Bal - Civan perçemli bal maskesi

Suyu kendine çeken bal, çok iyi bir nemlendiricidir. Bal hem kuru, hem de yağlı ciltlere yararlıdır. Cilde düzgünlük verir, yumuşatır ve besler. İçindeki organik asitler ve enzimler kozmetik açıdan balın değerini artırır. Yüzü soluk olanlar yanak­larına pembelik gelmesi için, baldan da­ha iyi bir nemlendirici bulamazlar. Balı yü­ze yaydıktan sonra parmak uçları ile balı hafif hafif vurarak cilde yedirmeli. İki ila üç dakika bekledikten sonra yüzü önce ılık, sonra soğuk su ile yıkamalı. Bu yön­tem kan dolaşımını hızlandırır. Sonuç olarak cilt hafif pembeleşir. Bal; yüz kremlerinde, el losyonlarında, maskelerde yer alır (kozme­tikte kullanılacaksa iyice sulandırılmalıdır).

Civan perçemli bal maskesi
Yapılışı: Civan perçemi çiçeği, saf suda 10 dakika kaynatıl­dıktan sonra sıkılarak süzülür. Bir fincan su soğutu­lur. Elde edilen posa ezildikten sonra, yarım fincan limon suyu, bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir tatlı ka­şığı süzülmüş bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile bir­likte karıştırılır. Hazırlanan karışıma soğutulan bir fincan civan perçemi suyu ilave edilir. Maske kıva­ma gelinceye kadar azar azar yulaf unu eklenir.

Etkisi: Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini sağ­layan civan perçemi maskesi, uygulamadan bir saat sonra ılık su ile güzelce yıkanır ve cilt gül suyu ile iyice temizlenir. Bu maske, bir hafta uygulanmalıdır

Yorum Yazın 14.05.2008

çillere ve lekelere karşı formüller

Bu losyonlar veya macunlar cildin rengini açar. Ancak, hafif de kurutucu olduklarından, uygulama genel olarak 15-20 dakikayı aşmamalıdır. Kuşkusuz, bu süre çilin, lekenin ve cildin cinsine göre değişebilir. Başlangıçta kısa sürelerle uygulanmalıdır, her uygula­madan sonra yüzü kireçsiz ılık su ile yıkayıp, yüze nemlendirici ve­ya besleyici bir krem sürmeli.

Yulaflı
Malzemesi: 4 çorba kaşığı yoğurt suyu, 2 çorba kasığı yulaf ez­mesi.
Yapılışı: Malzemeler kanştmlıp macun haline getirilir, (karışım koni ise biraz daha yoğurt suyu katılabilir). Düzgün bir biçimde çillere sürülüp 20 dakika beklenir. Sonra yüz, ılık su ile yıkanıp kurutulur (yoğurt suyuna limon suyu da katılabilir.)

Mürver çiçekli
Malzemesi: Bir avuç dolusu mürver çiçeği, 3-4 sap maydanoz, bir fincan yağmur suyu veya arı su.
Yapılışı: Mürver ve maydanoz yıkanıp bir kaba konur, üzerine kaynar su dökülür. 3-4 saat bekledikten sonra süzülüp şişeye aktanlır. Buzdolabında saklanır. Bu karışım bir parça pamuk ile günde birkaç kez yüze sürülür.

Tuzlu
Malzemesi: Bir miktar tuz, bir miktar limon sum.
Yapılışı: Tuz, limon suyunda eritilir. Gece yatarken çillere sürülür. Ertesi giin yüz çalkalanır, uygulamaya bir
süre devam edilir.

Elma sirkeli
Malzemesi: 8 çorba kaşığı mürver losyonu, bir çorba kaşığı elma sirkesi, bir tatlı kaşığı şap (toz halinde).
Yapılışı: Mürverin üstüne kaynar su dökülüp 3-4 saat bekletilir. Losyon soğuyunca önce şap, sonra elma sir­kesi katılır. Şişeye konulup iyice çalkalanır ve buz­dolabında saklanır. Bir süre günde birkaç kez bir parça pamuk ile yüze sürülür.

Limonlu
Malzemesi: 1,5 (bir buçuk) limonun suyu. bir tatlı kaşığı bo­raks, bir tatlı kaşığı tuz.
Yapılışı: Malzeme bir arada karıştırılarak macun haline getirilir {gerekirse biraz daha limon suyu katılabilir). Yü­zün çilli ve lekeli kısımlarına sürülür. 15-20 dakika bekledikten sonra yüz ılık su ile çalkalanıp kurutulur.

