Kategori 'Kadın Sağlığı'

Menopoz Kadınlığın sonu Degil

Kadınların en büyük kabuslarından biride menepozdur.Fakat menpoz kadınlığın sonu demek degildir.Menopoza çare için bir çok yontem vardır.bu yöntemlerden en bilinenleri agızdan veya lokal şekilde östrojen tedavisidir.Bu tedavi ile menopoz kabusunu en aza indirmek mümkün.Hatta tamamaen yok etmekte mümkündür bu yolla.

Acıbadem Hastanesi Kozyatağı Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Cem Öncüloğlu, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, ‘Menopoz’un, kelime anlamı olarak adet kanamalarının kalıcı olarak kesilmesi olduğunu bildirdi. Menopoza giriş sürecinin, yumurtalıklarda östrojen ve progesteron adlı Hormonların üretiminin azalmasına bağlı adet düzensizlikleri, gece terlemeleri, ateş basması gibi yakınmalarla başladığını belirten Opr. Dr. Öncüloğlu, menopoz öncesinde premenopoz diye adlandırılan, Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 12.10.2008

Meme Kanseri Risk altında mısınız

eger akrabalarınızdan birinde meme kanseri varsa sizde risk altında olabilirsiniz.Bunun için sık sık kontrollere gitmeniz sağlığınıza dikkat etmeniz gerekir.Meme kanserine kadın kanserleri arasında sık rastlanmasına rağmen hala pek çok kadın bu konuda ihmalkar davranabiliyor. Oysa bütün hastalıklarda olduğu gibi meme kanserinde de erken teşhis hayati önem taşıyor.

20 yaş üzerindeki bütün kadınların hiç şikayeti olmasa bile mutlaka doktor kontrolünde olmaları ve her ay kendi kendilerine göğüs kontrolü yapmaları öneriliyor. Uzmanlar erken teşhis konulan ve tedavi edilen meme kanserinin kişinin yaşam süresini kısaltmadığını vurguluyor. Kanser riskine karşı erken tanı, fizik muayene, 37 yaşına kadar doopler ultrasonografi, 37 yaşından sonra mamografi ve şüpheli vakalarda biopsi ve patolojik tetkik tedavileri uygulanıyor.
Devamını okuyun…»

Yorum Yazın 10.10.2008

Yüksek Topukluların Zararları

Yüksek topuklu ayakkabılar kadınlarda diz eklemi iltihabına neden olabiliyor.Bilim adamlarının nyaptıgı araştırmalara göre yüksek ve geniş topuklu ayakkabılar saglık açısından bir hayli zararlı.

Lancet tıp dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, yüksek ve ince topuklu ayakkabı giyen kadınlarda diz iltihabı oluşma riski daha az.
Araştırmada, yüksek ve geniş topuklu ayakkabının yüzde 26, yüksek ve ince topuklu ayakkabının da yüzde 22 oranında dize baskı yaptığı belirtildi.
Araştırma sonuçlarının, aynı boyda 20 Sağlıklı kadın üzerinde yapılan incelemelere dayandığı kaydedildi.

Yorum Yazın 04.10.2008

Adet sancıları

Adet ağrılarının (dismenore), birincil (Primer) ve ikincil (sekonder) olmak üzere 2 nedeni vardır.

Birincil sebepler; genellikle buluğ çağında ortaya çıkar. Ağrının sebebi, ovulasyonu (yumurtlamayı) takiben kanamaya hazır hale gelmiş rahmin iç tabakasının kasılarak dökülmesini sağlayan (adet kanaması) ve özellikle regl döneminde vücuttan salgılanan Prostoglandin f2 alfa denilen maddedir. Tedavide de, bu aracı maddelerin oluşumunu engelleyen ağrı kesiciler kullanılır. Adet sancısı ile yumurtlama arasında yakın ilişki vardır. Ağrı kesicilere cevap vermeyen durumlarda doğum kontrol hapları ile yumurtlamanın ortadan kaldırılması, adet sancısını da sorun olmaktan çıkarabilir. Ancak ağrılar çok şiddetliyse ve başka jinekolojik belirtiler de eşlik ediyorsa bir jinekolojik inceleme şarttır. Bu muayenenin amacı, adet sancısının, farklı bir nedenle ortaya çıkıp çıkmadığını saptamaktır. Burada da genellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen ikincil (sekonder dismenore) adet ağrısı dediğimiz sebepler ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenler ise:

