Dr. Ender Saraç tan Selülit Yağı Reçetesi

Sağlıklı yaşam konusunda yazıları ve çalışmalarıyla tanınan Dr. Ender Saraç’tan selülit masajı yağı reçetesi.

Ender Saraç’ın tecrübelerine dayanarak geliştirdiği bu masaj yağı en az 3 hafta uygulanırsa 1-2 ay içinde sonuç verebiliyor.

1/2 tatlı kaşığı susamyağı, 1/2 kahve kaşığı portakal yağı, 4-5 damla biberiye yağı, 10 damla kekikyağını temiz bir kapta karıştırın.

Sonra bu karışımı hafifçe ısıtın (vücut ısısına yakın olması yeterli).

Selülit olan bölgeye ellerinizle yedirerek sürün ve iyice yedirdikten sonra hafifçe cildi kızartacak şekilde ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe bastırarak en az 10-15 dakika masaj yapın.

Daha sonra yağlı selülitli bölgeyi mutfak streçiyle sarın ve hemen ter atmak için spora veya egzersize gidin.

En az 20 dakika aktif ve terletici hareket yaptıktan sonra banyoda iyice ovalayarak yıkanın.

Eğer zamanınız varsa bu işlemi sabah ve akşam, yoksa sadece günde bir kez yapabilirsiniz.

Yorumlar 1 05.05.2008

Doğum sonrası kilo verme rehberi

Kadınların yaşamları boyunca yakasını bırakmayan “fazla kilolar” özellikle de doğum sonrasında problem yaratıyor. Doğum sonrası fazla kilolarından kurtulmak isteyen annelere uzmanlar “düzenli” ve “etkin” emzirmeyi ve özel egzersiz hareketleri öneriyor… Hamilelik döneminde alınan ve doğum sonrasında da bir türlü verilemeyen fazla kilolar, birçok kadının ortak sorunu. Ancak hamilelik döneminde az az ve sık sık beslenen, düzenli yürüyüş yapan anneler bu sorunu daha hafif atlatıyor. Uzmanların doğum sonrasında “şişmanlık” sorununun  ortaya çıkmaması için ilk önerisi, bebeklerin en az 6 ay emzirilmesinden ibaret. Ve tabi ki uygun egzersiz hareketleri.

“Doğum sonrasındaki kiloların sorun yaratmaması amacıyla, hastalarımızı hamilelik döneminde ve sonrasında mutlaka diyetisyen desteği almaları konusunda uyarıyoruz. Düzenli ve dengeli beslenme fazla kilo alınması önlüyor.”

Acıbadem Hastanesi Bakırköy Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr.Sennur Zorer, hamilelik dönemi başlar başlamaz düzenli ve dengeli beslenme konusunda eksiklikleri bulunan annelere “diyetisyen” kontrolünde olmaları önerisini getiriyor. Çünkü doğum sırasında alınan fazla kilolar, bebek doğduktan sonra verilemiyor ve vücuda yapışıp kalıyor. Özellikle de karın ve basen bölgesinde toplanan yağların yakılması uzun yıllar alıyor. Diyetisyen kontrolünde kilo verilip düzenli spor yapılsa da, sürecin uzaması birçok kadını mutsuz ediyor. İşte doğum sonrasında “zayıflama maratonu” koşmamak için Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sennur Zorer, annelere bebeklerini “etkin emzirmeleri”ni öneriyor. Etkin emzirme bebeğin en az 6 ay süreyle anne sütüyle “su” bile verilmeden beslenmesinden ileri geliyor. Çünkü emzirme sırasında bir anne yaklaşık 500 kalori harcıyor, bu da yaklaşık 1 saat tenis oynama ya da bir saat boyunca aralıksız yüzmeyle harcanabilecek bir kalori oranı. Uzmanlar emziren annelerin sıkı diyet yapmamalarını öneriyor. Bu nedenle de günde en az 5-6 öğün yeyip 2200 kalori almaları gerekiyor.
Gebelik sonrasında fazla kilolarını atmakta zorlanan anneler, gebelik sırasında dengesiz, düzensiz ve yüksek kalorili bir beslenme rejimi uyguluyor. Bu nedenle de hamilelik dönemi sona erdikten sonra, annenin kilo vermesi ve forma girmesinde sorunlar yaşanıyor. Anne hamilelik döneminde 8-10 kilo alırsa doğum sonrasında daha kolay forma giriyor, ancak hamilelik döneminde 15-20 kilo alınırsa bu kilolar daha zor veriliyor. Dr.Sennur Zorer, emziren annelerin yüksek kalori harcamaktan dolayı, emzirmeyenlere göre daha kolay ve hızlı kilo verdiklerini belirtiyor.

