Kariyerli kadınlar dondurma yumurta ile hamile kalıyor

Kadınların yumurtalarının yaşlanması durduruldu. Genç yaşta yumurtalarını donduran kadınlar, menopozdan sonra bile anne olabiliyor. Dünyada çok yeni olan bu teknik; Kıbrıs’ta uygulanıyor..

Dünyada iki yıl önce geliştirilen yumurta dondurma yöntemi, bu yıl Kıbrıs’ta da uygulandı. Uygulama sonucunda üç gebelik elde edildi. Önümüzdeki eylül ayında, bu yöntemle gebe kalan annelerden ilki doğum yapacak. Bu yöntem 30′lu yaşlarının başında yumurtalarını donduran kadınlara 50′li yaşlarından sonra bile anne olma fırsatını tanıyor. Ortadoğu ve Balkanlar Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi Direktörü Dr. Halil İbrahim Tekin, yumurta dondurma tekniğini anlattı:

* Kadınlar neden yumurtalarını dondurmak istiyor?
Yaş ilerlerdikçe gebelik şansı düştüğü gibi, genetik anomalinin ortaya çıkma riski de artıyor. Örneğin 25 yaşında gebelik şansı yüzde 85 normalken, 40 yaşındaki gebeliklerin sadece yüzde 40′ı normal oluyor. Bu yüzden işi gücü olan ve eğitimine devam edip kariyer yapmak isteyen kadınlar, anne olmakta geç kalıyor. Bu tür kadınlar, çocuk yapacak uygun bir koca bulmayı ertelediklerinden, ileriki yaşlarda çocuk yapma yeteneklerini garantiye almak için yumurtalarını dondurmak istiyorlar. Yumurta dondurma tekniğinin bilimsel adı ise; vitrifikasyon.

ZOR BİR İŞLEM
* Sperm dondurulabiliyor. Bu; yumurta için de geçerli mi?
Sperm dondurma tekniği yeni değil; tam 30 yıldır dondurulabiliyor. Sperm dondurmak kolay. Bunu yapmak için özel bir yeteneğe ihtiyaç da yok. Ancak yumurta dondurma işlemi çok daha zor. Yumurtaları dondurabilmek için tıp dünyası çok büyük uğraşlar verdi. Pek çok yöntem denendi bugüne kadar. Önce kadınların yumurta dokusu donduruldu. Bu işlem çok özel durumlarda katkı sağladı. Kanser tedavisi, kadınların menopoza girmesine neden oluyordu. Dondurulan yumurtalık dokusu nakledilerek, kadınların tekrar regl görmesi sağlanıyordu. Ancak sorun çıktı. Kadınların yumurtalık dokusu alınıp dondurulduğunda, menopoza çok daha erken giriyorlardı. Bunu istemediler. İki yıl önce yumurtanın dondurulabileceği tıbben kanıtlandı. 2006 yılında da bunun teknikleri açıklandı.

* Kadınlar dondurulmuş yumurtalarla anne olabilir mi?
Söylediğim gibi; yumurta dondurma tekniği çok yeni. Bu nedenle; ihtiyacı olan kadınlar yumurtalarını yeni yeni dondurmaya başladılar. Dondurulan bu yumurtaların hemen çözülüp, bunlarla gebelik elde edilmesi imkanları henüz kısıtlı. Birkaç tane başarılı gebelik sonucu açıklandı. Bizim klinikte bu yolla tam 3 gebelik elde edildi. İki kadın dondulmuş yumurta ile hamile kaldılar. Birinin kendi yumurtalarıydı, diğer ikisi başkalarına ait dondurulmuş yumurtalarla gebe oldukları haberini aldılar. Bu sonuçları literatür olarak da yayınlayacağız.

KEYFİ UYGULAMAK YASAK
* Türkiye’de sperm dondurmak yasak. Yumurta dondurmak serbest mi?
Kanser tedavisi gibi testislere zarar verecek bir durum olduğunda, Türkiye’de de sperm dondurulabiliyor. Aynı şekilde yumurta da dondurulabiliyor ama keyfi amaçla bir adam gidip donduramıyor. Türkiye’de böyle bir yasak var ama aynı şey Kıbrıs için geçerli değil. Kıbrıs’ta isteyen kadınlar gelecek için yumurtalarını dondurtabiliyorlar. “Ben şu anda anne olmaya hazır değilim” diyorlar ve yumurtalarının saklanmasını talep ediyorlar.

