Posted by admin | Under Diyet
Patates diyetiyle bir haftada 3 kilo verin! Patatesin hep şişmanlattığı söylenir. Kalorisinin yüksek olduğu düşünülür ve diyet listelerinden uzak tutulur. Oysa patates vücut için gerekli birçok mineral içeriyor. Bu nedenle beslenme programından çıkartılmaması gerekiyor. Hazırladığımız patates diyeti ile 1 haftada rahatlıkla 3- 5 kilo verebilirsiniz.
1. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 2 dilim kepekli ekmek, diyet margarin, domates, yeşil biber
Öğle: 220 gr patates ile salata, çok az sıvı yağ
İkindi: 1 elma
Akşam: 120 gr kuzu incik, 150 gr patates ile yapılmış yemek, bol salata
2. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 50 gr kepekli ekmek, 2 ince dilim salam, salatalık, domates
Öğle: 200 gr patates ile hazırlanmış mevsim türlü, bol salata
İkindi: 200 gr havuç
Akşam: 200 gr balık, 120 gr haşlanmış patates, bol salata
3. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 50 gr kepekli ekmek, 1 sosis, salatalık domates
Öğle: 160 gr haşlanmış patates, çeyrek bardak süt ile yapılmış püre, 5 adet taze kayısı bol salata
İkindi: 1 bardak ayran
Akşam: 2 adet yumurta, 160 gr patates (kuşbaşı doğranmış) ile omlet, bol salata
4. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 50 gr kepekli ekmek, 5 gr yağ, 5 gr bal
Öğle: 100 gr dana eti, 160 gr haşlanmış patates ile sebze türlü, bol salata
İkindi: 175 gr greyfurt
Akşam: 80 gr patates tava, 200 gr ızgara köfte, bol salata
5. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 25 gr kepekli ekmek, 200 gr yağsız yoğurt içine salatalık ve dereotu karıştırın.
Öğle: 160 gr patates, 100 gr patates, 100 gr havuç ile püre, 300 gr ekstra light yoğurt
İkindi: 150 gr mevsim meyvesi
Akşam: 8 kibrit kutusu patatesli tepsi böreği, bol sebze ve salata
6. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 25 gr kepekli ekmek, 30 gr peynir, 100 gr mevsim meyvesi
Öğle: 160 gr patates, 100 gr patates, 100 gr havuç ile püre, 300 gr ekstra light yoğurt
İkindi: 4 adet salatalık turşusu
Akşam: 2 adet kabak, 150 gr haşlanmış patates, 110 gr dana eti, bol salata
7. GÜN
Sabah: Kahve ya da çay, 1 kase cornflakes, 250 gr yoğurt
Öğle: 320 gr patates, 5 gr tereyağ, 30 gr kaşar peyniri, yemek kaşığı sosis ve hardal ile kumpir, bol salata
İkindi: 1 bardak ekstra light süt
Akşam: 180 gr biftek, yarım su bardağı mantar, 80 gr patates ile yapılmış salçalı biftek, bol salata
Posted by CyberBlow24 | Under Diyet

Yavaş metabolizmalı kişiler daha kolay kilo alır. Metabolizmayı hızlandırmak için düzenli olarak egzersiz yapmak ve kas dokusunu artırmak şart…
Yavaş metabolizmalı kişiler daha kolay kilo alır. Metabolizmayı hızlandırmak için düzenli olarak egzersiz yapmak ve kas dokusunu artırmak şart.
Metabolizma, vücudun temel fonksiyonlarını devam ettirebilmek için bir günde ihtiyacı olan minimum enerji miktarıdır. Dinlenme anında vücudun kalori harcama hızına bakılarak ölçülür ve kişiden kişiye değişiklik gösterir. Yemek yeme, uyuma, temizlenme ve benzeri faaliyetler sırasında vücudumuz devamlı kalori yakar.
Metabolizma vücut bileşimleri tarafından etkilenmektedir. Bu bileşimler, vücuttaki kas ve yağ dokularının birbirine oranıdır. Kaslar, vücutta yağlardan daha fazla kalori kullanır.
