En önemli diyet hataları

Diyet konusunda kadınlar gün geçtikçe daha da çok bilinçlendi. Artık gazetelerde, dergilerde dünyanın çeşitli bölgelerinden değişik isimli diyet programları verilmiyor. Diyetin kişiye özel olması gerektiği sağlıklı olmayı seçen her kadın tarafından biliniyor. Ayrıca zayıflamak ve bu zayıflığı korumak için asıl önemli olanın diyet değil, beslenme alışkanlıklarını değiştirmek olduğu da bir gerçek. Ama tüm bunlara rağmen hâlâ istediğiniz kadar zayıf ya da formda olmayabilirsiniz. Tabii ki bunun nedeni küçüklükten beri gelen alışkanlıkları değiştirmenin zorluğundan kaynaklanıyor. Hâlbuki bazı ufak noktalara dikkat ederek bunları yavaş yavaş değiştirmek çok kolay.
Elektronik posta bağımlısıysanız

İnternet kullanımının artmasıyla artık neredeyse tüm haberleşmemizi e- postalar aracılığıyla sağlıyoruz. Hem is konuşmalarımızı hem arkadaşlarımızla planlarımızı internet üzerinden yapıyoruz, iste bu da hareketsizliğe sebep oluyor. Çünkü tüm bu işlemleri yaparken neredeyse sabahlan akşama kadar yerimizden pek kalkmıyoruz. Bu hareketsizlik nedeniyle gün içinde fazla kalorileri yakmamız imkânsızlaşıyor.

Düzeltmenin Yolu: Telefon kullanma alışkanlığınız varsa arada bir konuşmanızı ayakta yapmaya çalısın, hatta telsiz telefonunuz varsa yürüyerek konuşabilirsiniz. Bu yolla günde yüz kalori yakmanız mümkün. Unutmayın hepsini toplasanız bu, ayda iki buçuk kilo yakmak anlamına geliyor!

Mutfağınız ağzına kadar doluysa

Bir diyet programı uygulansa bile çok çeşitli beslenmek ve ara öğünlerin sınırsız olması kilo verme sürecini yavaşlatıyor. Uzmanların beslenme alışkanlıklarıyla ilgili yaptıkları çalışmalara göre tek tip ama çok fazla beslenen kişiler bu kişilere göre daha fazla kalori yakıyorlar. Çünkü aynı şeyleri tüketen kişiler aynı tatlardan sıkılırlar ve yediklerini daha az istemeye başlarlar.

Aynı durum açık büfe, restoran gibi yerlerde limitsiz seçeneklerle karşılaştığınızda da hissedilir. Seçeneğinizin bol olduğu yerde İştahınız daha fazla açılır.

Düzeltmenin yolu: Evde her zaman için çikolata, dondurma gibi en çok sevdiğiniz şeyleri bulundurun. Her gün nefsinizi köreltmek amacıyla çok küçük miktarda tadın. Ama kesinlikle birini bitirmeden yenisini almayın. Dışarıya yemeğe çıktığınızda büyük ve özel mönüleri tercih etmeyin.

Açken market alışverişi

Boş bir mide ve süpermarket çok tehlikeli bir kombinasyondur. Eğer karnınız açken markete giderseniz gözünüze çarpan bütün ıvır zıvırları alırsınız.

Düzeltmenin yolu: Günümüzde birçok süpermarketin internet üzerinden alışveriş olanağı bulunuyor. Bu nedenle mümkün oldukça alışverişlerinizi internet üzerinden yapmalısınız. Diyetisyenler internetten yapılan yiyecek alışverişleri sayesinde kişilerin daha az yağlı gıdalar satın aldığını ve alışveriş listesine daha bağlı kaldıklarını tespit etmişler.

Alışverişe çıkıp seçerek almak istiyorsanız tavsiyemiz elinizde önceden hazırladığınız alışveriş listenizin olması. Liste dışında hiçbir şeyi almayın. Sizi kışkırtan reyonlardan uzak durun, hatta tamamen sağlıklı bir alışveriş yapmak istiyorsanız direkt olarak marketin diyet ürünlerinin satıldığı reyonlara odaklanabilirsiniz.

Antrenmanları çikolatayla kutlamak

Spor merkezindeki egzersiz programından sonra taze meyve suyu mu içersiniz, hafif bir salata mı yerseniz yoksa egzersizinizi mükemmel bir yemekle ve tatlıyla mı kutlarsınız? Eğer son şıkkı seçiyorsanız yalnız değilsiniz.