* Kıbrıs’ta yumurta bankası bulunuyor mu?
Yumurtaları dondurarak, onların adına saklıyoruz. Yumurtalarını bağışlayanlar olursa, bağışlanan bu yumurtaları uygun hastalarda kullanmak üzere de dondurabiliyoruz.

* Yumurta kaç yıl saklanabiliyor?
Şu andaki tecrübelerimiz bu konuda konuşmak için yetersiz kalıyor. Ancak embriyo 20 sene, sperm ise 30-35 yıl saklanabiliyor. Yumurtanın tam olarak ne kadar saklanabileceğini bilmiyoruz ama bizim elde ettiğimiz gebelikler, birkaç ay dondurduğumuz yumurtalardan oldu.

ÇOK BAŞVURU OLUYOR
* Dondurulmuş yumurtadan olan bebeklerin sakat kalma ihtimali var mı?
Dünyada şimdiye kadar bu yöntemle birkaç tane bebek doğdu. Bunların da sağlıklı doğduklarına dair birkaç yayın var. Embriyo dondurma için de aynı risk vardı ama korkulacak bir şey olmadığı görüldü.

* Kariyer yaptıkları için yumurtalarını donduran kadınlar oluyor mu?
Evet; gerçekten çok başvuru var. Türkiye’de iş hayatının içinde olan 35 yaşındaki kadınlar gelip, yumurtalarını saklatıyorlar.

Yorum Yazın 12.06.2008

Kadınlarda Sık Görülen Üreme Sağlığı Sorunları

Adet düzensizlikleri
Her kadının yaşamı boyunca zaman zaman adet kanamalarında düzensizlikler olabilir. Adet düzensizliği diyebilmek için bu durumun yineleyici nitelikte olması gerekir.

Adetler 9 yaşından önce başlamışsa,
16 yaşına kadar meme gelişimi, tüylenme, vücut şeklinin değişmesi gibi, ikincil seks karakterleri denilen değişiklikler başlamamış ve henüz adet görülmemiş ise,
18 yaşına gelindiğinde ikincil seks karakterleri adı verilen değişiklikler başlamış, ancak henüz adet görme gerçekleşmemiş ise,
Adet kanamaları 21 günden daha sık, 35 günden daha uzun aralıklarla oluyorsa,
Adet kanamaları 7 günden uzun 1 günden kısa sürüyorsa
İki adet arasında kanamalar, lekelenmeler oluyorsa
Adet kanamaları aşırı miktarda oluyorsa

Bir yerde yanlışlık var demektir. Uzman hekimlerce, hepsi çok kolay tanınır ve tedavi edilebilir. Böylece bu bozuklukların kadınlarda ayapabileceği genel vücut sağlığını bozucu kansızlık gibi sorunların engellenmesinin yanında kadınların üreme sağlığında da oluşabilecek kalıcı bozuklukların önüne geçilmiş olunur.

Akıntılar

Her kadınlarda hastalık olmayan normal bir akıntı olabilir. Bu nedenle kokusuz, kirli beyaz ve kilot yıkanırken kaynatıldığında leke bırakan bir akıntı korkutmamalıdır. Bu akıntının içinde bulunan, hormonlar etkisiyle dökülmüş hücreler, iç çamaşırı kaynatıldığında bir leke bırakır. Doğal olan bu salgı, yanlış olarak birçok kadınları telaşlandırır. Herkesin boyu ve kilosu nasıl aynı değilse salgı miktarı da kişiden kişiye değişir. Yinede akıntının normal olup olmadığının heki tarafından belirlenmesinde yarar vardır.

Akıntı sarı-yeşil renkli ve kötü kokulu ise,
Beyaz çökelek peyniri gibi pütür pütürse ve ekşi kokuyorsa,
Şeffaf beyaz akıntı her zamankinden daha çok olmaya başlamışsa,
Beraberinde kaşıntı ve yanma hissi ve o bölgede kıazrıklık varsa,

Bir sorun var demektir.

