Kategori 'Şifalı Bitkiler'

kökünden başlamak üzere, kökü, yaprakları, tohumları bile şifalı olan bir bitkidir. Eski çağlarda da büyük bir saygınlığa sahipti. Albrecht Dürer (1471 - 1528) bir tablosunda, elinde ısırganotu olan bir meleğin Tanrı katına uçusunu canlandırmıstı. İsviçreli botanik bilimci Künzle, bir yazısında, yakıcı özelliği sayesinde (Tüylerde bulunan histamin ve asetilkolin) korunmamış olsaydı, bitkinin kökünün çoktan kurumuş olacağını belirtmişti. Eğer kendini koruyamamış olsaydı, haşarat ve hayvanlar onu çoktan yok etmişlerdi. Büyük ısırgan otu (Urtica diocia L.), çok yıllık ve otsu bir bitkidir, boyu bazen 1 m’yi geçer, yapraklar koyu yesil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Küçük ısırgan otu (Urtica Urens L.), bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Duvar kenarları ve harabeliklerde bol olarak görünür.Her iki türün de yaprakları 2-4 cm uzunlukta, oval veya kalp biçimindedir. Taze iken deri ile temas edince deride kızartı ve yanma yapar. Dızlağan ve dikenli ısırgan isimleriyle de bilinir. Türkiye’ de her iki tür de yetişir.
Devamını okuyun…»
23.09.2008

Mide dostu salep olarak tanımlanırken, tarçınla tüketiminin ise üst solunum yolları ve bronşite iyi geldiği bildirildi.Tamamıyla doğal olarak toplanan ve kilosu aktarlarda 120 YTL’ye satılan salep mide dostu olarak tanımlanırken, tarçınla tüketiminin ise üst solunum yolları ve bronşite iyi geldiği bildirildi.Sadece birkaç ilde…
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Menşure Özgüven, orkidenin salep elde edilebilen türlerinin Türkiye’de sadece bir kaç ilde yetiştiğini ve dağlardan doğal olarak toplandığını söyledi.
Salebin içecek olarak kullanılmasının yanı sıra bileşiminde bulunan nişasta ve diğer kıvam artırıcılar dolayısıyla dondurma yapımında da değerlendirildiğini belirten Özgüven, salebin normal metotlarla bahçelerde yetiştirilmesinin ise çok zor olduğunu söyledi.
Yetişme döneminde bolca tüketilmeli
Salebin, az bulunduğu için aktarlardaki fiyatının 120 YTL’ye kadar çıktığını anımsatan Özgüven, “Salep sadece içimizi ısıtan, lezzetli bir içecek değil aynı zamanda çok sayıda yararı var. Yetişme dönemi olan bu aylarda bolca salep tüketilmeli” dedi.
Salebin halk arasında yapışkan olarak bilinen müsilaj özelliğinin, sağlık açısından çok sayıda faydası olduğunu ifade eden Özgüven, şunları söyledi: “Salebin müsilaj özelliği dokular üzerine yumuşatıcı etki yapar, bir nevi dokunun üzerine katman oluşturuyor, koruyor ve rahatlık veriyor.
Mide rahatsızlığına bire bir…
Özellikle mide rahatsızlıklarında etkili olan salep, hazmı kolaylaştırarak mideyi rahatlatıyor. Bunun yanı sıra tarçınla tüketiminde ise özellikle üst solunum yollarında etkili oluyor. Öksürük ve bronşiti tedavi ediyor.”
Bilinçsiz toplama, neslini bitiriyor
Salebin, yer orkidelerinin toprak altında bulunan yumrularından elde edildiğini belirten Özgüven, bilinçsiz toplamanın salep neslini
tehlikeye soktuğunu söyledi. Salep elde edilen orkidelerde bir kaç yumru bulunduğunu belirten Özgüven, “Çok toplayınca, yumruları, yani üreme organları ortadan kalkıyor, nesli tüketiyor. Bir bitkinin altında 2 -3 tane yumru vardır, bunlardan biri alınırsa bitki önümüzdeki yıl da çoğalır ancak, hepsi alındığı takdirde o bitki bir daha ürün vermez” dedi.