Yapılan çalışmalar kadınların yaklaşık 120 kaloriyi egzersizle harcadıklarını fakat kuvvetli bir antrenmandan sonra aynı kalorileri yemek yiyerek aldıklarını gösteriyor. Antrenman yaparken çok kalori harcadığınızı düşündüğünüz için sonrasında rahat davranmanız açıklayıcı bir neden olabilir.

Düzeltmenin yolu: Antrenman çantanıza atıştırmalık sağlıklı bir yiyecek ekleyin. Böylece spordan sonraki yemeğinizde aşırıya kaçmamış olursunuz. Mesela elma ya da muz alabilirsiniz. Eğer öğün atlamak istemiyorsanız ızgara tavuklu bir salata tercih edebilirsiniz.

Stilinizi değiştirin

Eski giyinme stilinizden vazgeçerek gardırobunuzu yenileyin. Çünkü her zaman giymeye alıştığınız bol kıyafetler fazla kilolarınızı gizler. Bu durumun getirdiği rahatlık da kilo vermeyi ertelemenize sebep olabilir.

Düzeltmenin yolu: Genelde insanlar hafta sonları daha fazla yemek yemeğe eğimlidirler. Bunun sebebi, hafta sonu günlerini kendilerine verilen ödül gibi görmeleri. Ayrıca arkadaşlarla yapılan yemek programlarının da bu duruma katkıda bulunuyor.

Bu nedenle önerimiz hafta sonları genellikle dar kalıplı jean pantolon giymeniz olacak. Jean, en ufak bir fazlalığı gösterir. Bu fazlalık oluşunca siz de yemek yemekten vazgeçebilirsiniz.

Geç saatlere kadar çalışırken atıştırmak

Fazla mesainin kiloyu olumsuz etkilediği bilinen bir gerçek. Çünkü geç saate kadar çalışmak atıştırma ve abur cubur tüketimini artırır. Yapılan çalışmalar, haftada 40 saat ve üzerinde çalışan kadınların daha az çalışanlara göre kilo almaya daha fazla eğilimli olduğunu gösteriyor.

Fazla stres ve yorgunluk da özelikle fast food yeme eğilimini artırıyor ve tabii ki zamansızlıktan dolayı daha az spor yapılmasına neden oluyor. Bilimsel bir araştırma sonucunda, kronik stres altındaki kadınların vücut yapılarının özellikle karın bölgelerinin yağlanmaya daha elverişli olduğu görülmüştür.

Düzeltmenin yolu: Gün içinde sizi bunalıma sokabilecek olası durumları tespit edin ve bu durumlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalısın. Kulaklıklarınızı takıp müzik dinlemek ya da arkadaşlarınızla kahve içmek için çalışmaya ara vermek çözüm olabilir.

Eğer fazla mesai nedeniyle spora gitmeye vakit bulamıyorsanız, ofiste, oturduğunuz yerde bile hafif egzersizler yapabilirsiniz. Zaman zaman gerinmek, masanın altında ufak hareketler yapmak sizi kesinlikle canlandıracaktır.

Egzersiz programınızı güncelleyin

Aynı antrenmanları devamlı yaparsanız vücudunuz buna alışır ve metabolizmanız daha az yağ yakmaya baslar. Sonuç? Böylece basit gelen her hareket az güç sarf etmekle kolay bir şekilde başarıldığı için olması gerekenden daha az az kalori yakmanıza sebep olur.

Düzeltmenin yolu: Spor salonunda kendinizi rahat hissettiğiniz veya yapmaya alıştığınız egzersizi terk edin. Yeni başlayanlar için hafif eğimde yapılan kardiyo antrenmanları etkilidir. Yapılan bir araştırma, değişken zamanlı bisiklet hareketinin (dört dakika yüksek tempoda, iki dakika düşük tempoda olarak) tekdüze bisiklet egzersizinden yüzde 36 daha fazla kalori yaktığını belirtiyor.

Egzersiz alışkanlığınızı en iyi sonuç alacağınız stile göre değiştirin. Bu konuda spor eğitmeninizden yardım isteyebilirsiniz. Fazla kilolara karsı kickboks yapmayı deneyebilirsiniz. Tüm bu değişimlere rağmen kilo veremediniz mi? Grup egzersizlerini deneyin. Bazı yeni hareketler değişik kas gruplarının çalışmasını sağlayarak, daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olur.