DİYETİSYEN KONTROLÜ
Annelerin hem hamilelik döneminde hem de sonrasında mutlaka diyetisyene gitmelerini öneren Dr. Sennur Zorer, “Annenin doğru beslenmesi hamilelik sırasında bebeğin beslenmesi için, sonrasında da bebeğin anne sütü alması için büyük önem taşıyor” diyor.
Hamilelerin dördüncü ve beşinci aydan sonra ayda 1-1,5 kilo almasının yeterli olduğunu ifade eden Dr. Sennur Zorer, “Bazı gebeler günde iki öğün yeyip çok yüksek kalori alıyorlar. Genellikle akşam yemeğinde çok yiyorlar. Oysa öğün aralarını atlamayan, akşam yemeğini erken ve hafif yiyenler dengeli kilo alıyor. Bu dönemde az kilo alanların vücutlarında daha az çatlak oluşuyor” şeklinde konuşuyor. Bunların yanısıra ilk 4 ayda hiç kilo almayan bir gebenin son 5 ayda 10-15 kilo alması normal olarak nitelendiriliyor. Alınan kilo da hastanın boyuna, çalışma temposuna göre değişiyor. Çalışmayan anneler daha çok kilo alıyor.

BEBEK TAŞIMA”
Hamilelik dönemi yaklaşık 280 gün sürüyor. Bu süre içinde kadınlarda fiziksel ve ruhsal değişiklikler meydana geliyor.

“Gebelik döneminde kas ve iskelet sisteminde meydana gelen olumsuz değişimler annelerin 9 aylık süreci sıkıntılarla geçirmesine yol açıyor. Bu nedenle de günümüzde annelere, mutlaka gebelik rehabilitasyonu uyguluyoruz.”
Kas ve iskelet sisteminde meydana gelen değişiklikler sonucunda, karın duvarının gerildiğini ve gebenin ağırlık merkezinin kayarak duruşunun bozulduğunu belirten Acıbadem Hastanesi Bakırköy Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr.İnci Şenses, şunları söylüyor: “Normalde hepimizin belinde bir kavis bulunur. Ancak gebelerde bu kavis, annenin ağırlığının artması nedeniyle öne doğru yer değiştirir ve beldeki yük artar. Yine gebelikte artan hormonlara paralel eklemlerde aşırı hareketlilik meydana gelir. Ayrıca taban kaslarında zayıflık, kilo artışı ve aşırı sıvı birikmesi oluşur. İşte bu sorunları önlemek için gebelik rehabilitasyonu yapmak gerekir.”

ÖZEL EGZERSİZLER
Doğumdan sonra annelerin 1 yıl içinde ideal kilolarına dönmeyi hedef olarak belirlemeleri ve 6 ay içinde de fazla kilolarını vermeye çalışmaları öneriliyor. İlk birkaç hafta içinde 2-2.5 kg verilebilir. Ortalama kilo almış bir annenin vermesi gereken 6-10 kg fazlası oluyor. Egzersiz ve beslenme düzeninde yapacağınız değişikliklerle bu kilolardan kurtulabilirsiniz. Böylece günde 500 kalori azaltarak haftada 500 gr kaybetmeyi hedefleyebilirsiniz.

