Kategori 'Çocuk Sağlığı'

Pasif Sigara İçiciliğinin Cocuklar Üzerinde Etkisi


Sanmayınki arkadaşınız sizin yanınızda sigara içerken tek zararlı o.Siz neredeyse ondan daha çok zarar görürsünüz.Onun içtiği sigarada bulunan filtre çok zararlı maddeleri etkisiz hale getirir.Fakat sigaradan çıkan duman filtresiz şekilde direk size geldiği için siz daha çok zarar görürsünüz.
Pasif sigara içiciliği ve çocuklar üzerindeki etkisini Soru cevap şeklinde ele alalaım.
Soru: Pasif içicilik nedir?
Cevap: Yanan bir sigara dumanı ve sigari içen kişinin soluğuyla yaydığı dumanın bileşimidir. Ayrıca çevresel sigara içiciliği, duman olarak da adlandırılır. (ETS=Enviromental Tobacco Smoke, ÇSD=Çevresel Sigara Dumanı). Kokusuyla kolayca ayırt edilir.ÇSD havaya dağılır ve elbiselere, perdelere, mobilyalara siner. Çoğu kişi için ÇSD kötü koklu, yakıcı, göz ve burnu rahatsız edicidir. ÇSD içinde 4000’den fazla kimyasal madde belirlenmiştir. Bunlaran en az 43 tanesi kanser yapıcıdır.
Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 30.09.2008

Güneşte Fazla Durmak Kansere Davetiye

Son 20 yılda deri kanserleri her yıl bir önceki yıla oranla yüzde 4 oranında artıyor. Ozon tabakasının incelmesi, güneş altında geçirilen zamanın uzun ve korumasız olması, solaryuma girilmesi, bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açan kronik böbrek yetmezliği, AIDS gibi hastalıkların artması bu yükselmenin önemli etkenlerinden. Kanser konusunda bilinçlenme ve erken tanı yöntemlerinin gelişmesi de tanıda rol oynuyor.

Anadolu Sağlık Merkezi Onkolojik Bilimler Koordinatörü Prof.Dr. Haluk Onat’ın verdiği bilgiye göre, bazı özellikler cilt kanseri riskini artırıyor. Açık cilt, saç ve göz renkli, güneş ya da ultraviyole ışınlarına maruz kalan, kolay güneş yanığı gelişen, çocukluk ya da ergenlik dönemlerinde aşırı güneş yanıkları geçiren, ailesinde deri kanseri öyküsü bulunan, çok sayıda ve değişik şekillerde benleri ve bağışıklık sistemini zayıflatan hastalıkları olan ya da akne için ergenlik döneminde radyoterapiyle tedavi edilenlerde cilt kanseri riski yükseliyor.

Bizim gibi 70 milyon nüfuslu bir ülkede her yıl yaklaşık 2 bin 500 kişinin deri kanseri nedeniyle yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. Bunların yaklaşık yüzde 75’i melanom (en ölümcül cilt kanseri türü) nedeniyle, geri kalan yüzde 25’i de diğer deri kanserleri nedeniyle ölüyorlar.

Cilt kanserlerinin belirtileri türüne göre deÄŸiÅŸiyor. Bazal ve skuamöz hücreli deri kanserleri deÄŸiÅŸik ÅŸekillerde ortaya çıkabiliyor. Deri üzerinde iyileÅŸmeyen ülser, yara ya da lezyonlar, belirtilerinden. Bu lezyonlar genellikle pembe, kırmızı ya da beyaz renkli yumuÅŸak bir kist ya da sert nodül (yuvarlak ÅŸiÅŸlik), zaman zaman kanayan bir yara ya da kist veya kırmızı renkli kuru ve egzama görünümlü bir lezyon olarak ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Onat, “4 hafta içinde kendiliÄŸinden iyileÅŸmeyen bir deri lezyonu ya da ülseriniz varsa mutlaka bir uzmana görünün” diyor.

