Gebelik dönemindeki kadın, kesinlikle aile ve çevre tarafından desteklenmelidir. Gebe kadının hem taşıdığı çocuk nedeni ile vücudunun yükü artar, hem de gebelik hormonları nedeni ile ruhsal yönden hassaslaşır.
Ayrıca vücudunda ortaya çıkan değişikliklerle ilgili, doğum zamanına, bilhassa erken doğuma ait kaygıları ve korkuları oluşur. Karnının büyümesi ve elinde yüzünde şişmelerin olması nedeni ile eşine ve etrafına çirkin görüneceği kaygısı dahi onu rahatsız etmeye yeter.
Bu yüzden bu dönemde gebeye anlayışla yaklaşılmalı, gebelere günlük ev işlerinde yardım edilmeli ve kaygılarına karşı doktorları ile birlikte gebe desteklenmelidir. Özellikle daha önce doğum yapmış kadınlar, doğumla ilgili bazı hatıralarını abartarak ve gebeyi korkutacak şekilde anlatabilirler. Geçmiş doğum hatıraları anlatılacaksa olabildiğince gebelerin doğuma ait korkularını azaltacak şekilde anlatılmalıdır. Zaten korkan gebenin, korku ve kaygıları daha da arttırılmamalıdır.
29.03.2008
20 ve üzeri yaşlarda hafif bir armut göbeği, basenler ve bacaklar çok da şaşılacak bir durum değil. Yine de kendinizi daha iyi hissetmek istiyorsanız o zaman seçeceğiniz herhangi bir spor dalıyla henüz yerleşmemiş yağlarınızı kaslara dönüştürmek için şansınız var demektir. Vücut 25 yaşla birlikte verimliliğinin en yoğun olduğu ulaştığından, sınırlarınızı rahatlıkla zorlayabilirsiniz. Haftada üç kez 30 dakikalık herhangi bir spor türü bu yaşlarda sizin için ideal.
Nasıl beslenmeli ?
• Problemli bir cildiniz varsa yağlı ve acılı yemekten kaçının. Her ikisi de ciltteki yağ bezlerini harekete geçiriyor ve
cildin aşırı yağlanmasına sebep oluyor.
• Balıkta ya da kabuklu hayvanlarda bulunan potasyum cilt yüzeyindeki kirliliği önleyici etkiye sahip.
• Solgun bir cilde sahipseniz, vücudunuzda demıir eksikliği olabilir. Maydanoz, soya fasulyesi ve patates demir eksikliğini gideren sebzeler
06.03.2008
Cinsel işlev bozukluklarına en çok uyku apne sendromunda rastlanıyor.
Anadolu Sağlık Merkezi’nden Nörolog Dr. Vedat Sözmen, uykusuzluğun cinsel fonksiyonlara etkisini anlattı. Uyku apne sendromu olan kişilerde genellikle zaten bir cinsel isteksizlik ve cinsel fonksiyon bozukluğu görülür. Mesela birine uyku apne sendromu teşhisi konulurken ‘Horlama var mı, uyku sırasında nefes durması var mı, gece terlemeleri oluyor mu? Gibi bazı klasik sorular sorarız. Bu soruların yanı sıra kişiye ‘Cinsel fonksiyonlarda bir azalma var mı?’ sorusunu da yöneltiyoruz. Bunların hepsi tabii ki uyku apnesi sendromuna işaret etmez ama bunlarla beraber cinsel fonksiyonlarda da bir bozukluk olduğunu söylerse hastayı uyku apne sendromuna daha yakın düşünürüz.
ÖNCE SORUN SAPTANMALI
Uyku apnesi olanlarda genel olarak kandaki oksijen seviyesi düşer ve bu durum kişilerde yağ oranının artmasına neden olur. Kandaki oksijen seviyesinin düşmesi cinsel fonksiyonun yeterince yerine getirilememesine neden olur. Bir de yine aynı şekilde uyku bozuklukları, gün içinde halsizlik, konsantrasyon bozukluğu ve yorgunluk yaptığı için kişi akşam eve geldiğinde zaten halsiz ve uykulu oluyor. Onun için doğrudan uyumak istiyor, bu da cinsel isteksizliğe neden oluyor.Yapılan araştırmalar uyku apne sendromu olan bireylerdeki cinsel sorunların dolaşımdaki testosteron miktarının azalmasıyla ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.
SERTLEŞME BOZUKLUĞU
Uyku apne bozukluğuna bağlı sertleşme bozukluğu olan hastalarda apnenin cerrahi veya CPAP ile tedavisinden sonra büyük olasılıkla testesteron düzeylerinin de normale gelmesine bağlı olarak sertleşme bozukluğunda düzelme saptanmıştır. Bilindiği gibi testosteron erkek ve kadında cinsel dürtü ile ilişkili bir hormondur ve kandaki düzeyi stresten, uyku ve duygudurumdaki değişikliklerden etkilenir. Cinsel sorunlara neden olan tıbbi bir neden saptandığında, psikolojik nedenler varolan cinsel sorunu olumsuz etkileyeceği için bu hastaların psikiyatrik açıdan desteklenmesi tedaviyi olumlu etkiler.
Alkol spermi olumsuz etkiliyor
ERKEK kısırlığında sıcak banyo, işyerlerinde veya çevrede bulunan kimyasal maddeler ile zehirli gazlar önemli rol oynuyor. Ayrıca sigara, alkol ve kafein sperm üretimini olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle baba adaylarının hem çalışma koşullarını gözden geçirmeleri hem de aşırı alkol, kafein ve sigara tüketiminden kaçınmaları gerekiyor.
11.02.2008