Kaslı bir vücuda sahip kişilerin, daha az vücut yağına sahip oldukları için, daha hızlı metabolizmaları vardır. örneğin aynı boy ve kiloda olan iki kişiyi ele alalım. Bunlardan düzenli olarak aerobik yapan, vücut geliştirme sporuyla ilgilenen, fitness ve benzeri aletli programları uygulayan kişinin vücut yağ oranı daha düşüktür. Diğeri ise hiçbir sportif aktivite yapmadığı için, vücut yağ oranı diğer kişiye oranla daha düşüktür, dolayısıyla metabolizma hızı da yavaştır.
Başka bir deyişle, birinci kişinin vücut fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için, ikinci kişiden daha fazla kalori harcaması gerekmektedir.
Metabolizma hızının kilo alıp vermede önemli etkisi var. Bazal metabolizma hızınız ne kadar düşükse, kilolu olma ihtimaliniz de o kadar yüksektir. Eğer hızlıysa şanslısınızdır, vücudunuz enerji sağlamak için daha hızlı kalori yakıyor demektir. Eğer yavaşsa çok fazla kalori almamalısınız, ihtiyacınızdan fazlası yağ olarak depolanacaktır.
Kiloluysanız ilk işiniz metabolizmanızı hızlandırmak olmalı. Bunu yapmak için de kas dokusunu artırmanız gerekli. Kas dokunuz ne kadar fazlaysa metabolizmanız da o kadar hızlanır, ince kalma şansınız artar.
40 yaşından sonra kas dokusu azalmaya başlar. Bu nedenle düzenli egzersizle metabolizmayı hızlandırmak ve vücut fonksiyonlarının daha mükemmel olmasını sağlamak sağlıklı yaşam için bir koşuldur.
Yavaş bir metabolizmaya sahip olduğunuzda üşüme, kuru bir cilt, yavaş nabız, düşük tansiyon ve peklik gibi birçok rahatsızlığı da kabullenmiş olmaktasınız.
Metabolizma hızınızın artması için protein ağırlıklı bir diyet etkili olacaktır. özellikle süt ürünlerinde bulunan konjuge linoleik asit vücutta kas dokusunu artırdığı için metabolizmayı da yüzde 10 oranında hızlandırıcı özelliğe sahiptir.
Acı soslu bir yemek yedikten sonra yaklaşık iki-üç saat içinde de metabolizma hızının yüzde 50 oranında artması mümkündür. Bu etki acının kalp basıncını artırmasından kaynaklanır. Kafein içeren içecekler de adrenalin seviyesini ve beraberinde kalp basıncını artırarak metabolizmayı hızlandırır. Yeşil çay ise kalp basıncını artırmadan metabolizmayı hızlandırır.
Eğer iyot eksikliğine bağlı tiroitle ilgili bir probleminiz varsa tiroksin hormonu senteziniz de düşük olacaktır. Bu da metabolizmanızın düşmesine neden olur; bu durumda iyot seviyenizi artıracak deniz mahsulleri ve süt diyetinizde yer almalıdır.
Posted by CyberBlow24 | Under Diyet
Aerobik egzersizi, geniş kas guruplarını kullanarak, düşük şiddetli uzun süreli aktivite olarak düşünün.
Aerobik aktivite; yürüyüş, bisiklet, jog, yüzme gibi aktiviteleri içerir. Anaerobik aktivite kısa süreli yüksek şiddetli çalışmalardır. Tenis, ağırlık kaldırma, kısa süreli hızlı koşular, futbol, basketbol, henbol gibi aktivitelerde anaerobi hakimdir.
