hava sıcaklığının olumsuz etkilerinden korunmak

Sıcak havalarda hamile kadınların çocugunuzun sağlığı için bunlara dikkat etmesi gerekmektedir;

• Sıcaklığın en fazla olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalı, sabah ya da güneşin etkisini kaybettiği saatlerde kısa süreli güneşlenmeler yapılmalı,

• Güneşlik altında dahi olsa sıcakta uzun süre kalınmamalı. Dışarı çıkarken geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü takılmalı, yüksek faktörlü güneş koruyucu ürün kullanılmalı,

• Ani tansiyon düşmeleri, aşırı terleme ve su kaybı, bayılmaya yol açabileceği için, vücuttaki su ve mineral kaybını önlemek amacıyla bol su ile birlikte az şekerli limonata, meyve ve maden suyu tüketilmeli,

• Bacaklardaki ödemi gidermek için uzun süre ayakta durulmamalı ve aynı pozisyonda oturmaktan kaçınılmalı,

• Varis problemi olan hamileler, özel varis çorapları kullanmalı,

• Ağır ve fazla miktarda yemek yememeye özen gösterilmeli. Sebze, meyve ağırlıklı beslenmeye dikkat edilmeli,

• Aşırı sıcağın etkisiyle besin zehirlenmeleri ile karşılaşılmaması için açık yerlerde satılan gıdalar tüketilmemeli,

• Kan dolaşımının rahat sağlanabilmesi ve ödemin oluşmaması için uzun uçak yolculuğu yapılmamalı. Özel araçla yapılacak yolculuklarda ise 2 saatte bir mola verilerek 10 dakika kadar yürünmeli.

Yorumlar 1 07.07.2008

Hamilelik egzersizleri bebeğe yarıyor

ABD’de yapılan bir araştırma, hamilelikte yapılan egzersizlerin, anneye olduğu kadar bebeğe de yararlı olduğunu ortaya koydu.

Kansas City Üniversitesinden Dr. Linda E. May ve ekibi tarafından yapılan çalışmanın sonuçları, “Deneysel Biyoloji 2008 Konferansı” kapsamında yapılan, 121. “Amerikan Fizyoloji Toplumu” yıllık toplantısında açıklandı.

Araştırma, hamilelik süresince egzersiz yapan annelerin bebeklerinin otonom fonksiyonlarının, yapmayanlara göre daha iyi çalıştığını ortaya koyuyor. Otonom sinir sistemi, vücuttaki kalp atışı, tansiyon, nefes alma oranı ve iç organların fonksiyonları gibi istem dışı faaliyetleri kontrol ediyor.

Hamileliğin 28. haftasından 36. haftasına kadar izlenen süreçte, anne karnındaki bebeklerin kalp atış hızı ve kalp atış değişkenliği ölçülen araştırma sonucunda, egzersiz yapan annelerin bebeklerinin kalp atış hızının egzersiz yapmayan annelerin bebeklerine göre belirgin şekilde düşük olduğu belirtildi.

Dr. Linda May, anne adayının egzersiz yapması durumunda, bebeÄŸinin de, annesi gibi süreçten olumlu etkilendiÄŸi ve kalp sinir sisteminin geliÅŸtiÄŸi belirterek, “Hamilelikte yapılan egzersiz, bebeÄŸin kalp saÄŸlığı için yapılacak en erken ve en iyi müdahaledir” dedi.

Yorum Yazın 13.06.2008

Hamilelikte Ağız Ve Diş Bakımı

ğız ve diş sağlığının devamlılığını sağlamak için yaşam boyu etkili ve yeterli bakım gereklidir.

Ancak kadınlarda ağız diş bakımı , yaşamlarının belirli bölümünü alan puberte, bebek emzirme, hamilelik, mensturasyon ve menapoz , dönemlerinde ayrıcalık göstermektedir.

“Her doÄŸumda bir diÅŸ kaybedilir” düşüncesi doÄŸru mu?

