Konizasyon ve Rahim Ağzı Kriyokoterizasyonu

Konizasyon ve kriyokoterizasyon rahim ağzı anormal hücrelerini tedavi etmekte kullanılan birer yöntemdir.
Konizasyon lokal anestezi ile ayaktan yapılabileceği gibi genel anestezi altında hastahane koşullarında yatarakta yapılabilir.Genelda bazen kanlı seyredebilen bir operasyon olması nedeniyle hastahane koşulları tercih edilmeli yada iyi donanımlı ayaktan tedavi merkezinde de yapılabilir.Kriyokoterizasyon ayaktan yapılan ağrısız bir operasyon şeklidir.

Her iki işlemde de vagina duvarları spekulum denilen alet ile birbirinden ayrılarak rahim ağzı kolposkopi ile incelenir.Kolposkopi rahim ağzını büyüterek inceleme yapmaya yarayan ve çeşitli solusyonları rahim ağzına sürerek süpheli lezyon alanlarının tespiti sağlayan bir inceleme mikroskopudur.

Rahim ağzına sürülen iyotlu bir çözelti süpheli alanı ortaya koyar ve sıcak bir tel halka ile anormal hücrelerin olduğu alan koni şeklinde çıkartılır ve inceleme için patoloji labratuarına gönderilir.Bu parçaların gönderilmesinin nedeni süpheli lezyonun tamamen cerrahi sınırlar içinde çıkartılıp çıkartılmadığını ve yeniden incelemeyi gerçekleştirmek içindir.

Kriyokoterizasyonda ise karbondioksit ile dondurulan alet ucu rahim ağzına bir kaç dakika değdirilerek anormal hücreler tahrip edilir.

Her iki işlemden sonra hafif kanamalar olabilir.Konizasyondan sonra koyu kahverenkli ,cryo sonrası açık renkli berrak vaginal akıntı 6 hafta sürebilir.Başka şekillerdeki akıntılarda ve koku eklenmesinde hekiminizle görüşmelisiniz.

Rahim ağzının iyileşmesi için 20 gün ile cinsel ilişki yapılmamalı ve pansuman şeklinde atuşmanların yapılması doğru değildir. Her iki işlemden sonra rapora gerek olmayıp normal aktiviteye ertesi günü dönebilirsiniz.

Yorum Yazın 07.06.2008

saçlarınız neden dökülür

Özellikle erkeklerde sıkça görülen saç dökülmesinin tedavisinde uygulanan saç ekimi, işlemden üç ay sonra kişiye doğal bir görünüm sağlıyor.Saçlar görünümün bütünlüğü açısından en önemli estetik öğelerden biri. Kişiyi olduğundan 20 yaş daha genç veya daha yaşlı gösterebilen saç, yine kişinin özgüveni üzerinde de oldukça etkili bir unsur. Boğaziçi Tıp Merkezi estetik plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanı Dr. Mehmet Veli Aslan, saç dökülmesi ve saç ekimi hakkında merak edilenleri yanıtladı. Saçlar neden dökülür? Genetik
etkenler, başta olmak üzere, birçok iç ve dış (çevre) nedenlere bağlı saç dökülebilir. Demir eksikliği ve kansızlık, çinko bakır eksikliği, B vitamini eksikliği, tiroid hormonunun dengesizlikleri saç dökülmesine neden oluşturabilen başlıca faktörlerdendir. Günümüzde rastladığımız çok genç yaştaki saç dökülmelerine küçük yaşlarda bilinçsizce jöle kullanımı sebep gösterilebilir.
Saç dökülmesinin önüne geçmek mümkün mü?

Çoğu zaman saydığımız eksikliklerin tamamlanmasıyla ve iyi bir saç bakımı ile dökülmelerin önüne geçmek çoğu zaman mümkündür. 

Saç ekimi nedir?

Saç ekimi, genellikle ense bölgesinden alınan kıl köklerinin (folikül) ihtiyaç olan alın, şakaklar ve tepe bölgesine naklidir. En sık uygulanan saç ekimi erkeklerde görülen “male alopecia” olan kişilere yapılan saç ekimidir. Nadiren kadınlarda da erkek tipi saç dökülmesine rastlanır. 

