Klasik üzüm kürünü hepimiz biliyoruz: Gün içinde tüketilen 500 gr. üzüm hem sağlıklı oluşu hem de fazla kalori içermeme-siyle özellikle diyetlerde en sık önerilen meyveler arasındadır. Ayrıca üzüm barsakları temizleyici özeliğinin yanı sıra zayıflatıyor ve vücuda boşaltım kolaylığı sağlıyor.
Üzüm salkımındaki her bir üzümün gerçek birer enerji deposu olduğunu biliyor muydunuz? Bu tatlı meyve taneleri A,B,E ve C vitaminlerinin dışında fosfor, kalsiyum, demir ve magnezyum gibi değerli maddeler içeriyor. Buna karşın bileşimindeki sınırlı yağ oranı sağlık ve güzellik için mükemmel bir kombinasyon oluşturuyor. Bolca üzüm tüketmenin vücudun kendi bağışıklık ve sinir sisteminin düzene girmesine yardım ederken duyu organlarının da fonksiyonlarını düzenleyecek kadar geniş bir etkisi bulunuyor.
Üzümün faydalarından sadece yiyerek değil içerek de aynı oranda yararlanabilirsiniz. Tatlı üzüm suyu yorgunluk ve konsantrasyon zayıflıklarında vücuda ihtiyacı olan enerjiyi sağlıyor. Düzenli ancak ölçülü alımında ise böbrek taşı oluşumunu önemli ölçüde azaltırken, kalp krizi riskini de düşürüyor. Kanın damarlarda daha hızlı akmasını sağlayarak sinir sistemini aktive etmesi ve elde edilen antioksidanların da erken yaşlanmayı geciktirdiğini de eklemek gerekiyor. Ama dikkat! Günde 1-2 bardaktan fazla şarap tüketmemekte fayda var.
Üzümün çekirdeğinden elde edilen yağ, güzel tadıyla özellikle gurmelerin de gözdeleri arasında. Mükemmel bir lezzeti var ayrıca içeğindeki değerli maddeleri kaybetmeden 190 dereceye kadar ısıtılabiliyor. Üzümün bileşimindeki maddelere hücreleri serbest radikallerden koruyan E vitaminini eklerken kalp ve kan dolaşımı üzerinde etkili olan doymamış yağ oranı bakımından da zengin olduğunu hatırlatmak lazım. Üzüm çekirdeği yağı kozmetik alanında da kozmetik ürünlerinin en önemli maddelerinden biri olarak sıkça kullanılan bir madde. Üzüm çekirdeğindeki polifenol, antioksiden özelliğiyle insan organizmasında özellikle de ciltte serbest radikallerin verdiği zararları nötralize ediyor. Dış etkenlere karşı oluşturdukları setle aynı zamanda erken yaşlılık belirtilerine de savaş açıyor.
Üzümdeki polifenoller bazı nemlendirici kremlerin bileşiminde kokteyl olarakda yer alıyor. Üzüm çekirdeği yağı da nem deposu özelliğiyle birçok temizleme ürünü ve kremlerde cilde pürüzsüzlüğünü kazandırıyor. Üzüm çekirdeklerinden elde edilen doymamış yağ asitleri ise olgun ciltlerin en önemli yapıtaşlarıdır.
03.06.2008
Diyet konusunda kadınlar gün geçtikçe daha da çok bilinçlendi. Artık gazetelerde, dergilerde dünyanın çeşitli bölgelerinden değişik isimli diyet programları verilmiyor. Diyetin kişiye özel olması gerektiği sağlıklı olmayı seçen her kadın tarafından biliniyor. Ayrıca zayıflamak ve bu zayıflığı korumak için asıl önemli olanın diyet değil, beslenme alışkanlıklarını değiştirmek olduğu da bir gerçek. Ama tüm bunlara rağmen hâlâ istediğiniz kadar zayıf ya da formda olmayabilirsiniz. Tabii ki bunun nedeni küçüklükten beri gelen alışkanlıkları değiştirmenin zorluğundan kaynaklanıyor. Hâlbuki bazı ufak noktalara dikkat ederek bunları yavaş yavaş değiştirmek çok kolay.
