uÄŸruna saÄŸlığınızla oynadığımızın bilincinde! Günümüzde; zayıflamayı hızlandıran ilaçlar; çok ağır travmalara ve psikolojik sorunlara yol açıyor. Nasıl mı? İşte bu sorunun çarpıcı cevapları…

“Sadece beÅŸ kilo fazlam var diye diyet yapmak istemiyorum. Bunun yerine zayıflama ilacı kullanıyorum’, iki aydır zayıflama hapı kullanıyorum, mutlaka sen de denemelisin ya da Birkaç haftada 42 bedenleri 38 bedene düşüren karışımları duydum. Denemeyi düşünüyorum gibi özendirici cümleleri yakın arkadaÅŸlarınızdan duymuÅŸ, hatta biz de bu yönde tavsiyelerde bulunmuÅŸ olabilirsiniz. Oysa madalyonun bir de öteki yüzü var. Genç kızlık kilolarına ulaÅŸmak için her yolu denemeye hazır olan kadınlar; ne yazık ki tüm bu İlaçları ve karışımları denerken, sonu ölümcül olabilecek risklere girdiklerinden de bihaberler. Simdi; zayıflama ilaçlarının tehlikeli yan etkilerini ve handikaplarını masaya yatırıyoruz.

Alarm zili çaldıranlar!
Anoreksiye neden olan ilaçlar pazardan çekilmeden önce ne yazık ki arkalarında sayısız kurban bıraktılar. Bu ilaçlardan ilk başlarda uzun süre obezite sınırındaki kişiler tarafından kullanılmıştı. Ancak zaman içinde birkaç fazla kilo fazlasından kurtulmak isteyen kadınlar da söz konusu ilaçlara yöneldiler. Bu ilaçların kullanımı 1980li yıllarda yaygınlaşmıştı.

Kişideki uyarı merkezini harekete geçirerek tokluk hissi sağlıyorlardı. Ponderal, Dinintel, Fenproporex, Incital, Moderatant gibi değişik isimlerle satılmaktaydılar, ilk zamanlarda etkili bir kilo kaybı sağlasalar da bu etki zamanla azalıyordu, ilacı almayı bıraktığınız anda bumerang etkisi yapıyorlardı. Kaybolan selülitler ise sonra fazlasıyla geri geliyordu.

Söz konusu ilaçları kullananlarda hipertansiyon, kronik uykusuzluk, depresyon ve paranoya gibi psikolojik rahatsızlıklara rastlanıyordu. Özelliklede ilacının etkisini pekiştirmek için dozajı artıran kadınlarda!

Bu ilaçların yeni nesil versiyonları Isomeride ve Redux daha risksiz göründüğünü için yüksek satış oranlarına ulaştı. 1985- 1997 yıllan arasında yedi milyon Fransız kadını bu haplardan kullandı. Ancak zararlı yan etkileri sonra ortaya çıktı. Bazıları ölümle sonuçlanan 120den fazla hipertansiyon, akciğer ve kalp problemi vakası görüldü. Bunun üzerine kullanımları kesin olarak yasaklandı.

Yağ yakıcılar
İştah kesici ilaçların büyük bir bölümünün yasaklanışının ardından; dünya genelinde üç ilaç konuÅŸulmaya baÅŸlandı. Xenical orlistat, Sibutral sibutramine ve Acomplia rirnonabant… İçlerinden en eskisi ise Rochea ait olan Xenical; 1998den bu yana Türkiyede de kullanılıyor. Lipazın yaÄŸların parçalanmasından sorumlu bir enzim grubu çalışmasını destekleyerek yaÄŸ yakımını kolaylaÅŸtırdığı konuÅŸulan Xenical ile tngliseridin yüzde 30u organizmaya karışmadan atılıyor.

Rocheda obezite çalışmalarından sorumlu Dr. Christine Moisan; “Bu ilaç yaÄŸ yakıma destek olarak zayıflama saÄŸlıyor” diyor. Ancak yine de tek başına yeterli deÄŸil! İlacı kullanırken yaÄŸlı yemeklerden de kaçınmak gerekiyor ve ciddî kilo sorunu olan hastalara tavsiye ediliyor. Endokrinolog olarak çalışan ve yanlış diyetler ve yanlış kullanılan zayıflama ilaçlan nedeniyle hastanelik olan kiÅŸileri tedavi eden dünyaca ünlü bir isim Dr. Boris Hansel; “Bu ilaç; tatilden önce birkaç fazla kilosundan kurtulmak isteyenlere göre deÄŸil” diyor. İştahınızı kontrol edin adlı kitabının da yazarı olan Hansel; “Xenicalden yararlanmak için onu yavaÅŸ kullanmak lazım. Bu ilacın yarım dozluk sürümü yıl sonunda Avrupada satışa sunulacak” diye de belirtiyor.

