Gebelik dönemi yolculukların tamamen kısıtlanması gereken bir dönem değildir, fakat burada da bazı konulara dikkat etmek gerekir.
Seyahatte en önemli sakınılması gereken durum sarsıntıdır. Seyahatin sarsıntılı olmaması gerekir. İster günlük şehir içi yolculuklarda, ister şehirler arası araba yolculuklarında mudaka emniyet kemeri kullanılmalıdır. Özellikle uzun yolculuklara çıkmadan önce, bir doktor muayenesinde fayda vardır. Uzun yolculuklarda uzun süre hareketsizlik, dolaşımı yavaşlatır. Bel ağrısı ve bacaklarda kramplar oluşur. Bu nedenle yaklaşık 2 saatte bir mola verip gebenin 10-15 dakika yürüyüş yapması gerekir.
Uçakla seyahate, gebenin bir sorunu yoksa 32. haftaya kadar izin verilebilir, fakat 32. haftadan sonra sorun olmasa bile uçakla seyahat uygun değildir.
Riskli gebeler, özellikle ilk gebeliğinde erken doğum hikayesi olanlar ve gebeliğin son aylarına yaklaşan gebeler, doktorlarına danışmadan kesinlikle yolculuk yapmamalıdırlar.
29.03.2008
Gebelerde düzenli ve dengeli beslenme çok daha önem kazanır.
Gebelikte beslenmede önemli hususlardan biri de, ilk önce sakıncalı yiyeceklerden, örneğin zararlı olabilecek hormonlu, katkı maddeli, tuzda salamura edilmiş yiyeceklerden, iyi pişirilmemiş etlerden, bozulmuş gıdalardan, asitli veya asitsiz hazır içeceklerden (meşrubatlardan) olabildiğince uzak durulması gerektiğidir.
Daha sonra yenmesinde yarar olan et (kırmızı et, balık, tavuk eti), süt, peynir, yoğurt yumurta, kuru baklagiller, mevsim meyvesi ve sebzesi, bol yeşillikli salatalar, zeytinyağlı sebze yemekleri, taze meyve suları, bol su (günde 8-10 bardak), tuzsuz kuru yemişler, kurutulmuş meyveler (kuru üzüm,incir,erik,hurma v.b.) kepekli ekmek, üzüm pekmezi, bal gibi değerli besinlerden faydalanılmalıdır.
Tuzlu unlu, ve şekerli gıdalar (tatlı, börek, pasta v.b.) da beslenmede kısıtlanmalıdır.
•Gebeler kesinlikle düzenli öğünler halinde yemek yemelidir.
•Günlük öğünler 3 öğün yerine 5 öğüne bölünmelidir.
•Bir defasında çok yemek yerine, azar azar kısa aralıklarla beslenmelidirler, aşırıya kaçmamalıdırlar..
•Gebenin aşırı kilo alması bebeğin iyi kilo alacağını göstermez.
•Gebelerin fazla yemeleri kadar, uzun süre aç kalmaları da doğru değildir.
24.03.2008
Tüm gebelik boyunca gebelerin ortalama 10-15 kg alması normaldir. Bunun alt sınırı 8 kg.a kadar; üst sınırı da 16 kg.a kadar normal kabul edilebilir. 8 kg.dan daha az veya 16 kg.dan daha fazla alınması, bazı sakıncalara yol açabilir veya bir sorun belirtisi olabilir.
Gebeliğin ilk üç ayında gebeler 1-3 kilo almalıdır. Ancak ağırlık artışı yerine ilk aylarda 4 kg.a kadar kilo kaybedebilir. Üçüncü aydan itibaren her ay ortalama 1-1.5 kg almaları gerekir.
Fazla kilo alınması aşırı kalori alındığını veya vücutta tuz ve su tutulduğunu gösterir. Aşırı kilo alan kadınlarda doğum güçlüklerine daha sık rastlanır. Özellikle gebeliğin ikinci yarısından sonra bir haftada 1 kg.dan fazla alınması, tansiyon yükselmesi açısından risk altında olduğunu işaret edebilir.
Az kilo alınması ise beslenme yetersizliğini gösterir. Annede beslenme yetersizliği mevcut ise bebekte gelişme geriliği oluşur.
Tüm bunlarla birlikte annenin gebelik öncesi kilosu da gebelikte alınan kilo ile ilişkilidir. Zayıf bir anne 17-18 kilo alması, sorun oluşturmayacağı gibi; şişman bir anne de 5-6 kilo almasına rağmen sağlıklı bir bebek doğurabilir.
24.03.2008
Bu durum; cinsel ilişki sırasında vajen girişinde veya derin ilişkide ağrı hissedilmesi durumudur. Tıbbi literatürde “Disparoni (ağrılı birleşme)” olarak geçer.
Disparoni yakınması bir çok kadında bulunmaktadır. İlk ilişkiden itibaren bu yakınması olanların yanı sıra yıllar sonra cinsel ilişkisi ağrılı olmaya başlayan kadınlar da vardır.
Ağrılı ilişkinin nedenleri jinekolojik hastalıklar olabileceği gibi psikolojik de olabilir. Bu yüzden nedenin saptanması için iyi bir jinekolojik muayene gereklidir.
Tanıda, cinsel ilişki sırasında ağrının oluştuğu yer de önemlidir.
Yüzeyel disparoni: Ağrının penisin vajene girişi sırasında dış kısımda hissedilmesidir.
Vajen veya vulvanın enfeksiyonları
Vajen girişinin darlığı
Menopoza bağlı vajinal kuruluk ve atrofi (dokunun küçülmesi)
Vajinismus
Kızlık zarının kalın olması
Vajenin kayganlığını sağlayan sekresyonların (salgıların) az olması gibi durumlar yüzeyel disparoniye neden olabilmektedir.
Yüzeyel Disparoni: Vaginaya penisin tam olarak girdikten sonra alt kasık bölgesi veya karında ağrı hissedilmesidir.
Endometriozis
Rahim, yumurtalık, tüpler veya alt karın bölgesi ile ilişkili hastalıklar derin disparoniye neden olabilmektedir.
Bu iki ağrı çeşidinin ayrılması tanıya yardımcıdır.
Menopozdaki kadınlarda vajen epitelinin sağlamlığını ve kayganlığını sağlayan estrojen hormonu eksikliği nedeni ile disparoni şikayeti olmaktadır. Bu problem, menopozal hormon tedavisi ile kolaylıkla düzelebilmektedir. Çünkü menapoz sonrasındaki kadınlara östrojen verilmesi vajina ve klitoristeki kan akımını artırır.
Yaşlanma ve menapoz sonucu en sık karşılaşılan cinsel yakınmalar istek kaybı, ağrılı cinsel birleşme, cinsel cevabın azalması, orgazma ulaşmada zorluk ve genital duyarlığın azalmasıdır. Islanmanın azalması ve duyarlığın bozulması östrojen düzeylerinin düşüklüğü ile ilişkilidir. Testosteron düzeylerinin düşük olması cinsel uyarılma, genital duyarlık, libido ve orgazmdaki azalma ile birliktedir.
Bütün bu durumların dışında herhangi bir neden saptanamayan disparoni hastaları da bulunmaktadır. Böyle bir durum daha çok kadının bilinç altını etkileyen psikolojik bir durumla ilgilidir. Bu gruptaki hastalar, psikolojik danışmanlıkla tedavi edilmelidir.
17.03.2008
nceki Yazılar