Elektronik posta bağımlısıysanız
İnternet kullanımının artmasıyla artık neredeyse tüm haberleşmemizi e- postalar aracılığıyla sağlıyoruz. Hem is konuşmalarımızı hem arkadaşlarımızla planlarımızı internet üzerinden yapıyoruz, iste bu da hareketsizliğe sebep oluyor. Çünkü tüm bu işlemleri yaparken neredeyse sabahlan akşama kadar yerimizden pek kalkmıyoruz. Bu hareketsizlik nedeniyle gün içinde fazla kalorileri yakmamız imkânsızlaşıyor.
Düzeltmenin Yolu: Telefon kullanma alışkanlığınız varsa arada bir konuşmanızı ayakta yapmaya çalısın, hatta telsiz telefonunuz varsa yürüyerek konuşabilirsiniz. Bu yolla günde yüz kalori yakmanız mümkün. Unutmayın hepsini toplasanız bu, ayda iki buçuk kilo yakmak anlamına geliyor!
Mutfağınız ağzına kadar doluysa
Bir diyet programı uygulansa bile çok çeşitli beslenmek ve ara öğünlerin sınırsız olması kilo verme sürecini yavaşlatıyor. Uzmanların beslenme alışkanlıklarıyla ilgili yaptıkları çalışmalara göre tek tip ama çok fazla beslenen kişiler bu kişilere göre daha fazla kalori yakıyorlar. Çünkü aynı şeyleri tüketen kişiler aynı tatlardan sıkılırlar ve yediklerini daha az istemeye başlarlar.
Aynı durum açık büfe, restoran gibi yerlerde limitsiz seçeneklerle karşılaştığınızda da hissedilir. Seçeneğinizin bol olduğu yerde İştahınız daha fazla açılır.
Düzeltmenin yolu: Evde her zaman için çikolata, dondurma gibi en çok sevdiğiniz şeyleri bulundurun. Her gün nefsinizi köreltmek amacıyla çok küçük miktarda tadın. Ama kesinlikle birini bitirmeden yenisini almayın. Dışarıya yemeğe çıktığınızda büyük ve özel mönüleri tercih etmeyin.
Açken market alışverişi
Boş bir mide ve süpermarket çok tehlikeli bir kombinasyondur. Eğer karnınız açken markete giderseniz gözünüze çarpan bütün ıvır zıvırları alırsınız.
Düzeltmenin yolu: Günümüzde birçok süpermarketin internet üzerinden alışveriş olanağı bulunuyor. Bu nedenle mümkün oldukça alışverişlerinizi internet üzerinden yapmalısınız. Diyetisyenler internetten yapılan yiyecek alışverişleri sayesinde kişilerin daha az yağlı gıdalar satın aldığını ve alışveriş listesine daha bağlı kaldıklarını tespit etmişler.
Alışverişe çıkıp seçerek almak istiyorsanız tavsiyemiz elinizde önceden hazırladığınız alışveriş listenizin olması. Liste dışında hiçbir şeyi almayın. Sizi kışkırtan reyonlardan uzak durun, hatta tamamen sağlıklı bir alışveriş yapmak istiyorsanız direkt olarak marketin diyet ürünlerinin satıldığı reyonlara odaklanabilirsiniz.
Antrenmanları çikolatayla kutlamak
Spor merkezindeki egzersiz programından sonra taze meyve suyu mu içersiniz, hafif bir salata mı yerseniz yoksa egzersizinizi mükemmel bir yemekle ve tatlıyla mı kutlarsınız? Eğer son şıkkı seçiyorsanız yalnız değilsiniz.
Yapılan çalışmalar kadınların yaklaşık 120 kaloriyi egzersizle harcadıklarını fakat kuvvetli bir antrenmandan sonra aynı kalorileri yemek yiyerek aldıklarını gösteriyor. Antrenman yaparken çok kalori harcadığınızı düşündüğünüz için sonrasında rahat davranmanız açıklayıcı bir neden olabilir.
Düzeltmenin yolu: Antrenman çantanıza atıştırmalık sağlıklı bir yiyecek ekleyin. Böylece spordan sonraki yemeğinizde aşırıya kaçmamış olursunuz. Mesela elma ya da muz alabilirsiniz. Eğer öğün atlamak istemiyorsanız ızgara tavuklu bir salata tercih edebilirsiniz.