Çiğ sütlü
Malzemesi: 10-12 salatalık dilimi, bir küçük fincan çiğ süt.
Yapılışı: Çiğ sütün içine konan salatalık dilimleri buzdolabında bekletilir. Ertesi gün bir parça pamuk ile yüze sürülür. Kuruduktan sonra işlem 2-3 kez ye­nilenir. Sonra yüz. maden suni ile yıkanır. Olum­lu sonuç almak için bir süre uvgulanmahdır. Kanşım buzdolabında bir haftadan fazla dayanır.

Maydanozlu
Malzemesi: Bir miktar maydanoz suyu.
Yapılışı: Maydanoz özel elektrikli aletle sıkılır.Elde edilen sıvı losyon, sabah ve akşam çiller yok oluncaya kadar sürülür.
Not:Yukarıda verilen formüller; cildin gereksinimine göre, biberiye, ıhlamur, papatya, lavanta gibi bitkilerin losyonuyla da yapılabilir.

Silvicelere karşı
Hazırlanışı:İki tutam kurutulmuş düğün otu ile bir tutam kabak çekirdeğini toz haline getirin. Ezilen kavunla birlikte iyice karıştırarak lapa yapın. Elde edilen lapaya bir fincan domates suyu ve bir çorba kaşığı badem yağı ekleyin.
Etkisi:Sivilcelerin ve kırışıklıkların giderilmesinde etkindir. Aynı zamanda şampuan olarak da kullanılır.

Siğiller için
Hazırlanışı: Soyulup, suyu çıkarılan salatalık, bir fincan limon suyu, bir çorba kaşığı badem yağı, bir adet çırpıl­mış yumurta akı ile karıştırılır. Karışıma, maske ki­ramı alana dek patates unu katılır.
Etkisi: Siğil ve sivilcelerin yok edilmesinde ve cilde canlılık kazandırılmasında maske yapılarak uygulanır. Ciltte 20 dakika bekletilmelidir.

Yağ bezelerini gidermek için
Hazırlanışı: Kalnıkları soyulmuş iki elma dilimi,kekik suyunda pişirildikten sonra, ezilerek lapa haline getirilir.Lapaya bir fincan karpuz suyu,bir tatlı kaşığı tarçın, bir çorba kaşığı yoğurtla kaymak ilave edilir.Krem kıvamına gelinceye kadar,yulaf unu serpilir.Ateşte ısıtılarak yüze sürülür.
Etkisi: Yüzde oluşan yağ bezelerini izale ederken, aynı zamanda tendeki gözenekleri beslemeye de yardımcı olur.

Nem maskesi
Hazırlanışı: Üç avuç taze göl yaprağı, beş dakika bir bardak yağmur suyunda veya arı suda pişirilerek ateşten indiri­lir. Toz haline getirilen ıhlamur yaprağından bir çay kaşığı, taze kaymaktan bir çorba kaşığı ve süzme baldan bir tatlı kaşığı eklenerek karıştırılır.Krem kıvamına gelinceye kadar kestane unu ilave edilir.
Etkisi: Cildin parlak,nemli ve güzel olmasını sağlayan gül kremi, yüze maske olarak ve tene sürülerek uygulanır.Gül güzellik kremi, şampuan olarak kullanıldığında saçların ipek gibi parlak ve yumuşak olmasını sağlar.

Yorum Yazın 06.04.2008

Bal, Civan perçemli bal maskesi

balSuyu kendine çeken bal, çok iyi bir nemlendiricidir. Bal hem kuru, hem de yağlı ciltlere yararlıdır. Cilde düzgünlük verir, yumuşatır ve besler. İçindeki organik asitler ve enzimler kozmetik açıdan balın değerini artırır. Yüzü soluk olanlar yanak­larına pembelik gelmesi için, baldan da­ha iyi bir nemlendirici bulamazlar. Balı yü­ze yaydıktan sonra parmak uçları ile balı hafif hafif vurarak cilde yedirmeli. İki ilâ üç dakika bekledikten sonra yüzü önce ılık, sonra soğuk su ile yıkamalı. Bu yön­tem kan dolaşımını hızlandırır. Sonuç olarak cilt hafif pembeleşir. Bal; yüz kremlerinde, el losyonlarında, maskelerde yer alır (kozme­tikte kullanılacaksa iyice sulandırılmalıdır).

