Bahar yorgunluğundan etkilenmemek bu tavsiyelere mutlaka kulak verin….
Türkiye, baharın en güzel yaşandığı ülkelerden… Ancak bahar sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Risklerden kurtulma yolları bu dizide…
Kendinizi hiç neden yokken mutsuz, keyifsiz, halsiz hissediyor ve kolunuzu kaldıracak dermanınız olmadığını düşünüyorsanız; bahar yorgunluğundan etkilenmiş olmanız kaçılınılmaz. Bahar yorgunluğu, özellikle bahar mevsiminin başladığı günlerde birçok kişide görülebilen genel bir bitkinlik, güçsüzlük, enerji noksanlığı, isteksizlik, vücutta karıncalanma gibi belirtilerle seyreden bir rhatsızlık halidir.
HAREKETLİ OLUN
Çamlıca Medicana Hastanesi doktorlarından Ayşe Çakmakçı, “Hava ve mevsim değişikliğinin insan bünyesini olumsuz etkilediğini, baharda havada bulunan pozitif ve negatif elektrik yüklü iyonlar aracılığıyla elektrik yükünün artığını” belirtiyor. Beslenme alışkanlığı bozuklukları, bahar yorgunluğunu tetikleyen önemli nedenlerden biri sayılıyor. Besinlerle yeterli vitamin ve mineral alınmaması, biraz daha tembel yaşam biçimi, hareketsizlik de sebepleri arasında yer alıyor…
SİGARA TETİKLİYOR
Ayrıca tiroid bezi bozuklukları yorgunluk belirtilerinin daha fazla hissedilmesine neden oluyor. Hafıza zayıflaması, uyku eğilimi, kas ağrıları gibi şikayetleri hasta daha yoğun hissediyor. Enfeksiyonlar yorgunluk belirtilerinin artmasına neden oluyor. Tansiyon, kalp, alerji, nezle, kafein, fazla sigara, alkol ve madde alışkanlıkları tetikliyor. Bahar yorgunluğu bir kent hastalığı sayılırken, çalışan insanlarda daha sık rastlanıyor. Hava kirlilği, sanayi atıkları, trafik yoğunluğu gibi etkenler mevsimsel değişikliğin üzerine eklenerek şehirde yaşayan insanlarda daha çok hissedilmesine sebep oluyor. Hastalık genellikle bir hafta civarında sürer. Eğer kişinin bulguları ve yorgunluğunun süresi üç ya da dört haftayı geçiyorsa bu duruma uzamış yorgunluk denilir.
STRESTEN UZAK DURUN
Bahar yorgunluğu yaşayan kişilerin bu durumu engellemeleri için öncelikle tetikleyici hastalıkları tespit etmeleri gerekir. Hasta B, C vitamini, magnezyum, çinko desteğinden faydalanmalı, gevşeme hareketleri yapmalıdır. Ayrıca meyve, sebze, ağırlıklı beslenmeli günde 3 litre su içmelidir. Hayatlarından stresi, sigarayı, alkol ve kafeini de uzak tutmalıdırlar. Hasta doktor kontrolünde ise ilaç kullanımından da faydalanılabiliyor.
3 çeşidi var
Üç çeşit yorgunluk var. Kronik yorgunluk, bahar yorgunluğu, bir de sürekli mutsuzluğun verdiği depresif yorgunluk hali… Kronik yorgunluk, aylarca süren, sürekli mutsuzluk, isteksizlik, iştahsızlık, kas, eklem, sırt ağrıları, hayattan zevk alamama hali olarak gözlenir. Bunların somut bir nedeni yoktur. Tetkikler normal çıkar ama hasta kendinde bu sayılanların hepsini hisseder. Depresif yorgunluk ise daha çok psikiyatrik durumlarla ortaya çıkar. işi psikolojik sorunlar içinde büyük mutsuzluklar yaşıyorsa, beraberinde yorgunluk da ortaya çıkıyor. Belirtileri kas, omur, sırt ağrıları, konstrasyon bozukluğu, neşesizlik, aşırı sinirlilik, hafıza zayıflaması, uyku bozukluğu, uyku ritmi bozukluğu (uykuya dalma güçlüğü, aşırı uyuklama gibi) baş ağrıları, stres ve ruhsal gerğinliğe bağlı olarak bağırsak (kabızlık, ishal) ve mide rahatsızlıkları (ülser tekrarlanması gibi) sık görülür.