Stilinizi değiştirin
Eski giyinme stilinizden vazgeçerek gardırobunuzu yenileyin. Çünkü her zaman giymeye alıştığınız bol kıyafetler fazla kilolarınızı gizler. Bu durumun getirdiği rahatlık da kilo vermeyi ertelemenize sebep olabilir.
Düzeltmenin yolu: Genelde insanlar hafta sonları daha fazla yemek yemeğe eğimlidirler. Bunun sebebi, hafta sonu günlerini kendilerine verilen ödül gibi görmeleri. Ayrıca arkadaşlarla yapılan yemek programlarının da bu duruma katkıda bulunuyor.
Bu nedenle önerimiz hafta sonları genellikle dar kalıplı jean pantolon giymeniz olacak. Jean, en ufak bir fazlalığı gösterir. Bu fazlalık oluşunca siz de yemek yemekten vazgeçebilirsiniz.
Geç saatlere kadar çalışırken atıştırmak
Fazla mesainin kiloyu olumsuz etkilediği bilinen bir gerçek. Çünkü geç saate kadar çalışmak atıştırma ve abur cubur tüketimini artırır. Yapılan çalışmalar, haftada 40 saat ve üzerinde çalışan kadınların daha az çalışanlara göre kilo almaya daha fazla eğilimli olduğunu gösteriyor.
Fazla stres ve yorgunluk da özelikle fast food yeme eğilimini artırıyor ve tabii ki zamansızlıktan dolayı daha az spor yapılmasına neden oluyor. Bilimsel bir araştırma sonucunda, kronik stres altındaki kadınların vücut yapılarının özellikle karın bölgelerinin yağlanmaya daha elverişli olduğu görülmüştür.
Düzeltmenin yolu: Gün içinde sizi bunalıma sokabilecek olası durumları tespit edin ve bu durumlardan mümkün olduğunca uzak durmaya çalısın. Kulaklıklarınızı takıp müzik dinlemek ya da arkadaşlarınızla kahve içmek için çalışmaya ara vermek çözüm olabilir.
Eğer fazla mesai nedeniyle spora gitmeye vakit bulamıyorsanız, ofiste, oturduğunuz yerde bile hafif egzersizler yapabilirsiniz. Zaman zaman gerinmek, masanın altında ufak hareketler yapmak sizi kesinlikle canlandıracaktır.
Egzersiz programınızı güncelleyin
Aynı antrenmanları devamlı yaparsanız vücudunuz buna alışır ve metabolizmanız daha az yağ yakmaya baslar. Sonuç? Böylece basit gelen her hareket az güç sarf etmekle kolay bir şekilde başarıldığı için olması gerekenden daha az az kalori yakmanıza sebep olur.
Düzeltmenin yolu: Spor salonunda kendinizi rahat hissettiğiniz veya yapmaya alıştığınız egzersizi terk edin. Yeni başlayanlar için hafif eğimde yapılan kardiyo antrenmanları etkilidir. Yapılan bir araştırma, değişken zamanlı bisiklet hareketinin (dört dakika yüksek tempoda, iki dakika düşük tempoda olarak) tekdüze bisiklet egzersizinden yüzde 36 daha fazla kalori yaktığını belirtiyor.
Egzersiz alışkanlığınızı en iyi sonuç alacağınız stile göre değiştirin. Bu konuda spor eğitmeninizden yardım isteyebilirsiniz. Fazla kilolara karsı kickboks yapmayı deneyebilirsiniz. Tüm bu değişimlere rağmen kilo veremediniz mi? Grup egzersizlerini deneyin. Bazı yeni hareketler değişik kas gruplarının çalışmasını sağlayarak, daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olur.
14.05.2008
Tüm gebelik boyunca gebelerin ortalama 10-15 kg alması normaldir. Bunun alt sınırı 8 kg.a kadar; üst sınırı da 16 kg.a kadar normal kabul edilebilir. 8 kg.dan daha az veya 16 kg.dan daha fazla alınması, bazı sakıncalara yol açabilir veya bir sorun belirtisi olabilir.