Yorum Yazın 14.05.2008

Safra kesesi taşlarına karşı hareketli yaşam sürün

Safra kesesi, karaciğerde üretilen safranın yoğunlaştırılarak depolandığı ve gerektiği zaman uygun miktarlarda bağırsaklara boşaltıldığı bir organdır. Besinlerin sindirilmesinde önemli bir işlev üstlenir.

Yaşamsal bir organ değildir. Taş ile dolduğunda veya iltihaplandığında cerrahi girişim ile çıkarılması önemli bir sağlık problemine yol açmaz. Ancak özellikle safra taşları nedeniyle çok sık hastalandığı ve yaşam kalitesini önemli ölçüde bozabildiği bilinmektedir.

Safra kesesinde taş görülme sıklığı fazladır, ama safra taşı hastalığı genellikle ömür boyu hiçbir belirti vermeyen bir sağlık sorunudur. Genetik mirasınızın taş oluşumunda da etkisi vardır. Ayrıca beslenme biçiminiz, vücut ağırlığınızın, cinsiyetiniz, doğum sayınız, aktivite düzeyiniz de etkilidir. Kilo fazlalığı ve şişmanlık sorunu olanlarda, çok düşük kalorili diyetlerle kilo alıp verenlerde, sık ve çok sayıda doğum yapan kadınlarda, hareketsiz bir yaşamı ısrarla sürdürenlerde safra taşı sıklığı yüksektir. Bazı ilaçların safra taşı oluşumunu kolaylaştırdığı da bilinmektedir: ‘Tiazid’ içeren idrar söktürücüler, ‘seftriakson’ gibi bazı antibiyotikler, kan inceltici, kan yağlarını düşürücü bazı ilaçlar ile doğum kontrol haplarının bir kısmı safra taşı oluşumunu kolaylaştırabilir.

BELİRTİLERİ ÇOK ÖZEL
Ağır ve yağlı bir yemekten 1-2 saat sonra başlayıp birkaç saat süren, karnın sağ üst bölümünde, kaburga yayının hemen altında ve mide üzerinde belirginleşip sağ kürek kemiği altına doğru yayılan, ani başlangıçlı ağrıların safra kesesi taşı ile ilişkili olabileceğini düşünmelisiniz. Bu ağrıların en önemli özelliği, şiddetinin yavaş yavaş artması ve belli bir düzeye ulaştıktan sonra hafifleyip azalmasıdır. Çoğu kez ağrıyla birlikte bulantı da vardır. Ağrıya kusma eşlik ediyor, ateş, titreme ve sarılık gibi belirtiler ortaya çıkıyorsa taşın safra kesesinden safra yoluna geçtiği, iltihaplı bir probleme dönüştüğü düşünülmelidir.

Safra taşlarının oluşturduğu ve tıpta ‘safra koliği’ olarak isimlendirilen ağrılı ataklarda en büyük sorun, karındaki pek çok hadisenin de aynı belirtileri vermesidir. Her türlü karın ağrısının hemen safra taşına bağlanması bu nedenle yanıltıcı olabilir. Böyle bir yaklaşım iki olumsuz sonuca yol açabilir: Çok daha ciddi bazı sağlık sorunlarının tanısında geç kalınabilir veya safra taşı ile ilişkisiz ağrılar safra taşına bağlanarak hastaya gereksiz cerrahi işlemler uygulandığından cerrahi sonrasında hastanın şikayetleri devam edebilir.

‘Safra koliği’ olarak tanımladığımız, ağrıların mide ve oniki parmak bağırsağı ülserleri, böbrek taşları, ince ve kalın bağırsak hastalıkları, midenin sinirsel kökenli sorunlarında da oluşabileceği bilinir. Safra kesesi taşlarına bağlı ağrıların bazen göğüsün ön kısmına ve kalbe doğru yayılabileceği ve koroner kalp hastalıklarına bağlı anjinal ağrılarla karıştırılabileceği hatırlanmalıdır.