• Endometriozis (Rahmin en iç tabakasının rahmin dış tabalarında veya rahim dışı bir bölgede de bulunması)
• Rahim ağzında darlık
• Rahim tümörleri
• Rahmin farklı pozisyonlarda olması
• Rahim ve komşu organların iltihabi hastalıkları 
• Psikolojik sebebler olarak sayılabilir.
Bazı kadınlar, bu periyodu rahat ve ağrısız bir şekilde atlatırken, bazıları acıdan kıvranır. Kişiden kişiye ağrının derecesi farklılık gösterir. Nedeni de önceden belirtmiş olduğumuz gibi ağrıyı (dismenore) oluşturan tüm sebeplerin bir arada olma sıklığıdır. Adet ağrısı, kramp tarzında, bele ve kasıklara, bazen bacaklara vurabilen şiddetli bir ağrıdır. Bir de bazı kadınlarda adet ağrısına bulantı, kusma, sinirlilik, kabızlık, ishal, sık idrara çıkma gibi şikayetler de eklenebiliyor.

Birincil adet ağrısının önlenmesine yönelik kişisel olarak alınabilecek bazı önlemler vardır: Adet kanaması öncesinde veya esnasında kahve, çay, kola, çikolata gibi kafein içeren gıdalardan uzak durulması ve uzun süre ayakta durmaktan kaçınılması şikayetler üzerinde olumlu etki yapar. Bol miktarda su içilmesi, sigaradan uzak durulması, fazla miktarda alkol tüketilmemesi gibi basit ve kısa süreli önlemler ile sancılı adet kanamaları biraz daha rahat geçirilebilir. Sancıyı, ilaçlara gerek kalmadan hafifletmenin yolları, fizik tedavi yöntemleri, spor, ılık su banyoları olabilir. Ama bunlar yöntemlerden birkaçıdır, herkeste etkili olmayabilir veya başka önereceğimiz tıbbi yöntemlerden daha etkin olabilir.

Bu dönemlerde gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak hayatımızı her zaman ki rutininde, problemsiz bir biçimde sürdürmek için bu dönemin problemlerini algılamak ve gereğini yapmayı düşünmek öncelikli davranış olmalıdır. Bu dönemi zoraki ızdırap ve mutlaka çekilmesi gereken bir eziyet dönemi olmadığını kabul etmek gerekir. Hayatın rutininde önemsiz gibi gözükür ama kadınlar işe, okula gidemez (yüzde 45’inde orta ve ciddi dismenore vardır) ve ciddi kayıpları olur. Kısacası kadın için zor bir dönemdir. Bu konu o kadar önemli hale gelmiştir ki, kliniğimizde “Adet Ağrıları Merkezi” kurarak olayı çok ciddi ve multidisipliner bir bakış açısı getirmemizi gerektirmiştir. Bu konuda kadının mutlaka doktoruna danışması, problemsiz bir hayat için gereklidir.

Adet dönemiyle ilgili hurafeler sonucunda ortaya çıkan uygulamalar var. Adet döneminde saç boyatmak hatta banyo yapmamak gibi Bunların bir çoğunun doğru olmadığını biliyoruz ama sonuç olarak bu dönemlerde kadın vücudunda gerçekleşen kimyasal bir değişim söz konusu.

İlkel toplumlarda adet gören kadın kirli kabul edilip tecrit edilirmiş. Eğitim düzeyi arttıkça bu yanlış bilgiler de yok olmaktadır. Sonuçta bu dönemde özellikle hormonal değişimlerin çok olduğu ve bunun da özellikle psikolojiyi çok etkilediği bir gerçektir. Evet gerçekten yapılmaması gereken şey bu dönemi yaşayan kadınların, eşlerinin veya yakınlarının anlayışsızlığıdır. Lütfen biraz anlayış!..

Regl döneminde cinsel hayatı nasıl düzenlemek gerektiği de merak edilen konulardan biri. Cinsel hayata ara vermek gerekmez, ama önce hijyen ! Hayat sizin, onu iyi yönetin.

Toparlamak gerekirse, adet dönemi ve ağrılarını önemsemek gerekir. Ağrılı adet görme nedenleri araştırılmalıdır. Ağrılı adetin “birincil” ya da “ikincil” olup olmadığı belirlenmelidir. İkincil dismenore söz konusu ise altta yatan neden ortadan kaldırılmalıdır. Bu süreçte hekimlerin kontrolünde açığa kavuşturulması gereken bir süreçtir. Öncelikli olarak erkekler, lütfen biraz anlayış. Sonra kadınlar, lütfen kesinlikle hijyen.

Kaynak : Adet Sancıları

Yorum Yazın 09.07.2008

Sonraki Yazılar nceki Yazılar