Gebeliğin ilk üç ayında gebeler 1-3 kilo almalıdır. Ancak ağırlık artışı yerine ilk aylarda 4 kg.a kadar kilo kaybedebilir. Üçüncü aydan itibaren her ay ortalama 1-1.5 kg almaları gerekir.
Fazla kilo alınması aşırı kalori alındığını veya vücutta tuz ve su tutulduğunu gösterir. Aşırı kilo alan kadınlarda doğum güçlüklerine daha sık rastlanır. Özellikle gebeliğin ikinci yarısından sonra bir haftada 1 kg.dan fazla alınması, tansiyon yükselmesi açısından risk altında olduğunu işaret edebilir.
Az kilo alınması ise beslenme yetersizliğini gösterir. Annede beslenme yetersizliği mevcut ise bebekte gelişme geriliği oluşur.
Tüm bunlarla birlikte annenin gebelik öncesi kilosu da gebelikte alınan kilo ile ilişkilidir. Zayıf bir anne 17-18 kilo alması, sorun oluşturmayacağı gibi; şişman bir anne de 5-6 kilo almasına rağmen sağlıklı bir bebek doğurabilir.
24.03.2008
Başarılı bir şekilde kilo veren ve indikleri kiloyu koruyan kişilerin değerlendirilmesi bir tek ortak faktör olduğunu göstermektedir: Egzersiz. Kilo verme biçimine bakılmaksızın en önemli başarı göstergesi egzersizdir. Kilo verdikten sonra egzersiz yapmayı bırakanların hiç şaşmaz bir biçimde yeniden kilo aldıkları, egzersizlerini sürdürenlerin ise yeni kilolarını korudukları saptanmıştır. Gerçekten de bu kadar basittir. Eğer kilo vermek ve ulaştığınız kiloyu korumak istiyorsanız egzersiz yapmak zorundasınız.
Bu, yaşam boyu her gün kilometrelerce koşmak ya da bisiklet kullanmak olarak algılanmamalıdır. Fiziksel aktivitenizde orta derecede bir artış sağlamanız kilo vermeniz ve dolayısıyla sağlığınızın düzelmesi açısından yararlı olacaktır.
Bu bölümde “egzersiz” kelimesi ile evi ya da arabayı temizlemek, yürümek gibi günlük işler yada spor, aerobik gibi fiziksel aktiviteler tanımlanmaktadır.
Egzersiz hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Her bildirim için uygun olan seçeneği işaretleyiniz:
Doğru - Yanlış
Egzersiz iştahımı artırıyor.
Egzersiz kilo almama neden oluyor.
Egzersiz yapmak için vaktim yok.
Egzersiz beni fazlasıyla yoruyor.
Vücudumu bir şekle sokmak için çok yaşlıyım.
Egzersiz yapmayı bırakırsam kaslarımın yağa dönüşeceğinden korkuyorum.
Egzersiz bana sıkıntı veriyor.
Sporda iyi değilim.
Sadece çok efor gerektiren sporlar yarar sağlar.
Yukarıdaki bildirimlerden her hangi birine evet yanıtı verdiyseniz egzersiz hakkında yanlış inanışlara sahipsiniz demektir.
Gerçekte:
Egzersiz iştahınızı azaltır.
Kilo verirsiniz. Kas doku yağa göre artar ve daha sağlıklı olursunuz.
Günde 30 dakika olsun ayırabilirsiniz.
Egzersiz size ek enerji ve güç verir.
Egzersizin getirilerinden yararlanmak için hiçbir zaman geç değildir.
Anlamsız! Kas hiçbir zaman yağa dönüşmez.
Pek çok aktivite tek başınayken yapılabilir.
Yürümek özel yetenek gerektirmez.
Kilo vermeniz ve sağlığınızın düzelmesi için hafif ve orta derecede egzersizler de etkilidir.
Neden egzersiz yapmalısınız?
Egzersiz tahmin edebileceğinizden daha çok yarar sağlar. En önemlisi kilo vermeniz açısından çok önemli olan çeşitli fiziksel ve psikolojik değişikliklere yol açar.
Egzersiz kalori yaktırır.