Akıntıların uzmanlarca tanınması ve tedavileri oldukça basittir. Bir uzman hekimin görüp doğru tanı koyması ve tedaviyi düzenlemesi gereklidir.

Karın ve kasık ağrıları

İç genital sistem iltihaplarının tanısı biraz zordur. Karın alt bölgesinde ağrı, hassasiyet olur ve bu süreç içinde ateş 38 derece ve üzerine çıkabilir.bu durumda yapılacak en doğru şey, bir uzman doktora başvurulmasıdır.

Bazı kadınlarda karın alt bölgesinde değişik şekillerde kendini gösteren ağrılar olur. Bunlar sanki bir ağırlık varmış gibi veya batar gibi yavaş yavaş başlayıp şiddetlenip, sonra geçen ve belli aralıklarla tekrar eden ağrılardır. Değişik nedenlere bağlı olabilir. Bu nedenle asla ihmal edilmemelidir. Bir uzman hekimce basit tanı yöntemleri ile çoğu kez ağrının nedeni bulunur ve tedavi edilir.

Kadınlarda çok sık görülen yumurtalık kistlerin büyük çoğunluğu basit kistlerdir. Kolayca kendiliğinden geçer. Asla telaşlanmamak gereklidir. Ancak böyle bir şüphede yapılacak en doğru iş, hemen uzman bir hekime gitmektir.

Tüylenme ve sivilceler

İstenmeyen tüylerde bir artış varsa lütfen epilasyondan önce bir hekime baş vurunuz, sebebini bulmak ve tedavi etmek oldukça kolaydır. Böyle bir durumdan endişeniz varsa veya belirgin olmasa da bu durum kadını üzüyorsa, mutlaka bir uzman hekime başvurması gereklidir.

Memelerdeki değişimler

Kadınların en çok merak ettiği konulardan birisi de meme gelişmesidir. Ergenlik devri sonlarına doğru memeler normal şekillerini alır. Ama herkes de küçük farklılıklar olacağını kabul etmek, gebelik ve doğumdan sonra da bazı değişiklikler olacağını bilmek gerekir. Meme içinde tıpkı bir çarşaf altında küçük bir pirinç tanesi hisseder gibi sert bir kitleden veya meme başında çekilme, simetrisinde farklılaşma gibi anormalliklerden yakınılıyorsa, doktora başvurulması şarttır. Adete yakın, göğüslerde hassasiyet ve içinde ağrılı kistler çoğu kez normaldir ve tedaviyle geçer.

Adet sancısı

Bazı kadınlar adet kanamaları sırasında bel ve kasıklarında ağrı hissedebilir. Sancı kasılma biçimindedir. Kanamanın ilk gününde ya da 1-2 gün öncesinde başlayabilir. Birlikte bulantı - kusma olabilir. Adet sancısını azaltmak için bel ve karın bölgesini sıcak tutmak ve beden hareketleri yapmak yararlıdır. Adet sancısı çok rahatsız ediyorsa bir doktora başvurmak gerekir.

Miyomlar

Miyomlar doğurganlık döneminde hemen hemen her üç kadından birinde bulunan fakat çoğu kez herhangi bir şikayete neden olmayan iyi huylu, kanserleşmeyen, rahim urlarıdır. Ancak bazan ağrı, ağrılı adet görme, kanama düzensizlikleri , lekelenmeler, aşırı kanamalar gibi şikayetlere yol açar. Bu gibi durumlarda yapılacak en iyi şey, bir uzman hekime başvurmaktır.

Yorum Yazın 12.06.2008

Anoreksia Nervoza

Genel olarak 12-18 yaşları arasında başlayan ve şişmanlamaya karşı ağır korku yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile belirlenen bir bozukluktur. Toplumda ortaya çıkma sıklığı bilinmemekle birlikte eskiden sanıldığı gibi çok ender rastlanan bir rahatsızlık değildir. Anoreksia Nervozalı bireylerin yaklaşık %95′ i kadındır. Ve bir kişinin kız kardeşinde bu tür bir bozukluk varsa o kişide aynı hastalık riski belirgin oranda artmaktadır. Bozukluk daha üst sosyoekonomik sınıflarda daha sıktır.