Kimler saç ektirebilir?

Genel sağlık sorunu olmayan (kalp hastalığı, organ yetmezliği, ileri derecede diyabet hastalığı vb) herkese saç ekimi yapılabilir.diyet Bağışıklık sistemi ileri derecede zayıflamış kişiler, bulaşıcı- enfeksiyoz hastalığı olanlar, saç dökülmeleri sistemik hastalığa bağlı gelişmiş olanlar saç ektiremezler.
Saç ekimi aslında bir “doku nakli”diyet ameliyatıdır. Bu nedenle saç ekimi yapan ekipte, deneyimli plastik cerrahi uzmanının bulunması, gerek hasta ve gerekse ameliyatın sağlıklı ve başarılı sonuçlanması açısından son derece önemlidir.

Nasıl yapılır?

Bu ameliyat lokal anestezi altında hastane koşullarında yapılmalıdır. 

Saç ekiminden sonra işe ne zaman başlanabilir?

Ameliyatın boyutuna bağlı olarak değişmekle birlikte üçüncü gün hasta normal çalışma yaşamına devam edebilir.

Alınan bölgede saç çıkıyor mu?

Tekniğine uygun yapıldığında kalan hücrelerden yeniden folükül (saç kökü) oluşumu ve saç üretiminin sürdüğü görülmüştür.

Saç ekimi operasyonundan sonra nasıl bakım yapılmalıdır? 

Saçlar üç gün süreyle yıkanmamalıdır. Üçüncü gündendiyet sonra saçlar yıkanabilir yalnız ekim yapılmış alanlar hırpalanmamalıdır. Saç, bir hafta süreyle ovalamadan ve yüksek basınçlı suyun altına tutmadan dikkatlice yıkanmalı, yavaşça kurutulmalıdır. 

Saç ekimi sonrası saçların görünümü normal midir?

Saçın taranma yönü dikkate alınarak ve küçük kökler şeklinde ekilen saçlar uzadığı zaman ki bu en az üç ay sonra gerçekleşir. Son derece doğaldır

Yorum Yazın 19.05.2008

erkekler kadınların ilk neresine bakar

Atlanta merkezli Davranış Nörobilim Merkezi (Center for Behavioral Neuroscience) tarafından finanse edilen bir araştırma, kadın ve erkeklerin seksüel fotoğraflara bakış şekillerini analiz etmiş ve sonuçlar hiç de tahmin edildiği gibi değilmiş. Araştırmacılar kadınların karşı cinste yüze, erkeklerinse cinsel organa bakacağını varsaymışlar ancak, şaşırtıcı bir şekilde alınan sonuçlar bu varsayımı boşa çıkarmış. Kadınlara oranla, erkeklerin ilk olarak karşı cinsin vücudunun diğer bölgelerinden önce yüzüne bakma olasılığı daha yüksekmiş. Buna karşılık biz kadınlar, bir erkek ile bir kadının cinsel ilişkisini sergileyen fotoğraflar üzerinde erkeklerden daha uzun süre yoğunlaşıyormuşuz -ar namus kalmamış-. Bu gibi sonuçlar araştırmacıların, insanların cinsel arzularını ve bu arzuların toplum sağlığı üzerindeki asıl etkisini anlamalarını sağlayan önemli veriler olabilirmiş.
Elde edilen sonuçlar, Stephen Hamann ve Kim Wallen tarafından 2004 yılında yapılan önceki bir çalışmayı destekler nitelikteymiş. Önceki çalışmanın sonuçları da, kadın ve erkeğin cinsel uyarıcı niteliğindeki şeyleri izlerken farklı beyin faaliyetleri gösterdiğini ortaya koymuş. Son çalışma, bireylerin her bir resimdeki yüz ya da uzuvlar gibi farklı unsurlara gösterdiği ilginin saptanmasını sağlayan göz takip teknolojisini kullanarak, farklı cinsiyetlerin ilgisini incelemiş.
what’s on a woman’s mind Indiana Üniversitesi, Kinsey Cinsellik, Cinsiyet ve Üreme Araştırma Enstitüsü’nden (The Kinsey Institute for Research in Sex, Gender and Reproduction) Heather Rupp, “Erkekler karşı cinsin yüzüne, kadınlardan çok daha fazla baktı, ve her ikisi de cinsel organlara benzer sürelerde baktılar.” demiş ve eklemiş, “Göz tarama verileri, kadınların en çok neyle ilgilendiğinin hormonel durumlarına bağlı olduğunu ortaya koydu. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar erkek cinsel organına daha fazla bakarken, kullanmayan kadınlar fotoğrafın bağlamsal unsurlarına daha fazla ilgi gösterdiler.”
Her ne kadar erkeklerin görsel cinsel uyarıcılara daha fazla ilgi gösterdiğine dair genel bir yargı olsa da, araştırmacılar, kadın ve erkeğin cinsel uyarım evriminde ne gibi özelliklerin daha önemli olduğunu bulmaya çalışıyorlarmış.