Şayet bu tür çalışmalara yeni başlıyor iseniz, yürüyüş-hızlı yürüyüş başlanmak önerilir, bu tür aktivite haftada 5-6 kere 1 saatten az olmamak kaydıyla uygulanmalıdır. Bir hafta sonra çok düşük tempoda koşuları programınıza alabilirsiniz. Koşuların tempo ayarlamasının önemli olduğunu belirtmiştik. Diğer yöntemlerin yanında, koşu hızını ayarlamak için; solunum sıklığından yararlanılır, şöyle ki; koşu, rahatça soluk alıp verebileceğimiz bir tempoda gerçekleşmelidir. En kolay tempo ayarlama adım sayısı ile yapılır, 4-5 adımda yavaş yavaş soluk alınır, göğüs kafesi şişirilir, yine 4-5 adımda yavaş yavaş karın kasları kasılarak soluk verilir. Bu davranış solunum kaslarının güçlenmesine ve daha etkili solunuma olanak sağlar. Bu davranış biçimi ayni zamanda “solunum eğitimi” çalışmasıdır. Akciğerlerdeki havayı çok az yenileyebildiği için, kısa süreli sık solunum yapmak önerilmez.
Çalışmalar bu şekilde mi devam edecek? İnsan organizması mükemmel bir yapıya ve eşi benzeri olmayan sistemlere sahiptir. Bilinçli ve düzenli yüklenmeler ile onun kapasitelerini artırabilirsiniz, aşırı yüklenmeler ile tüm sistemleri felçe uğratabilirsiniz. Satın aldığınız bir araba saatte 200 km sürat yapıyorsa, 5 sene sonra saatte 201 km hız yapmaz, belki de daha düşük bir hız yapacaktır. Oysa ki, spor branşlarında dünya rekorları devamlı yenilenmektedir. Bu bilimsel ve düzenli çalışmalar ile sağlanmaktadır. Kısaca, sağlıklı gelişim için uygulanacak yüklenmeler azar azar giderek artan yoğunlukta olmalı, organizma yükleri “sindirmeli” dir.
İlerleyen çalışmalarda, hızınızı, azar azar, eforunuzun sınırlarına kadar, derin ve hızlı nefes alacak duruma gelinceye kadar ya da bu durumu sürdüremeyeceğinizi düşünene kadar artırın. Bu noktaya kadar her şey aerobiktir ki onun anlamı; enerji eldesi oksijenin varlığında gerçekleşiyor demektir. Eğer egzersiz yoğunluğunu arttırmayı sürdürürseniz, anaerobik enerji üretimine baş vurursunuz, bu anda solunum sıklığı artar ve kanda laktik asit birikimi başlar. Bu durumda egzersizi kesmek zorunda kalabilirsiniz. Laktik asit hem bir enerji taşıyıcı ve hem de şiddetli eforun ürettiği, artan çalışma yoğunluğunu gösteren bir işarettir.
Aşırı eforun ürettiği laktik asit ve yüksek düzeydeki karbondioksitle beraber yüksek solunum, genel rahatsızlık ve stres duygusu oluşur. Aerobik egzersiz, çok sözü geçen anaerobi eşiğin altındaki egzersiz olarak tanımlanabilir.
Glikoz molekülünün aerobik metabolizması anaerobikten çok daha verimlidir; aerobik metabolizma, 1 mol glikozdan 38 yüksek enerji bileşimli adenosine trifosfat (ATP) adlı moleküller üretirken, anaerobik metabolizma sadece 2 molekül üretilir ve aerobik metabolizma daha az laktik asit üretir. Yani aerobik egzersiz daha hoş ve dinlendiricidir, sıkmaz ve aşırı yormaz. Birikmiş yağların aerobik kullanımı ilerleyen efor periyotlarında gerekli enerji için uygun bir rezerv oluştur. Aerobik egzersiz, uygun bir şekilde birkaç dakikadan saatlerce uzatılabilir. Orta düzeyde aerobik egzersiz esnasında, bir söyleşi de yapılabilir.