En temel belirti aşırı kilo alma korkusudur. Bu durum kişinin yiyecek konusunda neredeyse fobik olacak noktaya dek varmasına neden olabilir. Şişmanlama korkusunun yanı sıra beden imgesinde de bozulma vardır. Buna bağlı olarak bu kişiler çok zayıf ve ince olsalar bile kendilerini şişman bulabilirler. Vücut ağırlığını kontrol altında tutabilmek için iki yolu kullanırlar: Kişilerin bir bölümü yiyecek alımını ileri derecede kısıtlarlar. Zaten aldıkları çok az yiyeceğin de çok az kalorili yiyecekler olmasına dikkat ederler. Bu kişiler buna rağmen ağır egzersizler de yaparlar. Diğer gruptaki kişilerde yiyecek alımının ileri derecede azaldığı açlık dönemleri ile aşırı yeme dönemlerinin birbirini izlediği gözlenir. Bu gruptaki kişiler, aşırı yemeden sonra şişmanlayacakları korkusuyla boğazlarına parmaklarını bastırarak kusarlar. Sık sık bunu yapan kişilerin el sırtında deri sertleşmesi olabilir. Sık kusan kişilerde mide asidinin etkisiyle dişlerde bozukluklar, çürümeler olur.

Bu kişilerin yeme davranışlarında ve yiyeceklerle olan ilişkilerinde gariplikler gözlenebilir. Yiyecekleri saklayabilir, yemek yapmak için mutfakta saatlerce uğraşabilirler.

Anoreksia Nervoza’ nın nedenleri günümüzde kesin olarak bilinmemektedir. Hastalığın oluşumu psikolojik, sosyolojik ve biyolojik olmak üzere üç boyutta ele alınabilir. Hastalığın ergenlikte ortaya çıktığı; bu dönemin cinsel ve sosyal çatışmalarla yüklü oluşu dikkate alınacak olursa; cinsel ve sosyal çatışmalarla başa çıkma konusundaki yetersizliklerin yiyeceklerden fobik kaçınma şeklinde ortaya çıkması öne sürülebilir.

Aşağıdakilerin varlığı halinde bu rahatsızlıktan bahsedilmektedir.
1-Bulunduğu yas grubu ve boy uzunluğu acısından normal kabul edilen en az kilo ya da bu ağırlığın üzerindeki bir kiloyu kendisi için uygun bulmayıp,kabul etmeme.

2-Yas ve boy göz önüne alındığında beklenenden daha düşük bir kilosu olmasına rağmen kilo almak veya şişmanlamaktan aşırı derecede korkma.

3-Kişinin kilosu ya da vücut şeklini algılayışında bozukluk vardır. Kişinin kendini değerlendirişinde kilo ya da vücut seklinin ,olağandan çok daha fazla ve anlamsız ölçüde bir yer kaplaması veya o anki kilosunun düşük olmasının öneminin farkına varmama.

4-Bayanlarda birbirini izlemesi gereken en az 3 adet döneminin olmaması

Bu rahatsızlığın kısıtlı ( bu durum yaşanırken kişide bir anda “patlayıncaya dek” yeme ya da kendini kusmaya ya da lavman- idrar söktürücüler ile yediklerini çıkarma davranışının olmadığı) tip ya da bu sayılan davranışların olduğu tiksinircesine yeme/ çıkartma tipi olarak 2 şekli vardır.

Hastaların çoğunun düşünce içeriği yemek ile ilişkilidir. Kimileri kalan, artan, yiyemedikleri yiyecekleri bırakamayıp, biriktirir, bazıları da hiç yapamayacağı yemek tariflerini edinmeye çalışabilir. Topluluk içinde yemek yeme konusunda isteksiz davranabilirler. Başlangıç ta çevrelerinden ilgi ve beğeni görmek için , kendileri üzerinde kontrol sağladıklarını görmek amacıyla alınan besinleri kısıtlamaya başlarlar. Eski kilolarına ya da çevrelerinde görünüm olarak beğeni kazanan kişilerin kilosuna inmek için hedef belirler. Kendileri gün içinde farklı zamanlarda tekrar tekrar tartar
Tıkınırcasına yeme-çıkartma tipine ait grubun alkol-madde kötüye kullanımı, daha çok duygusal durumda dalgalanmalar ve cinsel aktivitelere sahip olup, dürtülerini kontrollerinin daha zor olduğu gözlenmiştir.

