
Genelde hepimiz cinsellikten genç iken zevk alındıgını düşünebilir fakat cinzellikte tecrübe ile alakalıdır.Tecrubesizlik gençlikle dogru orantılıdır.Tecrube sahibi olmak için uzun zaman gerekebilir.Seksologlara göre seksten zevk almak annelik içgüdüsü ile dogru orantılıdır.
Bu duygulara alışmak için kişilerin zamana ihtiyacı var. Pek çok kadın ancak zaman geçip, tecrübeleri arttıktan sonra anne olmanın zevkini yaşayabiliyor. Aynı şey cinsellik için de geçerli. Yaşı ilerledikçe ve tecrübeleri arttıkça kadınlar cinsellikten daha kolay ve çok zevk alabiliyor.
Tecrübesiz kadınların cinsellikle ilgili pek çok kaygıları olabiliyor. özellikle neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmediklerini düşündükleri için çekingen davranıyorlar. Kadınların cinsellikten yeterince zevk alabilmesi için önce aklını kurcalayan soruların cevaplarını öğrenmeleri gerekiyor.
Devamını okuyun…»
04.10.2008

Kadın erkek ilişkilerinde genelde her iki tarafta herşeyi bildiklerini zannederler.ama bazan en ufak kuralları görmezden gelirler.
İngiliz The Independent gazetesinin yaptıgı araştırmalarda karşı cinsi baştan çıkarmanın 10 önemli ipucu bulunmuş.İşte onlar:
1- Gözlerinizi ayırmayın
Avınızla konuşurken gözlerinizi gözlerinde -oluşan sessizliklerde bile- gerektiğinden biraz daha fazla uzun süre tutun. Derin bir bakış, ilkel ve biraz rahatsız edici duyguları uyandırır ve vücutta bir takım kimyasalları harekete geçirir. Başka bir yere bakışlarınızı çevirmek zorunda kalırsanız bunu gönülsüzce yapın, gözlerinizi yavaşça kaydırın. Bu teknik, özellikle erkeklerin kullanabileceği iyi bir tekniktir çünkü kadınlar erkeklerin her zaman kendilerinden büyülendiğini görmek isterler.
Devamını okuyun…»
29.09.2008

Türkiye’nin olduğu kadar tüm dünyanın da en büyük sorunlarından biri olan aile planlamasıyla ilgili toplumdaki tüm aksaklıklar aslında plansız nüfus artışına dayanıyor. Her yıl yaşanan yaklaşık 40 milyon gebeliğin yüzde 12’si kürtaj ile sonlandırılıyor.
Türkiye Aile Planlaması Derneği Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu, Dünya Korunma Günü’nün bu yılki sloganının “Senin hayatın, senin bedenin, senin seçimin” olarak belirlendiğini söyledi.
Devamını okuyun…»
26.09.2008
Kişinin cinselliği, cinsel kimliğinin, cinsiyet kimliğinin ve cinsiyet rolünün birbiriyle etkileşiminden oluşur. Cinsel kimlik, cinselliğin biyolojik yönüdür. Yani kromozomlar, hormonal yapı, dış ve iç cinsel organlar ve göğüsler, vücut kullanması gibi ikincil cinsel özelliklerdir. Cinsiyet kimliği ise kişinin kendini kadın ya da erkek hissedişidir, kendi cinsiyetini nasıl algıladığıdır, yani davranışlarının kadınlık ya da erkeklikle ilgili ruhsal yönleridir. Çocuk 3 yaşına geldiğinde kız ya da erkek olduğuyla ilgili neredeyse kesin bir yargıya sahiptir. Kuşkusuz sağlıklı bir cinsiyet kimliği gelişimi için sonraki yıllar da önemlidir ama temel cinsiyet bilgisi 2-3 yaşlarında tamamlanır ve değişmez. Cinsiyet kimliğinin sağlıklı gelişimi ; ana - baba tutumlarına, aile içinde kişiye biçilen cinsiyet rolüne, yetiştirilme koşullarına, toplumsal çevrenin özelliklerine, bebeğin dış cinsel organlarına ve anne karnındayken aldığı genetik/hormonal etkilere bağlıdır. Genel olarak kadınlar kadın olarak hissetme ve davranma, erkekler de erkek olarak hissetme ve davranma eğilimindedirler. Ancak kişinin cinsiyeti, cinsel kimliği ve cinsiyet kimliği arasında uyuşmamalar, hatta karşıtlıklar olabilir. Örneğin kişi kendini cinsel biyolojik yapısıyla uyumlu olarak hisseder, yani kadın cinsel yapısında ve kimliğindedir ve kadın gibi hissetmektedir, ama yine da karşı cinsin giyim ve davranışlarını benimseyebilir. Veya tam tersi olur; kendisini, karşı cinsin cinsiyet kimliğinde hisseder, ama kendi cinsinin cinsiyet karakteristiklerini taşır ve ona uygun davranır.
kaynak:Türkiye Aile Planlaması Derneği
10.08.2008