Toplanan yumruların yıkanıp, kurutulmasının ardından dövülerek toz haline getirildiğini ve salep elde edildiğini belirten Özgüven, 6-10 gram salebin ise bir kilo süte kıvam verebildiğini sözlerine ekledi.
08.06.2008

Meyvelerin yararları
* Vücudumuzun başlıca düşmanı olan kolesterol hiçbir meyvede yoktur
* Meyveler doğal şeker içerir, ne kadar çok meyve tüketirsek beynimizdeki sinir hücreleri de o kadar gelişir, meyve yemek hafızamızı canlandırır
* Meyveler mükemmel bir lif kaynağıdır
* Meyveler vitamin ve mineral açısından çok zengindir
* Az kalorilidirler ve kilo aldırmazlar. (Ancak rejim sırasında kalorisi nispeten yüksek olan incir, muz ve üzümden uzak durun)
* Bol miktarda antioksidan içerirler
* Meyveleri aç karnına yemek sindirimi kolaylaştırır
Kiraz
* Güçlü bir ağrı kesicidir, 20 kirazda 12-25 miligram arası antosiyanin maddesi bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin Aspirin’den on kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir
* Kolesterolü ve kan şekerini düşürür
* Kirazlarda bulunan flavanoidler vücuttaki zehri temizler, antioksidan etki yapar
* Kabızlık gidericidir
* Nikotinin vücuttan atılmasına yardımcı olur
* Böbreklerin taş ve kum yapmasını önler ve varsa zamanla döker
* Safra kesesi taşının dökülmesine de yardımcı olur
* Yüzde oluşan sivilcelerin giderilmesini sağlamaktadır
(100 gr. kiraz=70 kalori)
Üzüm
* Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler
* Karaciğeri temizler
* Siyah üzüm, kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir
* Sindirimi kolaylaştırır, kansızlığı giderir
* Bebeklerin gelişimi için çok faydalıdır
* Ancak kalorisi yüksek olan üzümün bir günde 15-20 adetten fazla tüketilmemesi gerektiğini de unutmayın
(100 gr. üzüm=65 kalori)
Şeftali
* Kalp rahatsızlıklarına ve kansere karşı korur
* Sindirim sistemini çalıştırır, hazmı kolaylaştırır
* Böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar
* İdrar sökücüdür
(1 adet orta şeftali=42 kalori)
Kayısı
* Kan yapıcıdır, kansızlığa iyi gelir
* Güzel bir cilt ve saç için olumlu etkileri vardır
* Özellikle akciğer kanserinin önlenmesinde yardım eder
* Kalp hastalıklarının ve kataraktın önlenmesinde yardımcıdır
* Kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır
* Sinirleri gevşetip uyku verir
* Kabızlık çeken ve sindirim sisteminde sorun yaşayanlar için faydalıdır
* Sabahları aç karnına yenilen kuru kayısı sindirim açısından faydalı olmanın yanı sıra cilde de canlılık katar
(1 adet kayısı=15 kalori)
İncir
* Bağırsakları çalıştırır
* Enerji verir
* Cinsel güce yardımcıdır
* Yüksek kan basıncını düşürür
* Kemik yoğunluğunu arttırır
(1 adet orta incir=37 kalori)
Ananas
* Bakteri ve parazitlerle savaşmaya yarar
* Sindirimi kolaylaştırır
* İltihaplanma riskini azaltmada ve yaraların hızla iyileşmesini sağlamada etkilidir
(1 kalın dilim ananas=43 kalori)
Elma
* Kanı ve böbrekleri temizler
* Cilde parlaklık ve güzellik verir
* Soğuk algınlığı ve öksürüğe iyi gelir
* Kolesterolü düşürür
* Sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder
* Baş ağrısına iyi gelir
* Yüksek tansiyonu düşürür
* Kan şekerini kontrol altında tutar
* Romatizma ve gut hastalığına iyi gelir
* Uykusuzluğa iyi gelir
* Bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar
(1 adet küçük elma=63 kalori)
Muz
* Kalbe ve kas sistemine yararlıdır
* Yorgunluğa ve ishale birebirdir
* Yüksek tansiyonu önleyici özelliğe sahiptir