“Hamilelik sırasında bebeÄŸin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin diÅŸlerinden alarak annesinin diÅŸlerinin çabuk çürümesine yol açtığı, bu nedenle hamile annelerin diÅŸ kaybına uÄŸradığı ” düşüncesi tamamen yanlıştır.

Hamilelik sırasında annenin dişlerinden kalsiyum kaybı olduğuna dair herhangi bir bilimsel kanıt yoktur. Bu dönemde bebeğin ve annenin kemiklerinin sağlıklı olabilmesi için annenin günlük 1200-1500 mg kalsiyuma gereksinimi vardır.

Hamilelik döneminde kadın süt ve süt ürünleri ile yeşil yapraklı sebzeler gibi kalsiyum dan zengin gıdalar alarak kalsiyum gereksinimini karşılamalıdır. Eğer gıdalarla yeterli kalsiyum sağlanamazsa bebeğin gelişimi için gerekli olan miktar annenin kemiklerinden karşılanır.

Dişlerden kalsiyum çözünmesi olmaz.

Eğer iyi bir beslenme ile beraber yeterli ağız diş bakımı yapılırsa hamilelik döneminde normal dönemden farklı bir diş sorunu ile karşılaşılmaz.

Hamilelik sırasında beslenme hem annenin hem de bebeğin genel sağlığı ve ağız diş sağlığı için oldukça önemlidir.
Bakınız: 1-Diş Sağlığı ve Vitaminler, 2-Dengeli Beslenme

Hamilelikte bebeÄŸin diÅŸ geliÅŸimi 5. ve 6. haftalarda baÅŸlar.

Ağız ve diş sağlığı açısından tüm hamilelik döneminde:

#  A,C,D vitaminleri ile fosfor ve kalsiyumdan zengin temel yiyecekler alan meyvalar ve sebzeler, tahıl , süt ve mandıra ürünleri ile ile , et , balık ve yumurta dengeli olarak alınmalıdır.
# Şeker mümkün olduğu kadar alınmamalı (özellikle yemek aralarında).
Kurutulmuş meyve ve karemel gibi yapışkan şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

Hamilelik sırasında diş tedavisi yapılabilir mi?

* Hamileliğin ilk üç ayında bebeğin organ gelişim evresi olan ilk üç ayda etkili dental tedaviden kaçınılmalıdır.
* Tedaviler ikinci üç aya ertelenmelidir.

* Diş ya da diş eti iltihabı gibi acil durumlarda, var olan enfeksiyonun bebeğin gelişimini dental tedavinin olumsuzluklarından daha fazla etkileyebileceği düşüncesi ön plana alınmalı ve bir jinekoloğun önerileri doğrultusunda dental tedavi yapılmalıdır.

* Son üç ayda tedavi için gerekli olan pozisyonları rahat alalaması ve koltukta uzun süre oturamaması nedeni ile diş tedavisi yaparken anne rahatsız olabilmektedir.

Hamilelik sırasında ekstra bir ağız-diş bakımı gereklimidir?

* Günlük ağız ve diş bakımım kesintiye uğratılmamalıdır.
* Hamilelik öncesi tam bir ağız muayenesinden geçerek optimal ağız hijyenine kavuşmalı ve bunu sürdürme alışkanlığını kazanmalıdır.
* Çünkü plak birikimi, ve diş eti hastalıkları ile hamilelik sırasında oluşan hormonal değişiklikler arasında direkt ilişki vardır.
* Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı ağız mukozasını dış etkenlere karşı özellikle bakteri plaklarına karşı daha hassa yapar.
* Günde en az iki kez diş fırçası ve diş ipi kullanarak etkili diş bakımı yapılarak plak birikimine engel olunmalıdır. (Bakınız, Diş Fırçalama)
* Ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve dişeti hassasiyetini azaltır.
Hamilelikte diş çekilir mi?

Hamilelik tüm vücudun fiziksel ve psikolojik yönden pek çok değişikliklere uğradığı bir dönemdir. Ağzımız ise vücudun bu tür değişikliklerine karşı çok hassas olan bir bölgesidir.