Posted by admin | Under Diyet
Kilolu olmanızın nedeni sadece aldığınız ve harcadığınız kalori arasındaki yanlış denge olmayabilir. Metabolizma, hormonlar ve iyi çalışmayan bezler de kilolu olmanızın sebebi olabilir. Kendinizi aç bırakmadan önce mutlaka bu sebepleri değerlendirin ve sebep ne olursa olsun bir beslenme ve diyet uzmanından beslenmeyi öğrenmenin en doğru yol olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Bezler: Çok iyi çalışmayan tiroid bezleri, kilo problemlerinin nedeni olabilir. Ancak gerçek şu ki aşırı kilolu her insanın tiroid bezlerinde problemi yoktur ve olsa
bile genellikle kilo aldıracak kadar ciddi bir boyutta değildir. Eğer salgı bezlerinizde bir sorun olduğundan şüpheleniyorsanız, doktora gitmek konusunda tereddüt etmeyin. Ancak aşırı kilolu insanların sadece yüzde 5’inden az bir kısmında bu problemin olduğunu da unutmayın. Metabolizma: Vücudunuzun yaşamak için kullandığı enerji (kalori) miktarı olan metabolizma hızı, kişiler arasında oldukça değişkenlik gösterir. Bu da onların kilo alıp vermelerini etkiler. Bazı kadınlar günde 1600 kalori ile hızlı bir şekilde kilo verirken, günde 800 kalori almalarına rağmen yavaş kilo veren insanlar da nadir olmakla birlikte vardır. Bu insanlar enerjiyi depolayarak ve kilo aldırarak daha idareli çalışan bir metabolizmaya sahiplerdir. Metabolik ihtiyaçlarınızı tam olarak belirlemek önemlidir. Eğer bu şekilde idareli çalışan bir metabolizmanız varsa egzersiz çok önemlidir.
Genetik: Aşırı kilo ailede başlar. Aşırı kilolu ebeveynleri olmayan bir çocuğun kilolu olma ihtimali yüzde 10’dan azdır. Eğer ebeveynlerden biri aşırı kilolu ise bu olasılık yüzde 40’a kadar çıkar. Eğer iki aşırı kilolu ebeveyn varsa bu ihtimal yüzde 70 - 80’dir. Bu da elbette, ailelerin yemek yeme ve egzersiz alışkanlıklarını çocuklara geçirme eğilimini yansıtmaktadır. Yıllardan beri hayvanların yağlı olduğunu ve bu şekilde yetiştirildiklerini biliyoruz. Süper marketten aldığınız et, yağlı olmak için yetiştirilmiş hayvandan gelmektedir.
Genetik mi? çevresel faktör mü? Geçtiğimiz 15 yıl, beden ve kilo dengesinin genetiği üzerine yapılmış araştırmalar konusunda bir patlama yaşanmıştır. Genetik araştırma yapmanın yollarından biri de aynı yumurta ikizleri üzerinde çalışmaktır. Araştırmalar birlikte yetiştirilen ikizlerle ayrı yetiştirilen ikizlerin beden ağırlıklarını karşılaştırır. Eğer genler bu kadar önemliyse, ikizlerin birlikte ya da ayrı yetiştirilseler de kilolarının benzer olmasını bekleriz. Eğer ayrı büyüyen ikizler birlikte büyüyen ikizlere göre birbirlerinden daha farklı ise çevrenin önemli bir etkisi olduğunu düşünebiliriz. Araştırmalar ikizler ayrı da yetiştirilseler de birlikte de büyüseler, beden ağırlıklarının hemen hemen aynı olduğunu göstermektedir. Bu da genlerin önemli olduğu anlamına gelir.
Ancak bu, kilonun sadece genler tarafından kontrol edildiği anlamına gelmez, çünkü nasıl yemek yediğimiz de genetik yatkınlığımızın ince ya da kalın olmamız üzerindeki etkisini belirler. Bu araştırmanın bir avantajı, insanları aşırı kilolu olmaktan dolayı kendilerine yükledikleri suçluluktan kurtarmasıdır. Ne yazık ki, insanlar genetiğin önemini fazlasıyla abartarak kilolu olmanın kaderleri olduğunu ve yapılacak hiçbir şey olmadığını hissederler.
