kadın, diyet, kadın sağlığı, güzellik, makyaj

Her Kadının Kendini Bulduğu Site

Su içerek nasıl zayıflanır May 16, 2008

Hemen hemen hepimiz suyun ne kadar faydalı olduğunu biliriz. Her diyette 1,5-2 litre su önerilmektedir ancak nedense bu kurala uyanımız son derece azdır. İşte size suyun ne kadar önemli ve kilo vermede ne derece etkili olduğunu kanıtlayan bazı temel bilgiler ;

  • Birçok kişi sinirli ya da üzgün olduklarında ilk iş olarak buzdolabına yönelir. Çünkü bu zamanlarda vücutta salgılanan endorfin hormonu iştah açar ve bizi yemeye yönlendirir. Oysa bu durumda yapılacak en yararlı şey su içmektir. Çünkü su, endorfin hormonu salınımını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi engeller.
  • Su, kasların dengesini sağlayarak kasılma anındaki doğal fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olur.
  • Vücudun zararlı maddelerden arınmasını sağlar.
  • Kabızlığı önler. Yeterli su alınmadığı zaman beden ihtiyacı olan suyu bağırsaklardan çektiği için kabızlık oluşur.
  • Yemeklerden önce içilen su tokluk hissi verir.
  • Cildi güzelleştirir, kurumayı ve deri sarkmalarını önler.
  • Yağların vücutta depolanmasını önler. Karaciğerin başlıca görevlerinden biri de depolanmış yağları enerjiye çevirip, yakmaktır. Ancak böbrekler yeterli su alamazsa karaciğer iyi çalışmaz ve yağlar bedende depolanır.
  • Vücudumuz yeterince su alamazsa bunu bir tehlike gibi algılayıp suyu saklamaya başlar. Bu da vücutta su toplanmasına özellikle el ve ayaklarda ödem oluşumuna neden olur. Bu yüzdendir ki kişinin gün içinde yeterli miktarda su içmesi çok önemlidir.

Not: Susamak, vücudumuzdaki sıvı miktarının azaldığına işaret eder. Günde 0.7 litre maden suyu içerseniz, günlük sıvı miktarınızın yarısını karşılamış olursunuz. Eğer günde 1 saat spor yapıyorsanız, bu miktarı 1 litre arttırmanız gerekir. Genelde insanın 8 bardak (2 litre) suya ihtiyacı vardır. Ancak kilolu kişilerin metabolizmalarını hızlandırmaları için daha fazla su tüketmeleri gerekir. Uzmanlar bunu fazladan her 12 kilo için 1 bardak su olarak ifade etmektedir

iştahınıza hakim olamıyor musunuz May 10, 2008

Atıştırma krizine giriyor musunuz ? Bu öneriler tam size göre.

Diyetin en zor kısmı canınızın bir şeyler çektiği zamanlar. Eğer siz de iştahınıza hakim olamıyor, sürekli bir şeyler yeme arzusu duyuyorsanız Diyetisyen Yasemin Batmaca’nın önerilerine kulak verin.

ATIŞTIRMA KRİZLERİNDEN KURTULUN
Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.

ÇİĞNEYEREK YİYİN
Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj!

TAT ALMA DUYUNUZU UYANDIRIN
Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmek, daha az miktarlarla yetinmeyi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek de, özellikle tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın iptal olmasına yol açıyor. Ve bu nedenle de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.

BOL BOL SU İÇİN
Su içmek kendinizi tok hissetmeniz açısından önemli. Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek, bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi engelleyecektir.

GÜÇ GEREKTİREN EGZERSİZLER YAPIN
Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durum da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.

YEME İSTEĞİ BEYİNDE BAŞLIYOR
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılıyor. Bunun sonucu doğal olarak biz de yeme gereği hissediyoruz. Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna neden olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun nedeni kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz

hamilelikte kabızlığa karşı neler yapıl­malı Nis 8, 2008

Gebelikte sık karşılaşılan sorunlardan biride kabızlıktır.

Gebelikte rahmin bebeği rahat taşıması için plasentadan kana salgılanan hormon, rahim kaslarının gevşek kalmasına sağlar. Bu sırada vücudun düz kas içeren tüm or­ganlarında da bu gevşeme etkisi ortaya çı­kar. Aynı zamanda büyüyen rahime yer açılması için mide ve bağırsaklar, yukarı doğru itilir ve sıkışık bir yerde doğumun sonuna kadar beklemek zorunda kalırlar. Bu etkiden dolayı sindirim sisteminin ça­lışması yavaşlar ve zorlanır.. Bunun sonu­cu olarak, gebelik ayları ilerledikçe özel­likle yemek sonraları hazımsızlık ve karın­da şişme ve karın ağrısı gibi gaz şikayetle­ri, mide yanmaları ve kabızlık ortaya çıkar.

Kabızlığı hafiflet­mek için bol lifli gı­dalardan hazırlan­mış ve zeytin yağlı yemekler, yeşillikli salatalar, bol su, özellikle yemek sonraları yürüyüşler, kayısı gibi bağırsak hareketlerini artı­ran meyveleri taze veya hoşaf şeklinde günlük tüketmek tavsiye edilebilir.

Gebelikte içeceklerden hangisi tercih edilmelidir Mar 29, 2008

Gebelikte çay, kahve, kola gibi kafein ve tein içeren içecekler kısıtlanmalıdır.

Özellikle toplumumuzda çok sevilen ça­yın, fazla tüketilmesinden kaynaklanan iki önemli yan etkisi vardır. Bunlardan birincisi; çay, vü­cuda alınan de­mirin bağırsak­larla atılışını ar­tırır ve bu durum kansızlığa yol açar. İkinci yan etkisi de; çay, barsak hareketlerini yavaşlatarak ka­bızlığa neden olmaktadır.
Asitli ve kutulanmış katkı maddeli mey­ve suları da gebelikte içilmemelidir.

Su, süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları, ıhlamur, adaçayı, kuşburnu gibi bitki çay­ları gebelikte tavsiye edilen içeceklerden­dir.