GEBELİK REHABİLİTASYONU
Duruş Bozukluğu Gideriliyor
Gebelikte vücut ağırlığı arttığından, vücut bu yeni duruma alışmakta zorlanıyor. Kişinin duruşu bozuluyor, meme ve karın bögesinde aşırı yağlanmalar ortaya çıkıyor. Ayrıca omuz kuşağında geriye eğilmeler meydana geliyor. Dizlerde geriye doğru gidiş oluşurken belin çukuru derinleşiyor. Gebelerde oluşan “duruş bozukluğu”nun tedavisinde, gebenin kalçalar sıkılı, baş dik ve çene öne doğru, omuzlar hafifçe arkada, kollar yanda ve gevşek pozisyonda durmayı öğrenmesi gerekiyor. Bu duruş gebelerin yaşadığı sorunların çözümünde büyük katkı sağlıyor.

Doğru Yatış Teknikleri
Rehabilitasyon sırasında gebelere “doğru yatış” teknikleri öğretiliyor. Eğer gebe sırtüstü yatmak istiyorsa, sağ omuzunun altına 30 derecelik açıyla bir yastıkla destek yapılıyor. Ayrıca yan yatarken bacaklarının arasına yastık koyması öneriliyor. Gebeye “karın güçlendirici” egzersizler öneriliyor. Uterus büyüdükçe karın kasları devamlı uzatılmış pozisyonda kaldığı için sonraki dönemlerde kas gücünü artırmak zorlaşıyor. Bu nedenle erken dönemde bu egzersizlere başlanıyor.

Karın Kasları Güçlü Olmalı
Gebeler bu dönemde en çok bel ağrısı, sırt ağrısı, el bileklerinde sıkışma uyuşma, bacak krampı, varis ve göbek fıtığından şikayet ediyor. Bu nedenle de hastalara “bel eğitimi” verilerek bel ağrıları olduğunda hastanın en uygun pozisyonu alması sağlanıyor. Eğer gereklisye korse veriliyor, masaj yapılıyor. Medikal tedavi de uygulanabiliyor.
Fazla sıvı bilekleri yoruyor. Anne adaylarının vücutlarında sıvı birikmesi, el bileğinde ortaya çıkan “sinir sıkışmasına” neden oluyor. Hastaya gece sabitleştirici verilerek el bileklerinin hareketlerinin en aza inmesi sağlanıyor. El bileği egzersizleri yaptırılıyor. Sıkışan bölgeye buz konulması öneriliyor.

Bacak Krampı Zorluyor
Dr. İnci Şenses bu durumda fiziksel aktivitenin artırılması, magnezyum ve kalsiyum kullanılmasının faydalı olacağını söylüyor. Anne adayı na, ayak bileği pompalama egzersizi yaptırılıyor ve yürüyüş öneriliyor. Kramp olduğunda ani germe hareketleri yaptırılıyor. Eğer varisleri varsa elastik çorap önerilerek fazla ayakta durmaması hastaya hatırlatılıyor.

Sırt Ağrısı Yoruyor
Sırt bölgesinde “kamburluk” artacağından, karın içinin büyüyüp vücudun öne doğru eğilmesiyle annenin sırtı buna uyum sağlayamaz. Göğüsler de büyüyeceği için, annenin duruşu düzeltilip kalın askılı sütyenöneriliyor. Ayrıca gerek duyulduğunda korse de verilebiliyor.

Rahat kilo vermek için;

Bebeğini 6 ay boyunca düzenli emziren anne bir günde yaklaşık 500 kalori harcıyor. Bu da yaklaşık 1 saat tenis oynama ya da 1 saat aralıksız yüzmeyle harcanabilecek bir kalori oranı.
Uzmanlar, emziren annelerin sıkı diyet yapmamalarını öneriyor. Bu nedenle de günde en az 5-6 öğün yeyip 2200 kalori almak gerekiyor.
Doğum sonrasında, gebelik döneminde olduğu gibi, annelerin düşük kalorili diyet yapmaması öneriliyor.

Yorum Yazın 24.04.2008

Diyet seçimindeki püf noktalar

Sağlıklı kilo vermek ve ince kalmak herkesin istediği birşeydir. Bu nedenle de birçoğumuz diyetlere yöneliriz. Ancak hangi diyetleri seçmemiz doğrudur? Dengeli ve doğru bir beslenme nasıl olmalıdır?