Yağ hücreleri: Bedenimiz, “adipoz dokusu” da denilen yağ hücreleri içinde yağ toplar ve biriktirir. Bazı insanların çok sayıda yağ hücresi varken (ergenlik dönemindeki şişmanlık sebebiyle olabilir) bazılarında yağ hücresi sayısı normaldir. Ancak onların da yağ hücreleri çok büyük ve geniştir. Bazılarında ise iki durum da vardır. Çocuklukları boyunca şişman olan veya aşırı kilolu bireylerin yağ hücreleri hem çok büyüktür, hem de çok fazla sayıda olma eğilimindedir. Bu alandaki ilk araştırmaları yapanlar, yağ hücresi fazla olan bireylerin kilo kaybetmesinin çok zor olduğunu öne sürmüşlerdir.
Ailede yetiştirilme: Kimi aileler duygusal ve hatta kültürel sebeplerden dolayı aşırı yeme alışkanlığı geliştirirler. Bazı kişiler ailede yetiştirilme şekline bağlı olarak psikolojik nedenlerden ötürü yemek yerler. Bu kişiler için davranış değişimini hedefleyen bir program en doğru yaklaşımdır, çünkü bu tip programlar duyguları yemek yeme davranışından ayırmaya ve zevk almak için başka kaynaklar bulmaya yardım eder.
Psikolojik faktörler: Çoğu aşırı kilolu kişi stres, depresyon, yalnızlık, öfke ve diğer duygular karşısında yemek yeme davranışlarını kontrol ederken zorlanır. Eğer öyleyse, bunun reçetesi altta yatan psikolojik problemi yani aşırı yeme davranışının ortadan kalkmasını umarak çözmek olacaktır.
Ahmet Bey neden şişmanladı?
Bir yönetici 20 yıl boyunca her sene yarım kilo almıştır. Her yıl aldığı bu kiloyu fark edememiş, ancak sonuçta aldığı 10 kilo ile mutsuz bir insan haline gelmiştir. Bu, haftada fazladan aldığı iki ya da üç içecekle bile gerçekleşmiş olabilir. Kilolu olmak aslında yavaş yavaş gerçekleşen bir süreçtir ve yediğimiz yiyecekler içerisindeki küçük hataların sonucu oluşur. Böyle bir probleme çözüm, yeme alışkanlıklarında yavaş yavaş gerçekleştirilecek değişimlerdir. Böylece uzun vadede kilo kaybı gerçekleşir.
Posted by admin | Under Diyet
Hemen hemen hepimiz suyun ne kadar faydalı olduğunu biliriz. Her diyette 1,5-2 litre su önerilmektedir ancak nedense bu kurala uyanımız son derece azdır. İşte size suyun ne kadar önemli ve kilo vermede ne derece etkili olduğunu kanıtlayan bazı temel bilgiler ;
- Birçok kişi sinirli ya da üzgün olduklarında ilk iş olarak buzdolabına yönelir. Çünkü bu zamanlarda vücutta salgılanan endorfin hormonu iştah açar ve bizi yemeye yönlendirir. Oysa bu durumda yapılacak en yararlı şey su içmektir. Çünkü su, endorfin hormonu salınımını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi engeller.
- Su, kasların dengesini sağlayarak kasılma anındaki doğal fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olur.
- Vücudun zararlı maddelerden arınmasını sağlar.
- Kabızlığı önler. Yeterli su alınmadığı zaman beden ihtiyacı olan suyu bağırsaklardan çektiği için kabızlık oluşur.
- Yemeklerden önce içilen su tokluk hissi verir.
- Cildi güzelleştirir, kurumayı ve deri sarkmalarını önler.
- Yağların vücutta depolanmasını önler. Karaciğerin başlıca görevlerinden biri de depolanmış yağları enerjiye çevirip, yakmaktır. Ancak böbrekler yeterli su alamazsa karaciğer iyi çalışmaz ve yağlar bedende depolanır.
- Vücudumuz yeterince su alamazsa bunu bir tehlike gibi algılayıp suyu saklamaya başlar. Bu da vücutta su toplanmasına özellikle el ve ayaklarda ödem oluşumuna neden olur. Bu yüzdendir ki kişinin gün içinde yeterli miktarda su içmesi çok önemlidir.