Sibutramine ve açlık hissi kontrolü
Sibutramin içeren ilaçların çok farklı iÅŸlevleri söz konusu! Beyindeki kontrol merkezini etkileyerek açlık hissini gideriyorlar. Bunun yanı sıra vücut ısısını yükselterek enerji tüketimi saÄŸlıyorlar. Yani bir yandan kalorili besinlerin giriÅŸini azaltırken diÄŸer yandan vücuttan atılmalarını saÄŸlıyorlar. Ancak olumsuz yanları da söz konusu. Arteryel basıncı artırıyor, kalp ritmini hızlandırıyorlar. Bu nedenle sadece obezite uzmanları tarafından reçete ile yazılabiliyorlar. Sıbutramın içeren ilaçların İtalya’da, ölüme neden olduÄŸu gerekçesiyle beÅŸ yıldır yasaklandığını hemen belirtelim.

Geç patlayan bomba!
1997e piyasadan toplatılmış olsa da Isomeride adından söz ettirmeye devam ediyor. Ancak hiç de olumlu bir şekilde değil! Sebep olduğu akciğer hastalıkları tedavinin durdurulmasından sonra dahi devam edebiliyor. Isomeride kullananlar hâlâ karınlanandaki açıklanamayan ağrılarından ve nefes tıkanmalanndan şikâyet ederek doktor doktor dolaşıyorlar. Oysa aynı ilaç geçmişte çok güvenilerek reçete ediliyordu. Bir ilacın etkisin anlayabilmek için onu mutlaka zamana bırakın ve üzerinde daha ciddi araştırmalar yapılmadıktan sonra da kullanmayın.

Diyabet hastaları dikkat!
Son günlerde adını sık sık duyduÄŸumuz ve 2006 yılının haziran ayında Sanofi-Aventis Laboratuarı tarafından piyasaya sürülen zayıflama ilacı Rimonabant; ÅŸeker ve yaÄŸ yakımını hızlandınyor. Kolesterolü, arterycl tansiyonu, glisemiyi de düşürüyor. Özellikle diyabet hastası obez kiÅŸilerde kullanımı çok yaygın. Ancak dikkat! Yan etkilerinden dolayı Amerikada yasaklandığını hemen belirtelim… Bunun yanı sıra geçmiÅŸinde psikolojik rahatsızlığı bulunmayan hastalarda dahi intihar düşüncesiyle depresyona neden olabiliyor. Peki, tüm bunlara deÄŸer mi?

Uzmanlara göre; fazla kiloları nedeniyle yaşamı zorlaşan kişiler, ancak doktor eşliğinde kullanmalılar, ilacı kesinlikle internet üzerinden satın almaya çalışmayın! Zira çok çabuk bozuluyor.
Sindirim sisteminize dokunmayın!
Kadınlar, fazla kilolarından hızlı bir ÅŸekilde kurtulmak için genellikle idrar söktürücü ilaçlar kullanırlar. Oysa terazi birkaç kilo hafiflenildiÄŸini gösterse de; bu kilo kaybı son derece yanıltıcıdır. Ünlü Beslenme Uzmanı Kathy Bonan; “Giden yaÄŸ deÄŸil sudur. Vücut kısa sürede tekrar ÅŸiÅŸer ve kaybettiÄŸi mineralleri yeniden almaya çalışır. Bu süreç ani yorgunluk ya da migrene de neden olur” diyerek konuya açıldık getiriyor.

Yine aynı şekilde bağırsak gevşetici ilaçlan zayıflama amaçlı kullanmanın da son derece tehlikeli olduğunun altını çiziyor uzmanlar. Baş dönmelerine, ani tansiyon düşüşlerine ve kalp rahatsızlıklarına neden oluyor.

Gelişmeler hiç bitmiyor!
Dünya genelinde üç yüz milyon obez ve sekiz yüz milyon ÅŸiÅŸman kiÅŸinin yaÅŸadığı biliniyor. Ancak aşırı kilolu kiÅŸileri inceltmek üzere geliÅŸtirilen ilaçlar, ne yazık ki herkes üzerinde etkili deÄŸil. Inserm ve CNRS araÅŸtırmanla; leptin reseptörlerini dengeleyen OB-RGRP üzerinde çalışıyorlar. Leptin hormonu; çok fazla yemek ycmcsck de beynimize okluk sinyali gönderen bir hormon. Lılle Biyoloji Enstitüsü araÅŸtırmacısı Cyril Coutuner; leptinlerindc hassasiyet bulunmayan obez kiÅŸilerin daha ÅŸanslı olduÄŸunu belirtiyor. “OB-RGRP uygulamasında sadece fast-food yense dahi zayıflama saÄŸlanabilinir” diyor, İsviçreli araÅŸtırmacılar iÅŸtahı artıran ghrelin hormonunu etkisiz hale getiren bir iÄŸne üzerinde çalışıyorlar. Bunun yanı sıra Amerikan araÅŸtırma ÅŸirketi Nastech ise aynı etkiyi burundan, koklayarak oluÅŸturmak için bir dizi test uyguluyor. Son olarak INRA açlık önleyici bir buluÅŸ daha ortaya koydu. Beyne vücudu tok olduÄŸuna ikna edecek bir kalp pili…

Yorum Yazın 20.06.2008

Sonraki Yazılar Önceki Yazılar