Civan perçemli bal maskesi
Yapılışı: Civan perçemi çiçeği, saf suda 10 dakika kaynatıl­dıktan sonra sıkılarak süzülür. Bir fincan su soğutu­lur. Elde edilen posa ezildikten sonra, yarım fincan limon suyu, bir çorba kaşığı zeytinyağı, bîr tatlı ka­şığı süzülmüş bal ve çırpılmış yumurta sarısı ile bir­likte karıştırılır. Hazırlanan karışıma soğutulan bir fincan civan perçemi suyu ilave edilir. Maske kıva­ma gelinceye kadar azar azar yulaf unu eklenir.

Etkisi: Yüzdeki çöküntü ve kırışıklıkların giderilmesini sağ­layan civan perçemi maskesi, uygulamadan bir saat sonra ılık su ile güzelce yıkanır ve cilt gül suyu ile iyice temizlenir. Bu maske, bir hafta uygulanmalıdır.

Yorum Yazın 06.04.2008

Her Yaşa Farklı Bakım

Eğer henüz 20′li yıllarını sürüyorsanız o zaman cilt problemleriyle henüz karşılaşmadınız demektir.

Güzelliğin birinci koşulu cilt bakımı şüphesiz. Tabi doğru bakım yöntemini seçebilmek de burada önemli bir rol üstleni­yor. Uzmanlara göre her yaşın ürünleri farklı. Dolayısıyla bu basit kuralı göz önünde bulunduran her kadının, yaşı kaç olur­sa olsun, güzel bir cilde sahip olması mümkün. Çünkü güzelli­ğin yaşı yok…

Güneş, rüzgâr, yağmur ve soğuk gibi değişik iklim koşulları, giderek çoğalan çevre kirliliği ve incelen ozon tabakası karşısın­da cildimiz de göstermek zorunda olduğu direnç katlanarak ço­ğalıyor. Hergün karşı karşıya kaldığımız bu olumsuz faktörler cildin yaşlanmasını hızlandırıyor.

Gülmek, hayal kurmak, konuşmak ya da hayret etmek… yüz­deki izler ya da kırışıklıklar bazen bu hoş güdülerle daha özel­likli bir hal alabiliyor. Ama zaman içinde günlük kas maratonu­nun izleri giderek derinleşiyor ve yüze yerleşiyor. Aslında cildin yaşlanmasında en büyük etken genetik özelliklerle bağlantılı. Bir bölümde de dış faktörler rol oynuyor. Eğer bunların içinde ana nedenleri sayacak olursak iklim koşulları, sağlıksız yaşam, cilt bakımına yeterince önem vermemek, ilaç kullanmak, fazla sigara ve alkol tüketimi ilk sıralarda yer alıyor. Bu olumsuzluk­lar da kendini ciltte kırışıklık olarak ortaya koyuyor. Ten rengi cansızlaşıyor, cilt soluyor, kuruyor ve parlaklığını yitiriyor. Pig­ment lekeleri sağlıksız bir cildin habercisi olarak cilt yüzeyine yerleşiyor. Bu arada bio kimyasal değişiklikler de cildin iç kat­manlarında etkili oluyor. Cildin üst yüzeyi olan epidermis ger­ginleşirken orta tabaka olan dermiş inceliyor ve elastikiyetini kaybediyor. Cilt tabakaları arasındaki iletişim giderek azalıyor. Yağ dokusu yeniden yapılanıyor ve derin tabakalardaki cilt elastikiyeti bozuluyor. Kas lifleri üzerinde bulunan cilt çizgileri giderek derinleşiyor ve bir daha düzelemiyor. Bunun sonuçları olarak arşımıza solgun, direnci az, elastikiyetini kaybetmiş bir cilt tipi çıkıyor.