Cevap, beyindeki duygusal bilginin işlenmesinde önemli rol oynayan amygdala adlı küçük bölmede saklı olabilirmiş. Dr. Hamann ve Wallen’in önceki FMRI çalışması, nötr uyarıcılara oranla, cinsel uyarıcıların erkeklerin beyinlerindeki bu küçük bölmeyi kadınlarınkinden daha fazla harekete geçirdiğini ortaya koymuş. Yalnızca FMRI çalışmasına bakarak bu hareket artışının sebebini belirlemek mümkün olmamış ancak Rupp ve Wallen’in yaptığı çalışmaya göre, amygdaladaki yüksek hareketliliğin sebebi, erkeklerin cinsel fotoğraflara bakarken kadınların yüzlerine gösterdikleri ilgi olabilirmiş.

Pek çok internet sitesinde süregelen bir geyik olan erkeklerin kadınların ilk neresine baktığı sorusu, her ne kadar sonuçlar umduğumuz gibi olmasa da, sanırım artık çözüldü. Nasıl olur da böyle olur sorusunu inanın ben de kendime bol bol sordum zira erkeklerin görsel uyarıcılara zaafları üzerine kurulmuş olan bir yığın sektör var. Porno filmler, dergiler, kadınların çıplaklığının öne çıkarıldığı reklamlar ve diziler, dekoltesi ile zirveye oturan sözde assolistler, ler babam ler… Meğer herkes yanılmış, erkekler tüm o çıplaklığı hatun kişilerin yüzü suyu hürmetine çekmişler. Tamam ben de kabul ediyorum, belki biraz abartmış olabilirim, ancak cinsel ilişkinin sergilendiği fotoğraflara erkeklerden daha uzun süre odaklanmış olduğumuz gerçeğini bir çırpıda kabullenemiyorum.

Yorum Yazın 15.05.2008

cinsel ilişki pozisyonları

alışılmış pozisyon, erkeğin üstte, kadınla yüz yüze olduğu pozisyondur. Kadınların çoğu bu pozisyonu yeğler. Bir çift, birleşmeye bu pozisyonla başlayabilir; erkeğin orgazmını geciktirmek amacıyla, birleşme sırasında pozisyon değiştirebilir ve daha sonra birlikte orgazm için en uygun pozisyon olan misyoner pozisyona dönülerek birleşmeye son verilebilir.

Misyoner pozisyonu, öteki pozisyonların çoğundan daha elverişlidir. Birleşme daha az derin, uzun süreli ve duygusal ya da derin, kısa süreli ve sert olabilir.
Misyoner Pozisyonunun Temeli bu pozisyon kadını gevşetir, birleşmeyi kolaylaştırır ve erkeğin alt karın darbelerine yardım eder.
Aynı zamanda karşılıklı okşamaya ve öpüşmeye de uygundur. Bununla birlikte, derin birleşme, daha fazla hareket özgürlüğünden hoşlanan bazı kadınları rahatsız eder.
Erkek çok ağırsa ya da erken boşalma sorunu varsa ya da kadın ileri gebelik dönemindeyse, bu pozisyon uygun değildir.