Egzersizin en aşikar, ancak belki de en önemsiz etkisi budur. 1 saat koşu yaptığınızda, bir hamburger yemekle kazanacağınıza eşdeğer olan 600 kalori yakarsınız. Egzersizin kısa süreli etkileri sınırlı olsa da uzun vadede çok fazladır. Günde 30 dakika yürüdüğünüzde 200 kalori yakarsınız. Aldığınız gıdanın değişmediğini varsayarsak 6 ayda fazladan 36400 kalori yakar ve 4.5 kg verirsiniz. Sadece yürümeyle yılda 9 kg verirsiniz ve verdiğiniz kiloları geri almazsınız. Görüldüğü gibi, egzersiz kalori yaktırmanın dışında kilo da kaybettirmektedir.
Egzersiz verilen kiloların kastan değil yağdan olmasını sağlar.
Diyet yaparak hem yağ, hem de kas dokusundan kaybedilir. Egzersiz ise kas dokuyu güçlendirirken yağ kaybını kolaylaştırır. Kas dokunun artışı da istirahatteki metabolizma hızını artırarak daha çok kalori yakılmasına yol açar.
Egzersiz iştahı azaltır.
Yaygın inanışın tersine egzersiz iştahı artırmaz. Orta derecede egzersizden sonra iştah genel olarak azalmaktadır. Yoğun egzersiz yapanların daha çok yedikleri doğru olmakla birlikte, artış her zaman için harcanan kaloriden azdır. Egzersizin aynı zamanda yağ bakımından zengin gıdalara olan isteği azalttığına dair kanıtlar da vardır.
Egzersiz metabolizmanızı artırır.
Her gün yaktığınız kalorinin yaklaşık olarak %70′i istirahat halinde iken tüketilir. Bu olaya istirahat metabolik aktivitesi (RMR) adı verilir ve vücudunuzun idamesi için gerekli olan sindirim, vücut ısısı gibi çeşitli sistemlerin fonksiyonunu kontrol eder.
Aldığınız kalori miktarı azalırsa istirahat metabolik aktivitesi 2 gün içinde düşmeye başlar ve 2 hafta sonra düşüş oranı %30′lara ulaşır. Bu olay diyet başlangıcının erken dönemlerinde kilo kaybının fazla olmasını da açıklamaktadır. Egzersiz ise istirahat metabolik aktivitesini artırarak diyetin olumsuz etkilerini önler.
Egzersiz sağlığınızı düzeltir.
Egzersizin özellikle aşırı kilolu olanlarda kan basıncı, kan lipid düzeyi, plazma insülin düzeyi, kalp ve akciğerlerin normal çalışması üzerinde olumlu etkileri vardır. Kilo kaybından bağımsız olan bu yararlar orta derecede egzersizle bile sağlanabilir.
Yeni çalışmalar egzersizin, yaşlı insanlarda bile osteoporozu, bazı kanserleri ve kalp hastalıklarını önlediğini göstermektedir. Egzersize başlamak için hiçbir zaman geç değildir.
Egzersiz psikolojik sağlığınızı da olumlu etkiler.
Fiziksel aktivitede artış kafanızın rahat olmasını, dolayısıyla vücudunuzun da rahat olmasını sağlar. Egzersiz konsantrasyonunuzu artırır, stresinizi ve gerginliğinizi azaltır, kontrolünüzü artırır, kendinizi iyi hissetmenize neden olur ve diyetinize uymanızı kolaylaştırır. Hafif ve orta derecede bir fiziksel aktivite ile sağlanan psikolojik yararlar uzun solukludur.
Egzersiz yapmak için engeller
Fiziksel engeller
Kilonuzla sorununuz yoksa bir egzersiz programına başlamanız zor olabilir. Aşırı kilolu olanlar bazı zorluklarla başa çıkmak durumundadır. Aşırı kilo fiziksel aktiviteyi kısıtlayabilir ve yorgunluğa neden olabilir. Bu nedenle yapılabilir aktiviteleri denemek ve ulaşılabilir hedefler belirlemek çok önemlidir. Basit aktivitelerle başlamak ve yapabildikçe yoğunluğu artırmak en uygun yöntemdir.
Psikolojik engeller
Özellikle küçüklüğünden beri aşırı kilolu olanlar için egzersizin olumsuz etkileri olabilir. Vücutlarından utanan bu kişilerin bir grup içinde jimnastik salonunda çalışmak yerine yürümek gibi tek başına yapılabilen aktivitelere yönelmeleri daha doğru olur.