* Uykuyu düzene sokar
* Ülseri önler ve ülser yaralarının tedavisine yardımcı olur
* Kolesterolü düşürücüdür ve migren ağrısına faydalıdır
* Böbrek ve eklemlerdeki iltihaplanmalarda tedavi edici özelliğe sahiptir
(1 adet muz=105 kalori)
Kivi
* Başlı başına bir C vitamini deposudur, bir adet kivide günlük alınması gereken C vitamini ihtiyacından fazlası vardır
* Kivinin bitkisel besinleri DNA’yı korur
* Antioksidan özelliği vardır
* Kan şekeri kontrolü için yararlıdır
* Kolon kanserini engellenmesine yardımcı olmaktadır
* Astıma karşı koruma sağlar
* Kan inceltici özelliğiyle kan pıhtılaşması riskini önemli bir şekilde düşürmekte ve kanınızdaki yağ miktarını azaltmaktadır
(1 adet kivi=46 kalori)
Çilek
* Strese iyi gelir, sakinleştirici etkisi vardır
* Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir
* Çocuk felci ve ağız-deri yaralarına yol açan virüsleri öldürücü etkisi vardır
* Kansere yakalanma riskini azaltır
* Mide ve bağırsak zayıflıklarını giderir
* Safra kesesi hastalıklarına iyi gelir
* Yüksek ateşi düşürür
* Dişlere ve diş etlerine iyi gelir, diş taşlarının oluşmasını engeller
* Cilde canlılık kazandırır
(100 gr. çilek=30 kalori)
Greyfurt
* Soğuk algınlığına iyi gelir
* Sindirimi uyarır
* Diş etlerinin kanamasını azaltır
* Kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır
* Mide ve pankreas kanserlerine yakalanma riskini azaltır
* Tansiyonu dengeler
* İdrar sökücü özelliği vardır
*Yağlı yemeklerin ardından içilen greyfurt suyu yediklerinizin ağırlığını giderir
(1 adet greyfurt=50 kalori)
Vişne
* Şeker oranı kirazınkinden düşük olduğu için daha az kalori içerir
* Diyareyi keser
* Ateş düşürür, susuzluğu giderir
* Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir
(100 gr. vişne=50 kalori)
Portakal
* Soğuk algınlığı ve gripten korunmaya yardım eder
* İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır
* Kalp hastalığı ve felçten korur
* Ezik ve çürüklerin daha çabuk iyileşmesini sağlar
* Mide ve pankreas kanserini önleyici etkisi vardır
* Tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur
* İçindeki potasyum cildin kuruyup kırışıklıkların oluşması önler
* Bağırsak gazlarını söker,bağırsak parazitlerinin dökülmesini sağlar
* Karaciğerin düzenli çalışmasını sağlar
* Safra salgısını arttırır
(1 adet portakal=60 kalori)
Armut
* Kalp-damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır
* Yüksek tansiyonu olanlar ve böbreklerinde sorun yaşayanlar için faydalıdır
* Kansızlığa ve kabızlığa iyi gelir
(1 adet küçük armut=82 kalori)
Kavun
* Kanı temizler
* Antioksidan özelliği vardır
* Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir
* Bağırsak ve cilt kanserine karşı Amerikan Kanser Topluluğu’nca tavsiye edilmiştir
(100 gr. kavun=26 kalori)
Karpuz
* Böbreği temizler
* Astım, damar tıkanıklığı, diyabet, kolon kanseri ve kireçlenme gibi hastalıklara iyi gelir
* Tatlı, sulu karpuz doğada bulunan en önemli antioksidanlarla doludur
* Bağışıklık sistemini güçlendirir
* Karpuz çekirdeklerindeki Cucurbocitrin adlı madde kan basıncını düşürmeye ve düzenlenmeye yardımcı olur
* Kabuğundaki çinko, iktidarsızlığa iyi gelir
(100 gr. karpuz=30 kalori)
07.06.2008
Nigella Sativa, Ortadoğu ülkeleri arasında birçok derdin dermanı olduğu için “Habbat Al Barakah” ya da “Kutsanmış Tohum” olarak bilinir. Binlerce yıldır Ortadoğu, Asya ve Afrika’da kullanıldığı gibi günümüzde Amerika ve Avrupa’da da kullanılmaktadır.