Birçoğumuz zaman zaman diyet denemelerine girişmişse de sonuç genellikle olumsuz olmaktadır. Bunun da nedeni beslenme düzensizliği veya pes etmektir. Diyetlerin yaklaşık olarak 500 kadarında görülen şudur ki diyet yapanların çoğu diyet süresince kilo vermiş olsa da diyeti bırakınca tekrar eski kilolarına kavuşmuştur. Veya diyet sonrası eski kilolarından çok daha kiloludurlar. Bu nedenle diyet yaparken azap verici anlamsız açlıklarla boğuşmak yerine diyet kriterlerinizi çok iyi belirlemeli ve ona göre beslenmelisiniz. İşte size diyet seçerken dikkat etmeniz gerekenler;

Tabular
Yapacağınız diyetin oldukça az yasak içermesine dikkat edin. Bir diyet, beslenme açısından ne kadar tek taraflı olursa o derece kusurlu olur. Bu tür diyetler kişinin fiziksel yeteneklerini kısıtlar, hatta çoğu zaman kişinin Yemek krizine girmesine neden olabilir ve bunun sonucunda da diyet bırakılır.
Yaklaşım
Fazla kiloların ana nedeni yanlış beslenme alışkanlıklarıdır. Bu nedenle iyi bir diyet sizi adım adım doğru beslenmeye yönlendirip, ömür boyu koruyabileceğiniz yeni alışkanlıklar edinmenize neden olur. yapacağınız diyete yaklaşımınız zayıflamak yerine düzenli beslenme olmalı…
Kaloriler
Gün boyu yedikleriniz en az 1200 kalori içermelidir. Daha az kalori almak daha fazla kilo vermek anlamına gelse de vücut derhal dar boğaz pozisyonuna geçerek besinleri yakmayı sıklaştırır. Ancak bunun sonucunda da hızlı kilo verilip tekrar geri kilo alınır. Bu nedenle yediğiniz besinlerin kalorilerine dikkat edin.
Çok çeşit
Çok çeşitli bir diyette özellikle Meyve ve sebze (gün içinde 400 – 700 gr. arası) çok bulunmalıdır. Ayrıca bir diyette buğday ürünleri de sıkça verilmeli. Uygulanılacak diyet çok az et içermeli. Haftada 2 kez et ve çok az yağ olmalı. bol yeşillik tüketilmeli ve arada bir de şeker oranını eşitleyecek gıdalar verilmeli.
Uygulama
Önemli olan bir diyetin günlük yaşamınıza kolayca uyum sağlamasıdır. Örneğin iş kadınları öğlen yemeklerinde birşeyler pişirmek yerine kafeteryadakilerle veya yemekhanedeki yemeklerle diyet yapabilmeli. Uygulama konusunda oluşabilecek ufak prüzler bile zaman zaman diyetin bırakılmasına neden olur.
Hazırlık
İyi bir diyet modern ve düşük kalorili pişirme tekniklerine dayanır. Örneğin az yağ ile kızartma yapmayı, salatayı yağ ve limon yerine yoğurt ile hazırlamayı ve soslardaki yağları azaltmayı öğrenirsiniz. Bu şekilde diyet için hazırlık yapar ve aynı zamanda da kendinizi daha sağlıklı beslenmek için eğitirsiniz.
Hareket
Vücudunuzdaki kas oranına göre kalori talebi artar. Bu nedenle diyet esnasında vücudunuzdaki kaslarda bir azalma gerçekleşmemesi için spor yapmak yeni beslenme programınızın bir parçası olmalıdır. ister düzenli olarak spor salonuna gidin, ister evde yapın.

Yorum Yazın 19.04.2008

ayurveda uzmanı Dr. Ender Saraç zayıflama yöntemleri

Ayurveda Uzmanı ve Aile Hekimi Dr. Ender Saraç “Zerdeçal, nane ve yeşil elma kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilir, açlık hissinizi bastırabilirsiniz” Ayurveda Uzmanı (Yaşam Bilgisi) Dr. Ender Saraç, kilolu insanların vücut tiplerine göre beslenerek zayıflamaları gerektiğini söylüyor. Bu konuda “Sağlıklı Zayıflamanın Sırları” adlı bir de kitap yazan Dr. Saraç, bilinçsiz diyet uygulamalarının zararına dikkat çekiyor.