Beklentilerinizi belirleyin
Piyasada bulunan pek çok kitap ve video kilo vermeye yönelik değil, daha ziyade sağlıklı olmayı sağlamaya yöneliktir. Bunlar aşırı kilolu olanları pek dikkate almadıkları için önerdikleri hedefler genellikle sakatlanma ya da başarısızlıkla sonuçlanır.
Sizin için en uygun egzersiz hangisi?
Bu soruya verilebilecek en iyi yanıt, yapabileceğiniz ve yapmayı sürdürebileceğiniz her türlü aktivitedir. Sizin için en uygun aktiviteleri belirlemenize yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış olan şu soruları yanıtlayın:
Şu anki fiziksel durumunuz nedir? Şu andaki fiziksel sağlık durumunuza uygun bir aktivite seçin ve hafiften başlayıp giderek artırın.
Egzersiz yaparken tek başınıza olmayı mı yoksa başkalarıyla birlikte çalışmayı mı tercih edersiniz? Bu tamamen size kalmış. Egzersizi yalnız kalmak ya da arkadaşlarınızla birlikte olmak için bir fırsat olarak değerlendirebilirsiniz.
Kapalı bir ortamda olmayı mı dışarda olmayı mı tercih edersiniz? Mevsime ya da hava durumuna göre karar verebilirsiniz.
Egzersiz yaparken yanınızda bir eğitmen olmasını mı yoksa kendi başınıza çalışmayı mı tercih edersiniz? Bazı kişiler kendilerini eğitmesi, motive etmesi ya da koruması için bir eğitmenin yanlarında bulunmasını uygun bulur.
Günlük programınız içinde egzersiz için en uygun zamanı seçin. Sabahları mı yoksa akşamları mı daha aktif olursunuz? Öğle yemeğine ayıracak vaktiniz var mı? Egzersizlerinizi atlamamak için en uygun zamanı seçin.
Nelerden zevk alırsınız? Değerlendirilmesi gereken en önemli nokta egzersizlerin eğlenceli olmasıdır. Kim sıkıcı aktivitelerde bulunmak ister ki?
Aerobik ve direnç egzersizleri
Kilo vermek için aerobik ve direnç egzersizleri gibi aktivitelerde bulunmanız gerekecektir. Aerobik egzersiz sıkı spor kıyafetleri giyip jimnastik salonlarında karmaşık dans hareketleri yapmak olarak algılanmamalıdır. Bacaklardaki büyük kaslar başta olmak üzere bütün vücudu çalıştıran yürüme, koşu ve bisiklet gibi sporlar aerobik egzersizler arasında sayılabilir. Kalbinizin ve akciğerlerinizin çalışmasını düzenleyen bu egzersizler istirahat metabolizmanızı hızlandırır. Ağırlık kaldırma, vücut geliştirme gibi direnç egzersizleri daha fazla kalori yakmanıza neden olurlar ve dayanıklılığınızı artırırlar.
Ne kadar egzersiz yapmalısınız?
Pek çok egzersiz programı az miktarda bile egzersizin yararlı olduğu fikrinden yola çıkmaktadır. Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken nokta, yeterli egzersiz düzeyini tutturamadığınızda başarısız olduğunuz hissine kapılmanızın ve programınızı bırakmanızın çok kolay olduğudur.
Hafif egzersizlerin bile sağlığınız açısından çok yararlı olduğunu ve duygusal anlamda da sizi rahatlatacağını unutmayın. Gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler belirleyin, her başarıdan sonra yeni hedefler seçin.
Amacınız her gün 30 dakika fiziksel aktivitede bulunmak olmalıdır. Bu iş için ayıracak 30 dakikanız yoksa günde 3 kez 10 dakika bulabilirsiniz. Başlangıç aşamasında 30 dakika boyunca spor yapmak gerçekten zor gelebilir, bu nedenle daha kısa süre ile başlayabilirsiniz.
İdeal olanı her gün egzersiz yapmanızdır. Bu işten yarar görmeniz için haftada en az üç kez spor yapmanız yeterlidir.