Origo Çörek Otu Yağı (Black Seed Oil) içinde barındırdığı; hoş kokulu yağlar, elementler, enzimler ve vitaminler gibi içerdiği yüzden fazla öğeden dolayı oldukça faydalıdır. İçinde Omega 3 ve Omega 6 ihtiva eden % 58 oranında temel yağ asidi vardır. Bunlar, bağışıklık sistemini alerji ve enfeksiyonlara karşı güçlendirip dengeleyerek kronik hastalıklara karşı koruma sağlayan Prostaglandin E1 oluşumu için gereklidir. Bu oluşum sağlıklı hücreleri virüslerden koruyup tümör oluşumunu engeller.
Yağın sindirimi, lenfler vasıtasıyla yapılır bu sayede lenf sistemi arıtılıp öbek taşı oluşumu engellenir. Nigella Sativa yağı Tutankamon’un mezarında bulunmuştur. İyileştirici ve güzelleştirici özelliklerinden dolayı Kleopatra tarafından da kullanıldığı bilinmektedir.
Yunan filozof, Dioskorides; baş ağrılarını, burun tıkanıklıklarını, diş ağrısını ve bağırsak parazitlerini tedavi etmek için çörek otu kullanmıştır. Modern tıbbın babası kabul edilen Hipokrat, çörek otunu karaciğer ve sindirim rahatsızlıklarının devası olarak tanımlamıştır. Tıp tarihinin en ünlü kitaplarından biri olan “Canon of Medicine” ın yazarı olan İbn-i Sina, çörek otunun metabolizmayı uyardığını, uyuşuklu ve halsizliği engellediğini savunmuştur.
Modern tıp, bu bitkinin özelliklerini, uyarıcı etkilerini kullanarak hemoroit, hepatit, nezle, ishal, öksürük ve tenya gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanmaktadır. Çörekotu ile ilgili ilk yazılı belge “Eski Ahit” de bulunmaktadır. Çörek otuyla ilgili en önemli sözlerden biri Hz.Muhammed’in (s.a.s) “Çörek otunu kullanın, ölümden başka her şeye devadır.” sözüdür.
1959′dan beri, laboratuar ve üniversitelerde 200 den fazla çalışma yapılmaktadır. Amerika’da Güney Carolina Hilton Head Island’da bulunan Kanser Araştırma Laboratuarında, şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri, %100 natürel çörek otu yağının (Nigella Sativa) tümör tedavisinde, kemoterapide görülen negatif yan etkileri göstermeyip büyük başarılar sağladığını kanıtlamıştır. Çalışmalarda Nigella Sativa’nın kemik iliği büyüme oranını %250 gibi bir rakama çıkardığı ve tümörün büyümesini %50 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Bu durum, bağışıklık sistemini uyararak hücreleri virüslerin yok edici özelliğinden koruyan interferon üretimini arttırmaktadır. Araştırmacılar, Nigella Sativa’nın anti bakteriyel ve anti mikotik etkilerini onaylamış ve diyabet tedavisinde esas olan şeker seviyesini düşürmekte de faydalı olduğunu tespit etmişlerdir.
Son zamanlarda Aids konusunda yapılan bağımsız çalışmalar, çörek otunun doğal katil hücre aktivitesini arttırırken aynı anda yardımcı ve bastırıcı t hücreleri arasındaki oranı da geliştirip savunma sistemi üzerinde meydana getirdiği şaşırtıcı etkilerini ortaya çıkarmıştır
Münihli doktorların deneyimleri, aralarında polen ve toz alerjisi, astım ve deri iltihapları gibi hastalıkların bulunduğu alerjik durumların %70′inin Çörek Otu (Nigella Sativa) yağı ile tedavi edildiğini göstermektedir.