Kalori hesabına dayalı, kısa süreli, klasik diyetlerin handikapları neler?
Artık devir sadece kalori hesabına dayalı klasik diyetle zayıflama devrini geçti. Beden tipinize uygun, yaşa, cinsiyete uygun, mevsime uygun ve yaşamsal özelliklerinize uygun
sağlıklı ve bilinçli doğal beslenme var artık. Çünkü sadece kalori hesabına dayalı diyetlerle zayıflıyorsunuz ama sonra verdiğiniz kiloları fazlasıyla geri alıyorsunuz.

Siz hastalarınıza kilo verdirmek için beden tiplerinden yola
çıkıyorsunuz. Bunu biraz açıklar mısınız?

Standart diyetleri doğru bulmuyorum ben. Uzmanlık alanım olan Ayurvedaya göre, belli beden tipleri var. Mesela birçok insan “Ender bey, bütün günü aç geçiriyorum, sadece salata yiyorum, bir türlü zayıflayamıyorum” diye geliyor bana. Yediklerine ve vücut tipine bir bakıyorsunuz; aslında tere, roka gibi yeşil salataları hiç yememesi gerekiyor. Yani aç
kalıyor ama vücut tipine uygun olan gıdaları yemediği için zayıflayamıyor. Halbuki, doğru bir sisteme geçtiğinizde, tıkır tıkır, sağlıklı bir şekilde kilo vermeye ve sağlığına kavuşmaya başlıyor.

Sizce zayıflama konusunda yaptığımız en önemli yanlış hangisi?
Zayıflama işi biraz disiplin ister. Türk toplumundaki en büyük problem ise, disiplin eksikliği. Diyetleri nisan mayıs aylarında, iki aylık bir heves şeklinde yapıyoruz. Ondan sonra uzun kollu, kat kat giyilmeye başlandığı anda, olayı rafa kaldırıyoruz. Ve sonra
tekrar dengemiz bozuluyor. Doğru yaşam biçimini edinmez veya doğru beslenme felsefesini benimsemezseniz, en iyi diyetisyenlere, en iyi doktorlara, merkezlere bile gelinse, bir yere kadar işe yarar. Şunu kabul etmek gerek: İki ay çok yoğun diyet yapıp, bıkıp, yorgun düşmek yerine, yılın 12 ayına daha az kurallı, doğru, boğucu olmayan
bir yaşam biçimi ve doğru beslenme felsefesi şeklinde yaymak daha sağlıklı.

Sadece bilinçli beslenme yeterli mi?
Bilinçli beslenme işin en önemli ayağıdır. Fakat sadece doğru beslenmeyle olmaz; mutlaka düzenli egzersiz de gerekir. Şok diyetler, açlık rejimleri, zamana karşı yarışan diyetler, tek gıda rejimleri, 10 gün lahana çorbası, karpuz diyeti, karbonhidrat diyeti, sadece protein diyeti, bütün bunlar yanlış. Dengeli beslenilmeli. Ama sadece bilinçli diyetle de olmaz, düzenli egzersiz, yürüyüş yapılmalı. Haftada üç- dört gün,
bir buçuk saat civarında orta sporlar; mesela tempolu yürüyüş, hafif koşu, fitness, aerobik, yüzme, neden zevk alınıyorsa, o spor
yapılmalı.

Spor yapılan saatin herhangi bir önemi var mı?
Evet, var. Ayurvedaya göre, sabah 6 ile 10 ya da 18.00 ile 22.00 saatleri arasında daha çok yağ yakıyoruz. Çünkü bunlar Ayurveda’ya göre vücudun ‘kapha’ saatleri, yani daha çok biriktirme, yağlanma saatleri. Bu saatlerde metabolizmayı ısıttığınızda daha iyi sonuç alınıyor. Egzersizden bıkmamaya çalışın. Çılgınca egzersiz yapmayın, sporu zamana yayın. Çok ağır egzersiz ve çok ağır spor yanlış. Çünkü vücudu hem çok aç olmak savunmaya sokar, hem de aşırı ağır egzersizler savunmaya sokar. Çünkü vücut bunları bir tehdit olarak ele alır. Bu nedenle, mutlaka düzenli yapılan egzersizlere ağırlık vermek lazım.