KADININ ÜSTTE OLDUĞU POZİSYONLAR
Misyoner pozisyonunun karşıtı olan pozisyonda çift, yüz yüze ve kadın erkeğin üstünde ata biner gibidir.
Bu ona, cinsel ilişkinin şiddetini ve süresini denetleme olanağı sağlar. Diz çökmüş olarak başlayıp pozisyon da değiştirebilir.
Örneğin, teması kaybetmeden uzanabilir. Bazı seksologlar bu pozisyonun iki eşe de en çok haz veren pozisyon olduğunu ileri sürmektedirler.

Bu pozisyonda, kadın erkeğin ağırlığından kurtulmuş olduğundan pelvis darbeler yapabilir ve birleşmenin derrinliğini duyabilir. Erkek onu serbestçe okşar ve orrgazmı geciktirebilir. Bu pozisyon özellikle kadının kısa ve erkeğin uzun olduğu çiftler için uygundur.
Ancak kadın otururken yapılacak ters bir hareket acı verebilir, pasif rol erkeğin hoşuna gitmeyebilir. Bu pozisyon gebe kalmaya pek uygun değildir.

EŞLERİN YAN YANA OLDUĞU POZİSYONLAR
Eşlerin birbirlerinin ağırlığını taşımak zorunda kalmamaları ve kollarının serbest kalıp birbirlerine sarılabilmeleri, bu pozisyonun üstünlükleri arasında sayılabilir. Bunun yanı sıra, bazı çiftler yeterli uyarı olanağı vermediğini öne sürerek bu pozisyonu elverişsiz bulmaktadır.

AYAKTA POZİSYONLAR
Ayaktaki pozisyonlar genellikle aceleyle, gizli ve rahatsız koşullarda uygulanmaktadır. Bazı pozisyonlar erkeğin eşini yerden kaldırmasını gerektirir. Bu boy sorununu ortadan kaldırır. Ancak erkeğin yorulmasına neden olabilir. Daha kısa olan eş bir eşyanın, örneğin, kalın bir kitabın üstünde ayakta durabilir.
Bununla beraber, en iyi koşullarda bile eşlerin boyları farklı ise durum zorlaşır.

ARKADAN SARILARAK BİRLEŞME POZİSYONLARI
Çoğu kişiler arka yolla birleşmenin doğaya aykırı olduğunu savunurlar.
Oysa ki, hemen hemen tüm memeliler yalnızca bu şekli uygular.
Bu yeterli derecede derin birleşmeyi ve klitoris üzerinde hoşa giden bir baskı sağlar.
Uzanarak, diz çökerek, oturarak ve ayakta uygulanan değişik pozisyonlar vardır.
En azından bunlardan bazıları her yaşta çifti tatmin etmektedir.
Hatta bazı pozisyonlar, öteki birleşme şekillerinin çoğunu olanaksız kılan fiziksel koşullarda olan kişilere özellikle uygundur.

ÖZEL İSTEKLERE CEVAP VEREN POZİSYONLAR
Yeni duygular tatma isteği, insanların çoğunu cinsel birleşmede mümkün olan yüzlerce pozisyonu denemeye itmektedir. Daha az kullanılan pozisyonlardan bazıları ise yeniliğin ötesinde bazı fiziksel ve psikolojik sorunları çözümlemeye yarar. Gebe bir kadın için, şişman olan eşler, sırt ağrısı çekenler, penisi kısa olanlar için ve eşi kendisinden uzun ya da kısa olanlar için hiç denenmemiş hatta düşünülmemiş bir pozisyon en iyisi olabilir. Doğru pozisyonun seçimi, hiç orgazma varamayan bir kadının orgazma varmasına ya da iktidarsız bir erkeğin sorununun üstesinden gelmesine, hatta görünüşte kısır olan bir çiftin çocuklarının olmasına yardım edebilir.

BAKİRELERE UYGUN POZİSYONLAR
İlk kez ilişkide bulunanların çoğu “misyoner” pozisyonunu seçmektedir. Bakire kadın ve bakir erkekler için pozisyon ve şekli çok önemli değildir. Yaklaşım, yavaş ve düşünceli olmalıdır. Ön hazırlık vajinanın kaygınlığını sağlar ve özellikle geçmişteki “petting” deneyimleri, kadının kızlık zarını genişletmiş ya da yırtmışsa, kadının rahatsızlığı azalır.