Not: Susamak, vücudumuzdaki sıvı miktarının azaldığına işaret eder. Günde 0.7 litre maden suyu içerseniz, günlük sıvı miktarınızın yarısını karşılamış olursunuz. Eğer günde 1 saat spor yapıyorsanız, bu miktarı 1 litre arttırmanız gerekir. Genelde insanın 8 bardak (2 litre) suya ihtiyacı vardır. Ancak kilolu kişilerin metabolizmalarını hızlandırmaları için daha fazla su tüketmeleri gerekir. Uzmanlar bunu fazladan her 12 kilo için 1 bardak su olarak ifade etmektedir
Posted by admin | Under Diyet
Kan grubunuzun bilinmesini gerektirecek bir neden ortaya çıkmadan grubunuzu öğrenmek aklınıza gelmeyebilir. Oysa , kan grubunuz sizin yaşamınızda çok önemli bir yer tutan özelliğinizdir. Bu önemli özelliği bilmeden dengeli beslenme koşullarını yerine getiremez,hangi hastalıklardan ne şekilde korunmamız gerektiğini bilemezsiniz.
Özel Bir Grup
Kan grupları arasında AB çok ender görülür.A grubuyla B grubunun karışmasından meydana gelen bu kan grubuna dünya nüfusunun ancak %5 ‘i dahildir.Ve de bu grup,kan gruplarının en yenisidir. Bundan 10-12 yüzyıl öncesine kadar böyle bir kan grubu yoktu.
AB Kan Grubuna sahip kişilerin Sağlık Haritaları
Bu kan grubuna dahil olanların bağışıklık sistemleri çok güçlü olur. Ancak bazı kanser türlerine yakalanma olasılıkları vardır. İki grubun özelliklerini taşıyan AB grubu,alerji,artrit,iltihaplanma gibi sorunlara her zaman rastlayabilir.Ab grubunun şaşırtıcı özellikleri bu kan grubunun modern yaşamı simgelemesini sağlıyor:
Karmaşık ve huzursuz şeklinde nitelendirebiliriz. AB grubu, ik grubunda özelliklerini taşır.A yrıca sindiirm sistemleri çok duyarlıdır.Stresi yenmek için zihinsel faaliyetlerden yararlanabilirler.
Diyet Nasıl Olmalı
AB grubundaysanız yiyeceklerinizi seçerken çok titiz davranmak zorundasınız. A ve B grublarına zararlı olan birçok yiyecek AB grubu içinde zararlıdır.Ancak diğer gruplara pek tavsiye edilmeyen domates AB gruplarına tavsiye edilir. Kilo alma konusunda AB’ler A ve B grubundakilerle aynı gen özelliklerine sahiptirler.
Mide Asiti Yetersiz
AB gruplarının çok fazla hayvansal protein alması sindirim sistemini zorlayabilir. Tıpkı A grubunda olduğu gibi sizinde mide asitiniz yeterli değildir.İşte bu yüzden azar azar ve sık sık yemek yemelisiniz. Kuzu, koyun, tavşan ve hindi eti yiyebilirsiniz.Dana ve sığır etlerinden uzak durmalısınız. Tavuk ve piliç eti yerine hindi etini tercih etmelisiniz.
Yoğurt Önemli: Sütlü besinler konusunda , B grubundakilerle aynı alışkanlıklara ağırlık verebilirsiniz.Yoğurt yerken iki yumurta beyazı ile bir yumurta sarısı yerseniz,kolesterolünüzün artmasını engellemiş olursunuz.
Posted by admin | Under Diyet
Diyet konusunda kadınlar gün geçtikçe daha da çok bilinçlendi. Artık gazetelerde, dergilerde dünyanın çeşitli bölgelerinden değişik isimli diyet programları verilmiyor. Diyetin kişiye özel olması gerektiği sağlıklı olmayı seçen her kadın tarafından biliniyor. Ayrıca zayıflamak ve bu zayıflığı korumak için asıl önemli olanın diyet değil, beslenme alışkanlıklarını değiştirmek olduğu da bir gerçek. Ama tüm bunlara rağmen hâlâ istediğiniz kadar zayıf ya da formda olmayabilirsiniz. Tabii ki bunun nedeni küçüklükten beri gelen alışkanlıkları değiştirmenin zorluğundan kaynaklanıyor. Hâlbuki bazı ufak noktalara dikkat ederek bunları yavaş yavaş değiştirmek çok kolay.