Başlamadan önce
Egzersiz planlarınızı doktorunuzla görüşün. Tam bir kontrolden geçtikten sonra aktivitelerinizi kısıtlayabilecek her hangi bir hastalığınız olup olmadığını araştırın.
Aktivitelerinizin kaydını tutun. Doktorunuzdan alabileceğiniz Kilo Kontrol Cetvellerini kullanın. Bu bölümün sonundaki planı da kullanabilirsiniz.
Yaşam biçiminize uyan aktivitelerle başlayın. Çalışma saatlerinizde ve serbest zamanınızda fiziksel aktivitenizi artıracak fırsatlar yaratın. Bu işi egzersiz yapmak olarak değil, aktivite olarak görün ve 10 dakikadan kısa olmamasına dikkat edin.
Küçük adımlar. Bir kaç hafta içinde egzersiz düzeyinizi artırmaya hazır hale geldiğinizi göreceksiniz. Değişiklikleri yavaş yavaş gerçekleştirin.
Gün içindeki fiziksel aktivitenizi artırmak için bazı ipuçları
Sabah: Sabah yapılacak egzersiz gün boyunca daha enerjik olmanızı sağlayacaktır. Şunları deneyebilirsiniz: Sabah haberlerini dinlerken pedal çevirin.
Yataktan kalktığınızda yürüyüş ayakkabılarınızı ve kıyafetlerinizi giyerek kısa bir yürüyüş yapın.
Kaslarınızı germe egzersizi uygulayın.
İşte: Çalışma ortamında yapacağınız fiziksel aktiviteler daha zinde, daha az gergin ve daha üretken olmanızı sağlar. Şunları deneyebilirsiniz:
İşe giderken otobüsten bir durak erken inin ve yürüyün. Aracınız varsa biraz uzak bir yere park edin.
Ayağa kalkmak için her fırsatı değerlendirin.
İş arkadaşınızla konuşmanız gerektiğinde telefonla aramak yerine yanına gidin.
Merdivenleri kullanın.
Öğle arasında yürüyüş yapın.
Evde: Ev ve bahçe işleri, araba yıkamak vb. çok iyi birer egzersizdir. Sakatlanmamak için son derece dikkatli olun.
Bir fırsat yaratıp yürüyüşe çıkın. Bu sizi rahatlatacak ve gününüzü iyi geçirmenizi kolaylaştıracaktır.
Gün içinde egzersiz için özel bir zaman ayırın ve eğlenceli olmasını sağlayın.
Televizyona ayırdığınız süreyi kısaltın ve arkadaşlarınız ya da ailenizle paylaşabileceğiniz aktiviteler bulun.
Aktif olmanın en iyi yollarından biri: Yürümek
Yürümek tüm egzersiz çeşitleri içinde en iyilerinden biridir. Özel bir yetenek ya da donanım gerektirmediği gibi her zaman ve her yerde, tek başına ya da başkalarıyla birlikte yapılabilir. Sağladığı yararlar da çok fazladır.
Bir yürüyüş programına başlamak son derece kolaydır. Rahat yürüyüş ayakkabıları ve kıyafetleri edindikten sonra tekniğinizi ya da hızınızı önemsemeden yürümeye başlayın, yorulduğunuzda durun.
Bunu her gün tekrar edin ve mesafenizi giderek artırın. Özel bir yürüyüş biçimi olmamakla birlikte, yaptığınız egzersizin etkinliğini artıracak ve sakatlanma riskinizi azaltacak bazı ipuçları verilebilir.
Postür: Ayak bileklerinizden yararlanarak öne doğru eğilin. Eğilme işini belden yaparsanız solunumunuz zorlaşacaktır. Yürürken başınızı kaldırın.
Kol sallama: Yürürken kollarınızı sallamanız tüm vücudunuzun aktif olmasını sağlayacaktır. Kollarınızı dirseklerinizden bükün ve omuzlarınızdan sallayın.
Uzun adımlarla yürüme: Adımlarınızın uzun ve yumuşak olmasına dikkat edin.