Kişiler kilo kayıplarını arttırmak için fiziksel egzersizler yapar ya da yorucu fiziksel uğraşılar içine girerler. Öyle ki kişi daha çok enerji harcayıp, kilo verebilmek için oturmayıp, ayakta durmayı yeğleyebilir ya da durduğu yerde el ve ayaklarını hareket ettirebilir. Kişinin toplumsal ilişkileri azalabilir. Sadece is, fiziksel egzersiz ve kilo düşünceleri ile ilgilidir. Bir deri bir kemik kalsa bile kilolu olduğu düşüncesindedir. Kişiler kendilerine listeler hazırlayarak kendilerine yasakladıkları yiyecekleri belirterek, bunları yemeyeceklerine yeminler ederler. Yarim kilo bile almaları onları zayıflıktan şişmanlığa geçtikleri seklinde düşündürür. Uzun sure bir konuya dikkatlerini veremezler . Kendilerine güvensizlik yoğun bir şekilde kendini hissettirmektedir. Gitgide sosyal çevrelerini kısıtlarlar.

Çocuk gelişiminin erken evrelerinde, anne-çocuk iletişiminde çocuğun kendi başına,özgür davranışları üzerine yapılan müdahalelerin önemine dikkat çekilmektedir.

Anoreksia başlangıcı sonrasında genellikle obsesif- kompulsif davranışlar başlayabilir. Özellikle temizlik saplantıları ( ev temizliğine yönelik aşırı aktiviteler gibi) ve ders çalışma ile ilgili saplantılara rastlanabilir. Cinsel gelişimlerinde sorun olduğu gibi , cinsel isteksizlik ve diğer cinsel sorunlar da beraberindedir.

Bu kişilerde hastalığın yol açtığı vücutsal değişimler:
Hastalarda kansızlık, vücut su- tuz dengesinin bozulması, kanda kolesterol ve üre düzeylerinin artışı, karaciğer enzimlerinin yükselmesi, tiroid bezi hormonlarının düşmesi, kadınlarda ostrojen dediğimiz kadınlık hormonu ,erkeklerde testesteron denen erkeklik hormonu düzeylerinde düşme sonucu cinsel işlevlerde azalma, kalp atımında azalma ve düzensizlikler, beyin boşluklarının beyin dokusuna oranla kapladığı hacmin artışı oluşabilmektedir.

Kimlerde görülmektedir:
Bu rahatsızlık düzenli ve bol çeşitli yemek yeme olanaklarının olup, göze hoş görünmenin zayıf bir vücut yapısı ile paralel düşünüldüğü bati toplumlarında, kentsel alanlarda daha çok gözlenmektedir. Hastaların % 90-95 i kadındır. Anoreksia nervosa genç kızlarda % 0,5 oranında saptanmakta, genellikle 12-25 yas arasında rastlanmaktadır.

Son yıllarda yurt dışında yapılan çalışmalara göre hastalığın yüz bin kişide 15-20 arasında görüldüğü saptanmıştır.

Rahatsızlığın oluşumunda etkili risk faktörleri:
- Yaşanılan sosyo-kültürel çevrenin etkisi ile zayıflığın kesin güzellik ölçütü olması durumu yaygınlaştırmaktadır. Bazı mesleki alanlar ( hosteslik, modellik, dans ve müzikle uğraşanlarda) bu yüzden özellikle risk altındadır.

-Bu rahatsızlığı olanların ailelerinde depresyon, alkolizm, şişmanlık ve gene bir yeme bozukluğuna daha çok rastlanmaktadır. Bu kişilerin annelerinin daha çok diyet yapıp,yeme bozukluğunun olduğu, sürekli diyet yapma düşünceleri ile haşır nesir oldukları, kızlarının da diyetleri konusunda yoğun düşünceler içinde olabildikleri gözlenmiştir.