Melanom türü deri kanseri daha önceden mevcut olan bir benin değişmesi sonucu ortaya çıkabileceği gibi, hastaların yaklaşık yarısında orta yaşlardan sonra sağlam deri üzerinde kendiliğinden de ortaya çıkabiliyor. Melanomun başlıca belirtileri lezyonda asimetri, sınır düzensizliği, karışık renkli görünüm. Büyüklüğü 6 milimetreden fazla olması ya da hızla büyümesi de dikkat çeker. Melanomlar çoğunlukla koyu renkli. Ancak bazı hastalarda renksiz de olabilir.

ÇOCUKLUKTAKİ YANIKLAR ZEMİN HAZIRLIYOR

Cilt kanserinin en önemli nedenlerinden biri de çocukluk çağındaki güneş yanıkları. Ultraviyole ışınları, uzun süre güneşe maruz kalındığında cilt yanıklarına, tekrarlayan cilt yanıkları da cilt kanserlerine neden oluyor. Tam da bu nedenle, cilt kanserinden korunmanın en iyi yolu cilt yanıklarını önlemek.

Melanoma ileri yaÅŸta ortaya çıksa bile bunun nedeni, çocuklukta maruz kalınan güneÅŸin zararlı ışınları. Hayatında bir kere su toplamış güneÅŸ yanığı olan bir çocuÄŸun “malign melanoma”ya yakalanma riski yanığı olmayanlara göre iki kat fazla. Her yanıkla bu risk iki kat artıyor. Dolasıyla, cilt kanserinden korunmanın en iyi yolu cilt yanıklarını önlemek.

Güneşten yanan çocuklara ilkyardım

Çocuklarda ağrı ve sıcaklık hissi 48 saat sürer. Nemlendirici kremler günde üç kere uygulanırsa çocuğu rahatlatır. Bu kremlere iki gün devam edilmelidir. Çok kalın, yağlı merhemler kullanılmamalıdır. Bu durum çocuğu daha sıcak tutarak terlemesini engeller.

Çocuğa soğuk banyo yaptırmak veya günde bir kaç kez yanık yerine soğuk su ile ıslatılmış bezler koymak ağrıyı azaltır, duş çok ağrı verici olabilir.

Yanıklar olduğunda çocuğa bol su içirilmeli ki hastalık hissinin önüne geçilsin.

Bir hafta içinde soyulmalar başlar, deriye nemlendirici sürmeye devam.

Deri su toplar ve patlarsa, üzerindeki ölü deriyi temiz, küçük bir makasla temizlemek gerekir. Sonra da antibiyotikli bir krem sürülmeli. Merhemi günde üç kez yıkayıp, tekrar sürün. Derinin su topladığı durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurulup tedaviye başlanmalı.

DİŞ MACUNU, YOĞURT TEDAVİSİ ASLA

Güneş yanıklarında yapılan sık yanlışlıklardan biri yanık üzerine diş macunu, yoğurt veya yoğun merhemler sürmek. Bunların hem faydası yok hem de temizlenmesi zor. Diğer bir hata da güneşten koruyucu losyonlarla, bronzlaştırıcı losyon veya yağları karıştırmak, koruyucu yerine bronzlaştırıcı kullanmaktır.

DERECE DERECE YANIKLAR

Uzun süre güneşe maruz kalındığında ultraviyole ışınları ciltte önce kızarıklık, daha uzun süreli hasarlarda da içi su dolu baloncuklara sebep olur. Kızarıklık, ağrı, şişme güneşten 2-4 saat sonra başlar, 24 saatte en yüksek seviyeye çıkar. Bu birinci derece yanıktır. İçi su dolu kabarcıklar olduğunda yanık artık ikinci derecedir. Üçüncü derece yanıklarda kabuklanmalar olur, güneş üçüncü derece yanığa sebep olmaz.

Süt çocuklarının cildi çok hassas

Süt çocuklarının ciltleri daha ince olduğu için, güneşe karşı daha hassastırlar. Bu nedenle 6 aylıktan küçük çocuklar direkt güneşe çıkarılmamalı. Mümkün olduğunca gölgede tutulmalı. Eğer güneşe çıkacaksa da mutlaka koruyucu losyon, uzun elbiseler ve kenarlıklı şapka kullanılmalı.