TEŞHİSİ ÇOK KOLAY
Safra kesesi taşlarının tanısı kolaydır. Doktorunuza en çok yararlı olan tanı yöntemi ultrasonografidir. Ultrasonografinin tanı değeri çok yüksektir. Pratik ve ucuz olması da önemli bir avantajdır. Doktorunuz, hastalığınızın öyküsü, fizik muayenenizden elde ettiği sonuçlar ve ultrasonografisi bulguları ile tanıyı kolayca koyacaktır. Bazı karmaşık durumlar her zaman mümkündür. Özellikle taşın safra kanallarına geçtiği, olaya pankreas bezinin iltihaplanmasının veya safra yolları tıkanmasının eşlik ettiği durumlarda teşhisin konulması kolay olmayabilir. Bu olgulara daha ileri tanı yöntemlerinden istifade edilecektir: Safra yollarının endoskopik olarak tetkiki, kontras maddelerle patolojik olarak incelenmesi, MRI koranjiografi bunlardan bazılarıdır.

SAKIN KORKMAYIN
Safra kesesi taşlarının sık görülen bir sağlık sorunu olduğunu, ama safra taşı olan herkesin bu sorunları yaşamasının gerekmediği bilmelisiniz. Bir safra kesesi taşı hiç belirti vermeden, sizi hiç rahatsız etmeden, sizinle iyi komşuluk ilişkilerini sürdürerek yaşam kalitenizi etkilemeden size ömür boyu sürecek iyi bir yol arkadaşlığı yapabilir. Toplumun önemli bir kısmında safra kesesi taşı vardır ve başka amaçla yapılan tetkikler esnasında tesadüfen saptanır. Eğer ‘akut taşlı kolesistit’ veya safra yolu iltihaplanması kolanjit gibi sorunlara ya da süregen taşlı kolesistit gibi keyif kaçırıcı bir sağlık sorununda neden olmazlarsa safra kesenizdeki taş ile beslenmenize göstereceğiniz bazı küçük dikkatlerle sorunsuz sürdürebilirsiniz.

SAFRA TAŞINA KARŞI BESLENME ÖNERİLERİ
Daha az yağlı bir beslenme planı.
Yumurta ve yumurta içeren besinlerin azaltılması.
Az miktarlarda ve sık besin tüketilmesi.
Sebzelerin iyice pişirilmesi ve meyvelerin komposto olarak tercih edilmesi.
Acılı baharatlar, turşu, kakao, sirke, kuru yemişler, hardal, çemen, sarmısak ve tarçın gibi besinlerin azaltılması.
Kahve, koyu çay, alkollü ve karbonatlı içeceklerin sınırlanması.
Yağda kızartılmış etler, sucuk, pastırma, salam, sosis, tuzlu balık, kavurma etler, karaciğer, beyin, böbrek, dil, dalak, yürek ve işkembe gibi besinlerin fazla tüketilmemesi.
Bitkisel yağlara öncelik verilmesi.
Kaymak, krema, çikolata, kek, pasta, yağlı şekerler, helvalar ve lokumlardan uzak durulması.
Çeşnilendirilen kraker ve bisküvilerin, kuru baklagiller, mısır ve bulgurun, patates kızartması ve hazır çorbaların azaltılması.

NASIL KORUNMALI
Safra taşı hastalığına yakalanmak istemiyorsanız:
Hareketli bir yaşam sürün.
İdeal kilonuzu sürdürmeye çalışın.
Taş yapıcı ilaçlardan uzak kalmaya özen gösterin.
Doktorunuz sizde de safra taşı hastalığı olduğunu belirtmişse cerrahi bir girişimin gerekip gerekmediği konusunu dikkatle incelemeli ve önerilen beslenme planına uymalısınız.

AKLINIZDA OLSUN
Cerrahi girişim ne zaman gerekir
Herhangi bir belirti vermeyen ve tesadüfen saptanan ‘sessiz safra kesesi taşları’nın sizi rahatsız etme ihtimali yüzde 10’u geçmez. Bunun anlamı hastaların hepsinin tedavi edilmesinin yüzde 90 oranında gereksiz olduğudur. Sorun çıkarmayan ve belirti vermeyen safra taşlarının tedavisi aşağıdaki durumlar dışında pek gerekmez:
3 cm2 üzerindeki taşlar.
Yüksek oranda safra kesesi kanseri riski taşıyanlar genetik mirasın yüklü oluşu.
Acil durumlarda tıbbi bir yardıma ulaşması olanaksız bölgelerde yaşayanlar.
Şeker hastalarında saptanan safra taşları.
Orak hücre anemisi hastalığına eşlik eden safra taşı hastalığı.

Prof.Dr. Osman MÜFTÜOĞLU Hürriyet

Yorum Yazın 18.04.2008