06.04.2008
Cildinizin tipini öğrendiniz, artık hangi ürünleri seçebileceğinizi biliyorsunuz. Şimdi ayda bir kez uygulayacağınız cilt bakımının sıralamasına göz atalım. Önce malzemenizi hazırlayın.
*Saç bandı
*Kağıt mendil
*Alkol
*50 gr ıhlamur veya papatya
*Maske
*Süt-tonik
*Gündüz kremi
*Peeling
*Makyaj temizleme pamuğu
Saçlarınızı bant ile geriye alın, ellerinizi yıkayın. Makyajsız olsanız bile yüzünüze dairesel hareketlerle sütü sürüp kağıt mendil ile temizleyin. Toniğe batırdığınız pamuk ile sütün artıklarını alıp cildi ferahlatın. Yüzünüz henüz nemli iken peelingden bir fındık büyüklüğünde alıp, göz çevresi hariç tüm yüze ve boyna dairesel masajlar yapın. Ilık su ile yüzünüzü yıkayın.
Sıra buhar banyosunda; bir kapta suyu kaynatın; kaynar duruma gelince ıhlamuru içine atıp suyu ateşten alın. Başınıza büyük bir havlu örterek buharın yüzünüzü yumuşatmasını bekleyin. Beş dakika sonra havluyu başınızdan alın. Önünüze koyacağız dev aynada yüzünüzdeki siyah noktaları, üzerini pamukla sardığınız parmak uçlarınızla yavaşça sıkarak temizleyin. Her işlemden sonra alkollü pamukla sıkılan yeri silin. Olgunlaşmamış sivilceleri sakın sıkmayın. Göz çevreniz hariç tüm yüze ve boyna maskenizi bir fırçanın yardımı ile sürüp bir süre sonra ılık su ile yüzünüzü temizleyin.
Bakımınızı tamamlamak için nemlendiricinizi sürün. Bu bakım sivilcesiz ve problemsiz ciltler için evinizde ayda bir kez yapılabilir. Ama cildiniz uzman bir estetisyenin elinde çok daha büyük fayda görecektir. Enstitülerde cilt bakımı programlarındaki cilt masajı, ampul kürleri çok daha profesyonel sonuçlar verecektir. Tüm bu ürünlerden cildin maksimum oranda faydalanması için ışınlar ve ö-zel aletler kullanılan enstitülerdeki bakım, evdeki bakım kadar yüzeysel olmayacaktır.
Ama evde göstereceğiniz özenle, cilt türünüz ne olursa olsun krem ve maskelerle cilt fonksiyonları zamanla normale dönecektir. Cilt yağlı ise, nem dengesi yavaş yavaş düzelecektir.
28.02.2008
Bu gibi durumların hepsinde başlıca sorun kötü bir teknik ve yetersiz uyarılma olabilir.
Fiziksel Nedenler
Biraz alkol gevşeme sağlayabilir, ama çok fazla alkol cinsel performans üzerinde öldürücü bir etki yapar. Erkekler sertleşmeyi devam ettirmekte zorlanabilir, kadınlar ise orgazma ulaşabilecek kadar uyarılmakta güçlük çeker.
İlaçlar da böyle bir etki yapabilir ve libidoyu (cinsel dürtüyü) azaltan ilaçların hepsi orgazmı da önleyebilir. Kokain, barbitüratlar, tioridazin, bazı yüksek tansiyon ilaçları, östrojen, depresyon ilaçları, zaman zaman da gebeliği önleyici kontrasep-tif haplar bu türdendir.