*Vücuda kuvvet ve zindelik verir; bal ile macun yapıp yenebilir. Kan yapıcıdır; her sabah kuru üzümle beraber yenmeli.
*Çocukların gaz ve sancılarında; bir miktar çörekotu tohumu, bir tane hindistan ceviziyle de dövülür ve tülbente konup, çocuğun ağzına tutularak emzirilir.
*Kadınların hayzını söktürür. Anne sütünü artırır; balla yenmeye devam edilmelidir. Unutkanlığa faydalıdır, balla macun yapılıp yenmeli.
*Mide ve bağırsaktaki gazları söker, hazmı kolaylaştırır, iştah açar; ekmek ve keklere katılırsa da şişlik yapmaz.
*Böbrekteki kum ve taşları döker; şerbeti içilir veya 4 bardak suya 3 çorba kaşığı çörek otu dövülerek konur, üzerine 1 çay kaşığı sözme bal konur. Kaynatılıp süzülür. Günde üç kere 1′er çay bardağı içilir.
*Felç ve kazıklı hummaya (tetanoz) faydalıdır; çörek otu yağı burundan faydalıdır.
*Öksürük, balgam, nefes darlığı ve romatizmaya faydalıdır; balla karıştırılıp yenir veya macun yapılır. Grip ve nezleye, baş ağrısına; yağı burundan damlatılır veya çörek otu bir müddet sirke içinde bekletildikten sonra alınarak toz haline getirilir, enfiye gibi burna çekilir veya tohumları kavrulur, tütsüsü burna çekilir.
*Kulak için, sonradan meydana gelen üşütme, rüzgâr alma, iltihap tıkanıklıklarında; çörek otu yağı kulağa damlatılır.
*Diş ağrısı ve diş iltihaplanmalarında kullanılır; çörek otu sirke ile kaynatılıp ağızda gargara yapılır.
*Bağırsak ve karındaki kurt, parazit ve solucanları öldürür; sirke ile kaynatılıp aç karnına içilir.
*Basura faydalıdır; sirke ile kaynatılıp basura sürülürse veya yakılır elde edilen külü içilir veya acı kavun suyu ile merhem yapılır sürülürse faydası görülür.
*Vücudun muhtelif yerlerinde sızısı olanlar; sabunlu sıcak su ile yıkanır, çörek otu kavrularak dövülür ve yıllanmış zeytin yağı içine konur. Bu yağ sızılı kimsenin tepesinden ayağına kadar sürülür, hasta giydirilir. Soğuk rüzgâr değmeden yatağa yatırılır, iyice terletilir. Hasta terledikten sonra sızılar geçer ve vücut ipek gibi olur.
*Sivilce, uyuz, egzama gibi cilt hastalıklarına faydalıdır; çörek otu sirke ile kaynatılıp sürülür.
*Saçları besler, kepeği önler; çörek otu yağı saçlara sürülür.
*Çörek otu tütsüsü haşereleri öldürür.
*Yorgunluk halini giderip zindelik verir.
GENEL KULLANIM
Kanser ve AIDS‘ bağışıklık sistemini güçlendirir. Bronkodiletatör (bronşları genişletici) dür.
Macun: 1kg bala, 200gr. Çörek otu öğütülüp karıştırılır. Bir kaba konur, üstü tülbentle örtülür. Üç gün üç gece ay ve yıldızları görecek şekilde bekletilir.Sonra bu macundan 3 çay veya 1 şeker kaşığı günde 3 kere aç karnına yenir.
*UYARI: Çörek otunun balla kullanımı tavsiye edilir. Yüksek dozajda almamak gerekir.
Çörek otu yağını online olarak satın almak isterseniz tıklayın.
* Bu sayfadaki yazıların bir kısmı buradan alıntı yapılmıştır.
05.06.2008
Sonraki Yazılar
nceki Yazılar