Cildin orta yaÅŸ krizi
Peki, 30,40 ya da 50. Doğum günlerinde yaşlılık krizine giren kadınların sayısı ne kadardır dersiniz? Çok değil çünkü kadınlar artık yaşlılığa çok daha güvenli ve korkusuzca bakıyor. Yapılan araştırmalar 35-40 yaş arsındaki oran için görünümün kesinlik­le büyük önem taşıdığını ortaya koyuyor. Ve onlar da ciltlerinin artık 20 yaşındaki kadar genç, gergin ve taze görünmeyeceğinin farkında. Dermatologların ve kozmetikçilerin bildiği bir şey var o da kırışıklıklar, elastikiyet kaybı ve yorgun ciltlerde sadece do­ğal yaşlanma sürecinin suçlu olmadığı. Suçlular arasında UV ışınları, çevre kirliliği, cildimizi çoğunlukla olduğundan daha yaşlı gösteren stres gibi dış etkenler de bulunuyor. Yeni anti-aging kremleri bu yüzden oldukça hassas içerikleriyle ortaya çı­kıyor. Sadece ciltteki beslenme ve enerji yetersizliğini dengele­mekle kalmıyor aynı zamanda koruma mekanizmasını da yeni­den harekete geçiriyor. Bileşimlerindeki yeni saf bio-etkili maddeler doğadaki malzemelerden ve bitki özlerinden oluşu­yor.

Korunma 20′lerin ilk koşulu
Eğer henüz 20′li yıllarını sürüyorsanız o zaman cilt problem­leriyle henüz karşılaşmadınız demektir. Çünkü cildiniz henüz genç ve taze görünümünü korumaya devam eder. Doku ise kı­rışıklıkların oluşmasını önleyecek kadar elastik ve yeterince ne­me sahiptir. Yine de çevre kirliliği, olumsuz dış etkenler ve gü­neş ışınların zaman içinde nasibini almaktan kurtulamaz. 20′li yaşlarda cildin kan dolaşımı normal bir düzende sağlıklı bir şe­kilde devam etmektedir. Bu yüzden parlak ve pürüzsüz bir gö­rünümdedir. Ancak 25 yaşla birlikte vücudun yaşlanma saati yavaş yavaş işlemeye başlar. Vücut elastin, kollajen ve ter üreti­mini giderek kısıtlamaya başlar. Cilt gün be gün kendini nem­lendirme gücünü kaybeder ve kuru bir görünüm alır. Bu yüz­den 20′lerin son demlerinde cildinizde ince de olsa ilk kırışık­lıklarınızla yüzleşmeye hazır olun, özellikle de göz çevresinde… Termal suyla ve nemlendiricilerle yapılan ilk bakımlar cildin mümkün olduğunca uzun süre gençliğini korumada etkilidir.

Uyguladığınız bakım E ve C vitaminli ürünlerle desteklendiğin­de ise hücrelere zarar veren serbest radikallerin nötralize olma­ları çok daha kolay olacaktır. 20′li yaşlar için en ideal bakım ürünleri hafif içerikli j el formundaki kremler ya da sıvılardır. En az bakımlar kadar önemli olan bir konu daha var ki o da cildin güneş ışınlarından korunması olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü zararlı ışınlar hala cilt yaşlanmasında en önemli etken olmaya devam ediyor. Birçok kozmetik ürünü UV korumalı olarak üre­tiliyor. Benim tavsiyem, ister kış ister yaz günü olsun, dışarı çı­karken cildinize mutlaka bir nemlendirici sürmelisiniz.

Bu yaşlarda derinlemesine temizliğin önemi bir kez daha or­taya çıkıyor. Çünkü cilt sadece ergenlik döneminde değil daha sonraki dönemde de olumsuz çevre koşullarından etkileniyor. Bu yüzden uyumadan önce makyajınızı iyice temizlemeyi ih­mal etmeyin. Yoksa cildinizin mat bir görünüm alması ve can­lılığını yitirmesi işten bile değil. Cilt sorununuz yoksa bile gün­de bir kez süt, krem ya da köpükle temizlemeyi alışkanlık hali­ne getirin. T bölgesi olarak bilinen alın, çene ve yanak bölgesi özellikle temiz tutulması gereken bölgeler arasında. Dolayısıyla.. cildinizi sadece akşamları değil sabahları da temizlemenizde fayda var.

Yorum Yazın 10.03.2008

Önceki Yazılar



islami sohbet dini sohbet bayanlarla sohbet türkçe mirc mirc indir mirc indir Leke Kremi Selülit dizi izle kadın chat chat sohbet chat sohbet chat güzellik saç dökülmesi örgü modelleri kral oyun video izle gelinlik resimleri zeka oyunları temizlik kiralık daire branda halı yıkama çelik kasa elektronik terazi baskül tartı Sohbet Chat kurye kurye kurye maynet Sohbet odaları çet Sohbet Chat Hair Style Hollywood Stars Photos Car Photos mirc toplist branda google reklam