Ameliyat da cinsel doyumu etkileyebilir, ama vakaların çoğunda neden fiziksel olmaktan çok psikolojiktir yani cinsel organları ilgilendiren ya da göğüslerin alınması (mastektomi) veya kolostomi (kalın barsağın dışarı açılması) gibi ameliyatlara gösterilen tepkiye bağlıdır. Rahmin alınmasının (histerektomi) bazı kadınlarda daha az tatmin edici bir orgazma yol açabildiğim gösteren kanıtlar vardır. Oysa prostat ameliyatı erkeklerin yalnızca küçük bir bölümünde cinsel işlevde azalmaya yol açıyor.
Uzun süren ağır hastalıkların hepsi cinsel dürtüde azalmaya ve orgazma ulaşmakta güçlük çekilmesine neden olabilir. Nedeni ne olursa olsun, cinsel birleşme sırasında ağrı (bk. s. 25-34) kadının orgazma ulaşamayacak kadar gerilmesine ve endişelenmesine neden olabilir. Çok seyrek olarak orgazma ulaşamamanın nedeni nörolojik bir sorundur.
Psikolojik sorunlar
Orgazm kişinin cinsel olarak “geri dönülmez bir noktaya” erişene kadar uyarıldığı zaman ortaya çıkan bir reflekstir. Özellikle kadınlarda başlıca sorun kişinin yeterince uzun bir süre yeterli ölçüde uyarılmaması olabilir, ama başka bazı etmenler bu “noktaya” erişmeyi güçleştirici bir rol oynayabilir.
Kadınlar uyarılmaya yanıt verecek biçimde kendilerini bırakmak için, güvenli bir ortamda bulunmaya ve gevşemeye daha fazla gereksinim duyar. Gebelik, ilişkinin kendisi ve benzeri konulardaki çözümlenmemiş kaygılar heyecanı önleyebilir.
Orgazma birkaç kez ulaşılamadıysa, başarı endişesi ve başarısızlık korkusu sorunu daha da ağırlaştırabilir ve “seyirci tutumu” adı verilen bir davranış kalıbı yerleşebilir. Vücudu erotik duyguların hazzma bırakmak yerine, orgazma ulaşma hedefinin ön plana geçmesi kişinin kendisine sürekli “Böyle hissetmem mi gerekiyor? Orgazma yaklaşmıyor muyum? Neden? Sorun ne?” gibi sorular sorması anlamına gelir: Bu türden endişelerin uyarılmayı önlemesi ve orgazmı engellemesi kaçınılmazdır.
Orgazma ulaşamayan kadınlarla ilgili araştırmalarda başka birçok faktörün de rolü gözlemleniyor; kontrolü yitirme korkusu, yarışmacı ya da saldırgan duygular, orgazma ulaşılırsa idrar kaçırılacağı gibi gerçekdışı korkular, vb. Sorunun ruhsal boyutlarıyla birlikte ele alındığı cinsel ruh sağlığı terapisinde (psikoseksüel terapi) bunlar da irdelenmelidir.
ORGAZM SORUNLARINDA TEDAVİ
En iyisi bu konuyu terapistle görüşmek ve temel sorunun ne olduğunun belirlenmesini sağlamaktır. Sorun cinsel teknikteyse, terapist çiftin birbirini uyarmada yeni yöntemleri denemesine yardımcı olabilir ve kadına cinsel birleşme sırasında klitori-sin uyarılmasını artırmak için belli egzersizler öğretebilir. Diğer bazı durumlarda daha çok psikolojik boyuta vurgu yapılabilir.
“Seyirci tutumu” sorunu varsa, terapist fantezilerle dikkatin dağıtılmasını, ayrıca gerekiyorsa erotik literatür ya da film ve vibratör gibi yardımcı araçlardan yararlanılmasını önerebilir. Kadının ve erkeğin orgazma ulaşmasına yardım eden özgül egzersizler arasında 53. sayfadaki kutuda belirtilenler de bulunabilir.
Fantezilerden yararlanma doğal hale gelirse, başarısızlık endişesi ve korkusu ve buna bağlı seyirci tutumunun oluşturduğu kısır-döngü kırılabilir.
Sonuçlar
Orgazma ulaşamama tedavilerinde genellikle büyük başarı elde ediliyor ve seks terapistleri 20 seansta %90 başarı sağlandığını belirtiyor.
11.02.2008