GEBE KALMAK İÇİN UYGUN POZİSYONLAR
Kadın, dizleriyle erkeğin omuzlarına dayanır. Bu, kilolu kadınlarda tam birleşmeye ve spermlerin rahim ağzının yakınında birikmesine yardım eder.
Diz çökmüş olarak yapılan arka yolla birleşme, eğer rahim retrovers (arkaya dönük) ise spermlerin rahim kanalına ulaşmasını sağlar.

SORUNLU KİŞİLER İÇİN POZİSYONLAR
Kadın, erkeğin üzerinde doğrulur. Bu pozisyon kadının vajinası darsa tam birleşmeye ulaşılmasını sağlar.
Bu yan yana arka yolla birleşme pozisyonu zayıf ereksiyon sorunu olan erkeklere önerilir.

Kadının üstte olduğu bu pozisyon, erkek iktidarsızlığının ve erken boşalmanın tedavisi olarak önerilir. Ayrıca orgazm olmayan kadınların tedavisinde başlangıç pozisyonu olarak yararlanılır.

Bu yan yana pozisyon kadının istem dışı kalça hareketlerini daha kolaylaştırır ve orgazma ulaşmasında yardımcı olur. Bir önceki pozisyonun devamı olarak önerilir.

GEBELİK SIRASINDAKİ POZİSYONLAR
Geçmişteki kendiliğinden düşükler nedeniyle, doktor tarafından ilk üç ayda ilişki yasaklanmamışsa, gebelik süresince önerilir. Çift, normal ilişkide bulunabilir. Gebeliğin ilerlemesi ve karnın büyümesi ile klasik ilişkiler zor ya da olanaksız olmaya başlar. İleri gebelik dönemindeki bir kadın için karına doğrudan basınç yapılmasıından sakınan ya da en azından birleşmenin derinliğini denetlemeye izin veren pozisyonlar gereklidir.

Eşler, yatak üzerinde bir arka yolla birleşme pozisyonunda diz çökerler ve erkek, çok derine itmekten kaçınır.
Kadın, bacakları, vücudunu taşıyacak şekilde, açık olarak yatar. Karın üzerine basıncın olmaması bu pozisyonu gebeliğin son dönemlerine uygun kılar. Çift, arka yolla birleşmek için yan yatar. Burada da karına baskı yoktur.
Çift bir sandalye üzerinde birbirine sarılır. Kadın, erkeğin üzerine oturur. Böylece birleşmenin derinliği denetlenebilir.

SIRT AĞRISI ÇEKENLER İÇİN POZİSYONLAR
Sırt ağrısı çeken kişiler alışagelmiş pozisyonlarda çok rahatsız olabilirler. Oysa sıklıkla daha az kullanılan yöntemlerden yararlanabilirler ya da en azından onlara katlanabilirler. Şefkatli bir eş bu pozisyonları bulmaya çalışacaktır. İşte sırt ağrısı çeken kişilerin çoğuna uygun dört pozisyon.

Erkek yatağa yatar, kadın ata biner gibi oturur, öne eğilir. Sırt ağrısı çeken erkektir.
Erkek arka yolla birleşmek üzere ayakta durur, kadın aşağıda, yatağın üzerinde diz çöker. Sırt ağrısı olan erkektir.
Kadın yatağa yatar, erkek ise bacakları arasında ileriye doğru kendini kaldırır. Ağrısı olan kadındır.
Bir sandalye üzerinde yüz yüze, kadın erkeğin üzerine pelvik darbeler yapabilecek şekilde oturur. Ağrısı olan erkektir.

Yorum Yazın 11.05.2008

Sonraki Yazılar nceki Yazılar



islami sohbet dini sohbet bayanlarla sohbet türkçe mirc mirc indir mirc indir Leke Kremi Selülit dizi izle kadın chat chat sohbet chat sohbet chat güzellik saç dökülmesi örgü modelleri kral oyun video izle gelinlik resimleri zeka oyunları temizlik kiralık daire branda halı yıkama çelik kasa elektronik terazi baskül tartı Sohbet Chat kurye kurye kurye maynet Sohbet odaları çet Sohbet Chat Hair Style Hollywood Stars Photos Car Photos mirc toplist branda google reklam