Jimnastik ve sağlık kulüpleri
Bir jimnastik kulübüne ya da grup aktivitesine katılmanız aktif olmanızı sağladığı gibi motive olmanızı kolaylaştırır ve çeşitlilik sunar. İşte size aklınızda tutmanız gereken bazı önemli noktalar:
Sadece sizin için. Size uyan, yapmaktan zevk alacağınız ve en önemlisi yapabileceğiniz aktiviteler seçtiğinizden emin olun. Kulüp çalışanlarının herkesin özel gereksinimlerine duyarlı olup olmadıkları da önemlidir.
Yeri: Kolay ulaşılabilir bir yerde değilse hiç bir zaman gitmezsiniz. Evinize veya işyerinize yakın bir yer olmasına özen gösterin.
Zaman: Başlamadan önce gitmeyi düşündüğünüz saatlerde kalabalık olup olmadığını, bulunan insanların yanında kendinizi rahat hissedip hissetmediğinizi saptayın.
Kolaylıklar: Diyetisyen önerileri ve yapısal kilo verme programları gibi ek hizmetler ilginizi çeker mi? Egzersizi daha eğlenceli hale getirmek için düşünülmüş şeyler var mı? Soyunma odaları temiz mi? Sauna ya da buhar odası ister misiniz?
İlk gidişinizde yapmanız gerekenler: İlk gittiğinizde ilginizi çeken aletleri ve ekipmanları kullanın. İyi bulmadıysanız başka bir yer arayın.
Hiçbir zaman unutmayın ki bir sağlık kulübüne kaydolmak sizi sağlıklı kılmaz. Bunun için kulübe düzenli olarak gitmek gereklidir.
Egzersiz programınızı aksatmayın
Egzersiz programına başlamak kolay, sürdürmek ise zordur. İşte size birkaç öneri:
Gerçekçi ve kısa süreli hedefler belirleyin. Yeni başladığınızda iki hafta süreyle günde 10 dakika yürüyüş yapmak uygulanabilir bir egzersizdir. Bunu yapmayı başardığınızda yeni bir hedef belirleyebilirsiniz.
Uzun vadedeki hedefleriniz mantıklı olsun. Uzun süreli egzersiz programınız planınızı uygulama konusunda sizi motive etmelidir. İlginizi çeken spor dalları yeterince kilo vermeniz için uygun olmayabilir.
Egzersizi gerektiği gibi yapın. Bunu öğrenerek kendinizi sakatlama riskinden ve gereğinden fazla yorulmaktan kurtulursunuz. Egzersizden önce daima ısının ve kültür-fizik hareketleri yapın.
Aktivitelerinize çeşitlilik kazandırın. Aerobik ve direnç egzersizlerini kombine etmeniz işin rutin sıkıcılığa bürünmesini önleyeceği gibi dayanıklılığınızı da artırır. Değişik egzersizler yapmayı deneyin, yürüyorsanız yolunuzu değiştirin.
Kayıt tutun. Bir gün dönüp baktığınızda ne kadar iyi bir duruma ulaştığınızı görmeniz motivasyonunuzu artıracaktır.
Önceden plan yapın. Gelecek haftalarda yapacağınız egzersizleri önceden belirleyin ve yaptığınız plana uyun.
Destek arayın. Bir arkadaşınızla ya da grupla egzersiz yaptığınızda programa uymanız kolaylaşır ve egzersiz yapmamak için bahane aramazsınız.
Durmayın. Ne kadar iyi göründüğünüzü ve kendinizi ne kadar sağlıklı hissettiğinizi düşünün ve kilo vermek için en önemli yöntemin egzersiz olduğunu unutmayın. Bu noktaya kadar getirdiniz, bundan sonrasına boş vermeyin.
Kendi aktivite planınızı hazırlayın.
Yapmayı planladığınız aktivitelerin bir listesini yaptıktan sonra haftanın her günü için ayırmayı düşündüğünüz süreyi belirleyin. Tamamladığınız her aktiviteyi listeniz üzerinde onaylayın. Mesela:
Aktivite Öğle arası yürüyüş
Pazartesi 10 dakika x
Salı 10 dakika x
Çarşamba 10 dakika x
Perşembe 10 dakika x
Cuma 10 dakika x
Cumartesi 15 dakika x
Pazar 15 dakika x
Toplam 80 dakika x
22.02.2008
nceki Yazılar