Anne adayı hamilelik süresince ister istemez devamlı bebeğini düşündüğü için kendi kişisel bakımını ihmal edebilir. Mide bulantıları ve kusmalar ağız içinde zararlı etkilere neden olur. Bazı yiyecek ve içeceklere karşı aşırı ilgi veya aşırı tiksinme duyulması sonucu ağız da bundan etkilenir.

Hormonal etkiler sonucunda ağız içinde bazi degisimler olur. Örneğin kandaki ve tükürkteki asit miktarı arttığ için dişlerin çürümesi kolaylaşır. Çünkü en basit anlatımıyla , dişin çürümesi demek , bakterilerin salgıladığı asitlerle yumuşaması demektir. Diş eti rahatsızlıkları da eskisinden daha kolay ve daha sık oluşacaktır.

Hamile olmayı düşünen veya hamile olan her kadın mutlaka bir diş hekimi kontrolünden geçmeli , ağız sağlığı için neler yapması veya yapmaması gerektiğini öğrenmeli ve gereken tedavilerini yaptırmalıdır. Bu hem annenin hem de çocuğunun sağlığı için çok önemlidir.

Hamilelik kabaca üç dönemde incelenir: #    İlk üç aylik dönem: Bu dönem bebeğin çok hassas olduğu bir dönemdir. Gereksiz müdahaleler düşüğe sebep olabilir. Fakat ağrıya sebep olmuş ve/veya müdahale edilmediği taktirde daha çok zarara neden olabilecek durumdaki dişlerin çekim, kanal tedavisi gibi acil olarak tedavi edilmesi gereken durumlarında, çekinmeden diş hekimine gidilmelidir. Diş hekimi , bebeğe zarar vermeyen ilaçlarla tedaviyi sağlayacaktır.
# İkinci üç aylik dönem: Bu dönem , hamilelik sonuna kadar ertelenmesi uygun olmayan diş çekimi, dolgular, kanal tedavileri vb. pek çok tedavinin yapılması için en uygun olan dönemdir.
# Üçüncü üç aylık dönem: Bu dönemde bebek anne karnında oldukça büyümüştür ve doğum yaklaşmıştır. Aynen ilk üç aylık dönemde olduğu gibi, acil tedaviler dışında diş hekimi müdahale etmeyecektir.

Hamilelik ağız sağlığını nasıl etkiler?

Hamilelik sırasında anne dişlerinden kalsiyum kaybı ve her hamilelikte annenin bir dişini kaybedeceği yanlış bir inanıştır. Fakat hamilelik sırasında ağız sağlığında bazı değişikliklerin olacağı da bir gerçektir. En önemli değişiklik östrojen ve progesteron hormon düzeylerindeki artış olup, bu durum da dişler üzerindeki plak birikiminin artması ile bağlantılıdır.

EÄŸer plak uzaklaÅŸtırılmazsa diÅŸeti iltihabına (gingivitis) neden olur. Bu durum “hamilelik gingivitisi” adını alır. DiÅŸeti kırmızı, hacim olarak artmış, hassas ve kanamalıdır. Bu tablo daha çok 2. üç aylık dönemde hamile kadınların çoÄŸunluÄŸunu farklı ÅŸiddette etkiler. EÄŸer gingivitis zaten mevcutsa hamilelik sırasında ÅŸiddeti artabilir ve tedavi edilmezse periodontitise ilerleyebilir. Hamile kadınlarda aynı zamanda “hamilelik tümörü” geliÅŸtirme riski de vardır. Bunlar diÅŸeti büyümelerinin irritasyonu sonucu oluÅŸan iltihabi lezyonlardır. Genellikle kendi haline bırakılmakla beraber, hastaya rahatsızlık veriyorsa veya çiÄŸneme, fırçalama ve diÄŸer ağız bakımı iÅŸlemlerini engelliyorsa diÅŸhekimi tarafından alınmalıdır.

Bu problemler nasıl önlenebilir?