Bronzlaşmak isteyen ergenler de mutlak koruyucu losyon sürmeli. Güneşe alıştıra alıştıra çıkmalı. İlk gün güneşte 15-20 dakika kalmalı, daha sonra bu süre günde 5 dakika arttırılmalı.

Çocuklar güneş ışınlarının en yoğun geldiği saatler olan 10.00 ile 16.00 arasında güneşe çıkarılmamalı. Bulutlu havalar yanıltmasın. Çünkü güneş ışınlarının yüzde 70’i bulutları geçer. Ayrıca güneş ışınlarının yüzde 30’u da seyrek dokumalı kıyafetlerden cilde ulaşır.

Kum ve suyun güneş ışınlarını yansıttığı unutulmamalıdır. Gölgede bile cilt yanıkları olabilir. Şapka veya şemsiye çocukları yansıyan ışınlardan koruyamaz.

Çocukların gözlerini de güneşten koruyun. Yıllarca güneşin zararlı ışınlarına maruz kalmak, katarakt riskini artırır.

Sigara içen kadınlar daha erken kırışıyor

Sigara cilde büyük zararlar veriyor. Sivilce oluÅŸumu, yaraların iyileÅŸmesinde gecikme, saç dökülmesi ve cilt kanserleri ilk akla gelenler. Kırışıklık oluÅŸumunu artırır, cildin yaÅŸlı görünmesine yol açar. Memorial Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayfer Aydın, “Sigara tiryakilerinde, hiç içmeyenlere göre 5 kat fazla kırışıklık meydana geliyor” diyor.

Sigaradaki nikotin, derideki kan damarlarında daralma yapar. Damarın beslediÄŸi dokunun yeterli oksijen almasını engeller. Böylece ciltteki kan dolaşımı ve cilt dokusunda bulunması gereken vitamin düzeyi azalıyor. Böylece cildin elastikiyeti ve kollajeni zarar görüyor. Dr. Aydın, “Özellikle kadınlarda yüz bölgesindeki kırışıklıkların artması ve cildin daha soluk, sarımsı-gri olması sonucunu doÄŸuruyor. Ciltte tahriÅŸler ve kurumalar meydana geldiÄŸi gibi yaraların iyileÅŸme süresi de uzuyor” diyor.

Yorum Yazın 11.06.2008

Suçiçeği Hastalığı Nedir?

Suçiçeği ya da varisella, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilirse de daha çok çocuklarda görülen bir bulaşıcı hastalıktır. Bu hastalığın tipik özellikleri ateşle seyretmesi ve deride ortaya çıkan kabartılardır. Suçiçeği adının da bu kabartıların birkaç saat içinde içi saydam sıvıyla dolu kesecikler haline gelmesiyle ilişkili olduğu söylenmektedir.
Başlıca Nedenleri

Bu hastalık özellikle on yaşın altındaki çocukları etkileyen salgınlar şeklinde ortaya çıkar. Varisella zoster virüsünden kaynaklanır ve olağanüstü bir bulaşıcılığa sahiptir. Her ne kadar bu hastalığı geçirmekle yaşam boyu bağışıklık kazanılırsa da, virüs uyku halinde bekleyip daha sonra yetişkinlik çağında kendini herpes zoster yani zona olarak gösterebilir.

Suçiçeğinin Çocukluk Çağındaki Belirtileri Nelerdir?

Enfeksiyondan sonra 14 ila 21 günlük bir kuluçka devresi vardır. Daha sonra çocuk ateşlenir ya da hafif bir titreme görülür veya kusma ile sırt ve bacaklarda ağrı gibi şikayetlerle kendini daha hasta hissedebilir. Hemen hemen aynı zamanda, sırt ve göğüste, bazen de alın çevresinde. Daha nadiren kol ve bacaklarda çok sayıda kırmızı ve kaşıntılı kabartı oluşur. Bu kabartılar birkaç saat içinde saydam bir sıvıyla dolu kesecikler haline gelir. Bu keseciklerin görülmesi birkaç gün devam eder ve ikinci günden itibaren içerikleri irine dönüşüp, bir iki gün içinde patlayabilir ya da kuruyup büzüşerek tepelerinde kahverengimsi kabuklar oluşur. Bu küçük kabuklar bir haftaya varmadan pullanarak dökülür ve iyileşme tamamlanır.