Elektronik posta bağımlısıysanız
İnternet kullanımının artmasıyla artık neredeyse tüm haberleşmemizi e- postalar aracılığıyla sağlıyoruz. Hem is konuşmalarımızı hem arkadaşlarımızla planlarımızı internet üzerinden yapıyoruz, iste bu da hareketsizliğe sebep oluyor. Çünkü tüm bu işlemleri yaparken neredeyse sabahlan akşama kadar yerimizden pek kalkmıyoruz. Bu hareketsizlik nedeniyle gün içinde fazla kalorileri yakmamız imkânsızlaşıyor.
Düzeltmenin Yolu: Telefon kullanma alışkanlığınız varsa arada bir konuşmanızı ayakta yapmaya çalısın, hatta telsiz telefonunuz varsa yürüyerek konuşabilirsiniz. Bu yolla günde yüz kalori yakmanız mümkün. Unutmayın hepsini toplasanız bu, ayda iki buçuk kilo yakmak anlamına geliyor!
Mutfağınız ağzına kadar doluysa
Bir diyet programı uygulansa bile çok çeşitli beslenmek ve ara öğünlerin sınırsız olması kilo verme sürecini yavaşlatıyor. Uzmanların beslenme alışkanlıklarıyla ilgili yaptıkları çalışmalara göre tek tip ama çok fazla beslenen kişiler bu kişilere göre daha fazla kalori yakıyorlar. Çünkü aynı şeyleri tüketen kişiler aynı tatlardan sıkılırlar ve yediklerini daha az istemeye başlarlar.
Aynı durum açık büfe, restoran gibi yerlerde limitsiz seçeneklerle karşılaştığınızda da hissedilir. Seçeneğinizin bol olduğu yerde İştahınız daha fazla açılır.
Düzeltmenin yolu: Evde her zaman için çikolata, dondurma gibi en çok sevdiğiniz şeyleri bulundurun. Her gün nefsinizi köreltmek amacıyla çok küçük miktarda tadın. Ama kesinlikle birini bitirmeden yenisini almayın. Dışarıya yemeğe çıktığınızda büyük ve özel mönüleri tercih etmeyin.
Açken market alışverişi
Boş bir mide ve süpermarket çok tehlikeli bir kombinasyondur. Eğer karnınız açken markete giderseniz gözünüze çarpan bütün ıvır zıvırları alırsınız.
Düzeltmenin yolu: Günümüzde birçok süpermarketin internet üzerinden alışveriş olanağı bulunuyor. Bu nedenle mümkün oldukça alışverişlerinizi internet üzerinden yapmalısınız. Diyetisyenler internetten yapılan yiyecek alışverişleri sayesinde kişilerin daha az yağlı gıdalar satın aldığını ve alışveriş listesine daha bağlı kaldıklarını tespit etmişler.
Alışverişe çıkıp seçerek almak istiyorsanız tavsiyemiz elinizde önceden hazırladığınız alışveriş listenizin olması. Liste dışında hiçbir şeyi almayın. Sizi kışkırtan reyonlardan uzak durun, hatta tamamen sağlıklı bir alışveriş yapmak istiyorsanız direkt olarak marketin diyet ürünlerinin satıldığı reyonlara odaklanabilirsiniz.
Antrenmanları çikolatayla kutlamak
Spor merkezindeki egzersiz programından sonra taze meyve suyu mu içersiniz, hafif bir salata mı yerseniz yoksa egzersizinizi mükemmel bir yemekle ve tatlıyla mı kutlarsınız? Eğer son şıkkı seçiyorsanız yalnız değilsiniz.
Yapılan çalışmalar kadınların yaklaşık 120 kaloriyi egzersizle harcadıklarını fakat kuvvetli bir antrenmandan sonra aynı kalorileri yemek yiyerek aldıklarını gösteriyor. Antrenman yaparken çok kalori harcadığınızı düşündüğünüz için sonrasında rahat davranmanız açıklayıcı bir neden olabilir.