Sizce zayıflamanın en önemli kriteri nedir?
En önemli şey, bu fikre hazır ve zayıflamaya kararlı olmak. Bana zayıflamaya gelenlere, ilk önce şunu soruyorum: “Hazır mısınız, kararlı mısınız?” Eğer gerçekten hazırsanız ve kararlıysanız bu işe başlayın. Şişmanlıkta şöyle bir şey saptıyorum: İnsanın sinir
sistemine bir virüs bulaşmış gibi oluyor, bilgisayar virüsü gibi… Bu virüs sizin kilo vermeniz için gerekli olan doğru davranış, beslenme ve hareket alışkanlıklarınızı olumsuz etkiliyor. “Boş ver şimdi yürüme, sonra yürürsün”, “Bu çikolatalı kek çok güzel; bir
dilim daha ye” gibi uyaranları gönderiyor adeta. Onun için ilk başta bu virüsleri silmek lazım.

Zayıflamaya karar verenlere destek olacak, cesaretlerini artıracak destek yöntemler de var mı?
Evet, bitki çayları, doğal ve bitkisel zayıflama preparatları…

Doğal bitki özlü çayların hepsi zayıflama sürecinde tüketilebilir mi?
Piyasada tanınmış firmaların hazırladıkları form çaylarının formülleri güzel. Günde iki-üç fincan içilebilir. Birkaç hafta içip, ondan sonra ara vermek gerekir. Bunun dışında, mesela gazımız varsa rezene çayı, iştahımız çok fazlaysa ıhlamur çayı, sindirimimiz zayıfsa zencefil çayı, hormon krizlerinden dolayı daha çok yiyorsak adaçayı, metabolizmayı canlandırmak için yeşil çay, bağırsakları çalıştırmak için sinameki çayı, şekerimiz çok yüksekse kekik çayı gibi bitkisel çayları tüketebiliriz.

Diyetlerde baharatların yeri nedir?
Baharatlar çok önemli. Mesela zencefil yağları yakar, zerdeçal karaciğerden toksin attırır,
biberiye iyi bir antioksidandır, kekik şekeri düşürür, sarmısak zayıflamaya yardımcı olur. Bir de özel ayurveda tabletleri var. Bunlar, zayıflamaya yardımcı, yan etki oranı son derece düşük olan, güvenilir doğal preparatlar. Bu tabletler de metabolizmayı
canlandırıyor, aynı zamanda kişinin incelmesine ve iştahının azalmasına katkıda bulunuyor.

Kişi zayıflamak istiyor, öğün saati değil ama çok acıktı. Açlığını bastırmak için yapabileceği bir şey var mı?
İştahı azaltan ve zayıflamaya yardımcı bir ipucu şudur: Zerdeçal, nane ve yeşil elma
kokularını günde 25-30 kere derin derin içinize çekerek, iştah merkezini rahatlatabilirsiniz.

Bu karışım tokluk hissi mi yaratıyor?
İştah merkezini sakinleştiriyor. Almanya’da yapılan bir araştırmada yeşil elma ve nane koklayan kişilerin, (bunların aromatik yağları da olabilir) daha hızlı kilo verdiği saptanmış.

Yorum Yazın 16.04.2008

nceki Yazılar



islami sohbet dini sohbet bayanlarla sohbet türkçe mirc mirc indir mirc indir Leke Kremi Selülit dizi izle kadın chat chat sohbet chat sohbet chat güzellik saç dökülmesi örgü modelleri kral oyun video izle gelinlik resimleri zeka oyunları temizlik kiralık daire branda halı yıkama çelik kasa elektronik terazi baskül tartı Sohbet Chat kurye kurye kurye maynet Sohbet odaları çet Sohbet Chat Hair Style Hollywood Stars Photos Car Photos mirc toplist branda google reklam Beyaz Show Deryalı Günler