Dişeti iltihabı dişlerin etkin olarak bakımı ve temizlenmesi ile önlenebilir. Her gün en az iki kez, mümkün olan durumlarda her yemekten sonra dişler fırçalanmalıdır. Her gün tüm dişlerde diş ipliği ile temizlik işlemi de yapılmalıdır. Sabah diş fırçalamak rahatsızlık veriyorsa ağız su veya anti-plaque ve floridli gargaralarla çalkalanmalıdır. Dengeli beslenme ile birlikte C ve B12 vitamin destekleri de ağız sağlığının sürdürülmesi açısından önemlidir. Dişhekimine daha sıklıkla gidilmesi de etkin plak kontrolünü sağlayarak gingivtis gelişimini önler. Plak kontrolünün sağlanması aynı zamanda dişeti irritasyonunu ve hamilelik tümörlerinin oluşma riskini de azaltır.

Yorum Yazın 04.06.2008

hamilelikte vücut bakımı, her zamankinden önemli

Bursa Zübeydehanım Doğumevi Başhekim Yardımcısı Özer Kutlu, kadın vücudunun hamilelik sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım istediğini bildirdi. Kutlu, yaptığı açıklamada, hamileliğin kadının hayatında hem fizyolojik hem de psikolojik olarak önemli bir dönem olduğunu belirtti. Hamile kadınların bu dönemde bedenlerine gösterdikleri ilginin, hem sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmelerini hem de doğum sonrasında vücudun eski haline kolayca dönmesini sağladığını ifade eden Kutlu, şunları söyledi:

”Kadın vücudu hamilelik sırasında diÄŸer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu yüzden kadınlar hamilelik döneminde vücut temizliÄŸine ve bakımına gerekli ilgiyi göstermelidir. Ancak bunu yaparken de çok dikkatli olunmalı. Gebelik sırasında günlük yıkanma alışkanlık haline getirilmelidir. Çünkü bu dönemde ter bezleri normalden fazla çalışır. Yıkanırken kullanılan su 37-38 derece olmalıdır. Aşırı sıcak su hamileler için zararlıdır. Ayrıca banyo süresinin 15 dakikadan fazla olmamasına dikkat edilmelidir. Aksi takdirde kanama geçirme riski artar.”

Kutlu, hamilelerin banyo yaparken, hiçbir zaman kapıyı kilitlememelerinin, hatta evde kimse olmadığı zamanlarda banyo yapmamaya özen göstermelerinin önemli olduÄŸunu vurguladı. Hamilelik döneminde cildin saÄŸlıklı bir ÅŸekilde nefes almasının önemli olduÄŸunu kaydeden Kutlu, ”Bu yüzden bu dönemde yatmadan önce makyaj mutlaka temizlenmeli, yüze ellere besleyici krem sürülmelidir” dedi.

Gebelik döneminde saçlara istenilen şekli vermenin her zamankinden daha zor olabildiğini anlatan Kutlu, bu dönemde parlaklıklarını, canlılıklarını yitiren saçların sık sık yıkanması ve saç tipine uygun bakım yapılmasının sorunu büyük ölçüde gidereceğini vurguladı. Kutlu, el ve ayak tırnaklarının gebelik sırasında donuk renk aldığını ve kolayca kırıldığını dile getirerek, şöyle konuştu:

”Tırnakların katmanlarının ayrılmaması için güçlendiricili parlatıcılardan kullanabilir. Hamile kadınların tükürüklerinde bulunan ve diÅŸ minelerini etkileyen maddeler, bu dönemde diÅŸ çürümelerine sebep olur. Ayrıca diÅŸlerin saÄŸlamlığında rol oynayan flor maddesi de yeterince saÄŸlanamaz. Bu nedenle hamilelik döneminde hiçbir aÄŸrı duyulmasa bile diÅŸ doktoruna düzenli olarak gidilmelidir. Arada sırada diÅŸleri antiseptikle çalkalamak da mikropların diÅŸlerde yuvalanmasını önleyecektir.”

Yorum Yazın 06.05.2008

Önceki Yazılar