Düzeltmenin yolu: Antrenman çantanıza atıştırmalık sağlıklı bir yiyecek ekleyin. Böylece spordan sonraki yemeğinizde aşırıya kaçmamış olursunuz. Mesela elma ya da muz alabilirsiniz. Eğer öğün atlamak istemiyorsanız ızgara tavuklu bir salata tercih edebilirsiniz.
Stilinizi değiştirin
Eski giyinme stilinizden vazgeçerek gardırobunuzu yenileyin. Çünkü her zaman giymeye alıştığınız bol kıyafetler fazla kilolarınızı gizler. Bu durumun getirdiği rahatlık da kilo vermeyi ertelemenize sebep olabilir.
Düzeltmenin yolu: Genelde insanlar hafta sonları daha fazla yemek yemeğe eğimlidirler. Bunun sebebi, hafta sonu günlerini kendilerine verilen ödül gibi görmeleri. Ayrıca arkadaşlarla yapılan yemek programlarının da bu duruma katkıda bulunuyor.
Bu nedenle önerimiz hafta sonları genellikle dar kalıplı jean pantolon giymeniz olacak. Jean, en ufak bir fazlalığı gösterir. Bu fazlalık oluşunca siz de yemek yemekten vazgeçebilirsiniz.
Geç saatlere kadar çalışırken atıştırmak
Fazla mesainin kiloyu olumsuz etkilediği bilinen bir gerçek. Çünkü geç saate kadar çalışmak atıştırma ve abur cubur tüketimini artırır. Yapılan çalışmalar, haftada 40 saat ve üzerinde çalışan kadınların daha az çalışanlara göre kilo almaya daha fazla eğilimli olduğunu gösteriyor.
Fazla stres ve yorgunluk da özelikle fast food yeme eğilimini artırıyor ve tabii ki zamansızlıktan dolayı daha az spor yapılmasına neden oluyor. Bilimsel bir araştırma sonucunda, kronik stres altındaki kadınların vücut yapılarının özellikle karın bölgelerinin yağlanmaya daha elverişli olduğu görülmüştür.
Düzeltmenin yolu: Gün içinde sizi bunalıma sokabilecek olası durumları tespit edin ve bu durumlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalısın. Kulaklıklarınızı takıp müzik dinlemek ya da arkadaşlarınızla kahve içmek için çalışmaya ara vermek çözüm olabilir.
Eğer fazla mesai nedeniyle spora gitmeye vakit bulamıyorsanız, ofiste, oturduğunuz yerde bile hafif egzersizler yapabilirsiniz. Zaman zaman gerinmek, masanın altında ufak hareketler yapmak sizi kesinlikle canlandıracaktır.
Egzersiz programınızı güncelleyin
Aynı antrenmanları devamlı yaparsanız vücudunuz buna alışır ve metabolizmanız daha az yağ yakmaya baslar. Sonuç? Böylece basit gelen her hareket az güç sarf etmekle kolay bir şekilde başarıldığı için olması gerekenden daha az az kalori yakmanıza sebep olur.
Düzeltmenin yolu: Spor salonunda kendinizi rahat hissettiğiniz veya yapmaya alıştığınız egzersizi terk edin. Yeni başlayanlar için hafif eğimde yapılan kardiyo antrenmanları etkilidir. Yapılan bir araştırma, değişken zamanlı bisiklet hareketinin (dört dakika yüksek tempoda, iki dakika düşük tempoda olarak) tekdüze bisiklet egzersizinden yüzde 36 daha fazla kalori yaktığını belirtiyor.
Egzersiz alışkanlığınızı en iyi sonuç alacağınız stile göre değiştirin. Bu konuda spor eğitmeninizden yardım isteyebilirsiniz. Fazla kilolara karsı kickboks yapmayı deneyebilirsiniz. Tüm bu değişimlere rağmen kilo veremediniz mi? Grup egzersizlerini deneyin. Bazı yeni hareketler değişik kas gruplarının çalışmasını sağlayarak, daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olur.