Hastanın Çevresindekilerden Tecrit Edilmesi Gerekli midir?

Hasta çocuk, döküntünün görülmesinden itibaren bir hafta süreyle ya da kesecikler kuruyuncaya değin, bu hastalığı geçirmemiş çocuklardan tecrit edilmelidir. Ancak, kabukların dökülmesini beklemeye gerek yoktur.

Hangi Yaşlarda Görülebilir? Belirgin Olarak Görüldüğü Dönemler Var mıdır?

Çoğunlukla; çocukluk çağında görülür. Kış ve ilkbaharın ilk ayları suçiçeğinin yaygın olarak görüldüğü aylardır.

Yetişkinler Daha Büyük Risk Altında mıdır?

Yetişkinler ve ergenlik çağındakiler çocuklara kıyasla daha ağır hastalık riski altındadırlar. Ağrı, ateşin süresi, kırıklık, kaşıntı gibi belirtiler daha şiddetli olur, döküntü daha geniş alana yayılır ve daha uzun sürede iyileşir ve hastalığın seyri daha uzun olur. Ayrıca, suçiçeği olan yetişkinler ve gençler için şiddetli komplikasyon riski daha yüksektir.

Yorum Yazın 11.06.2008

Hepatit A Aşısı

GeliÅŸmiÅŸ ülkelerde eriÅŸkinlerin ancak üçte birinde görülen A tipi hepatitin geliÅŸmekte olan ülkelerde 5 yaÅŸ üzerinde sıklığı %100′dür. Hastalık küçük çocuklarda genellikle hafif seyreder. Dışkı - ağız yoluyla insandan insana bulaşır. Hamilelikte geçirilen A hepatiti B hepatitinin aksine çocukta herhangi bir soruna yol açmaz.Çocukların toplu olarak bulundukları kreÅŸ, bakımevi gibi ortamlarda hastalık kolaylıkla yayılabilmektedir. Gıda ve su kaynaklı salgınlar ortaya çıkabilmekte, kabuklu deniz ürünleriyle bulaÅŸma meydana gelebilmektedir.

Hastalığın baÅŸlangıcı genellikle anidir; ateÅŸ, huzursuzluk, bulantı, kusma ve karında rahatsızlık baÅŸlıca yakınmalardır. İshal görülebilir. İdrar rengi koyulaşıp, cilt ve göz akları sararabilir. Belirtilerin süresi genellikle 1 aydan kısadır. Genellikle tam bir iyileÅŸme olur. Hepatit A ile infekte hastalar 1 hafta süreyle bulaÅŸtırıcıdırlar. Daha fazla karantinaya gegek yoktur. Fakat hastaların dışkıları ve dışkıyla bulaşık maddeleri ile ilgili önlemler alınmalı, eller iyice yıkanmalıdır. Hepatit A’nın nadiren çok ağır ve hızlı bir seyir göstererek ölüme yol açabileceÄŸi unutulmamalıdır.

Hastalıkla temastan önce ya da temastan sonra iki hafta içinde “gamma globulin” uygulanabilir. 2 haftadan sonra yapılmasının hiç bir yararı yoktur. Okul, kreÅŸ, bakımevi gibi ortamlarda salgın meydana geldiÄŸinde tüm çocuklara ve çalışanlara gamma globulin yapılmalıdır. Bezlenen bebeklerin anne ve babalarının da uygulanmaya dahil edimeleri gerekir. Son yıllarda yapılan çeÅŸitli çalışmalarda benzeri durumlarda aşıyla korunmanın, gamma globulinle korunmaya eÅŸdeÄŸer ölçüde güvenilir olduÄŸu ortaya konmuÅŸtur. Hepatit A aşısı 1 yaşından büyük çocuklara 1 ay arayla iki kez ve ilk dozdan 6 ay sonra tekrar olacak ÅŸekilde yapılmalıdır. Piyasada çocuk ve eriÅŸkinler için iki farklı formu mevcuttur. Aşının kouyuculuÄŸunun 20 yıl olabileceÄŸi tahmin edilmektedir.

Yorum Yazın 09.06.2008

Önceki Yazılar