- Aile yapıları itibariyle, bağımsız hareket serbestisinin verilmediği ve aile işleyişi açısından yeterli keyif alınmayan doyum sağlanamayan ilişkilerin varlığı.

-Öncesinde var olan aşırı şişman beden yapısı

-Çocukluk cağı başlangıçlı diabet ( seker hastalığı) varlığı

- Geçmişte yaşanan cinsel, fiziksel tacizler.

Rahatsızlıktaki kişisel düşünce yapıları:
- Kişisel açıdan kendilerini yardıma muhtaç ama yardim edilemez görürler

- Kendi ve çevreleri üzerindeki denetimi kaybetme korkuları vardır.

- Aşırı bir şekilde başkalarının görüşlerine bağımlı olarak özgüvenlerini koruyabilen, onların yeterli ya da olumlu desteği olmadığında kendilerini bir hiç olarak görürler

- Bir şey ya tam olmalı ya da hiç olmamalı seklinde bir düşünce yapısı olan kişilerdir.

Hastalığın seyri:
Hastaların yarısının ilerleyen donemde iyileştiği, dörtte bir oranında hastanın kısmen iyileştiği, ancak bir miktar yakınmalarının sürdüğü belirlenmiştir. Hastalık sonucu olum oranının % 5 civarında olduğu gözlenmiştir.

Hastalığın gidisine olumsuz etki yapan faktörler:
-Ailede aşırı geçimsizlik, tartışmalı ortam

-bulimianın hastalığa eslik etmesi

-Kusma, dışkılamayı arttırıcı ilaç kullanımları

-Obsesif-kompulsif, histerik, depresif, nörotik davranış yapıları, zeminde bulunan psikiyatrik sorunlar nedeniyle, kişide vücutsal yakınmaların fazlaca gündeme gelmesi (gastrit, kolit vb.)

-Hastalığı inkar eden davranışlar içine girilmesi.

Hastalığın gidisini olumlu etkileyen etmenler arasında ise erken başlangıç yaşı, hastalığı kabul etmek ve kendine güvenen bir kişilik yapısının bulunması sayılmaktadır.

Tedavi:
Anoreksia Nervozalı hastaların tedavisi çoğu kez güçlüklerle doludur. Hastaların çoğunda, hastalık birkaç yıl önce başlamıştır. Tedaviye katılmak ve tedavi planları için isteksizdirler. Bu sebeple genellikle çocuklarının bu durumundan üzüntü ve endişe duyan anne babaları tarafından doktora getirilirler. Tedavide bireysel psikoterapi, grup ve aile terapisi, ilaç tedavisi gibi yöntemler kullanılabilir

Psikoterapide hastanın kendi duygularını uygun bir şekilde ifade edebilmesi, yeme davranışı üzerine kurulu yanlış düşünce tarzının değiştirilmesi, vücuduna yönelik olumsuz algılamaların düzeltilmesi, özgüvenin oluşturulması, kişilerarası sorunların belirlenip, çözümüne yönelen bir yaklaşımın oluşturulmasına çalışılır.Tedavide davranışçı terapi, aile terapisi ve grup terapisi kullanılabilir

Yorum Yazın 06.06.2008

Serviks

Serviks dölyolunda görünen rahimin (dölyatağının) bir parçasıdır. Dölyolundan rahimin içinde uzanan serviks ortasında bir kanal (serviks kanalı) bulunan küçük, sert ve adaleli bir organdır. Doktor muayenehanesinde yapılan bir pelvis muayenesinde serviks, rahimin gözle görülen tek kısmıdır.

Serviks nasıl muayene edilir ?
Spekulum adlı aynalı özel bir âlet dölyoluna sokularak muavene edilir.

Serviksin fonksiyonu nedir ?
a.Rahim boşluğuna bakterilerin veya başka yabancı cisimlerin girmesini önler.
b.Meninin (spermanın) rahim boşluğuna girmesine müsaade eder.
c.Gebelik süresinde gelişen cenini korur.
d.Doğumda çocuğun çıkabilmesi için açılıp yol verir.

Serviks yangısı nedir ?
Serviksin iltihaplanması halidir.

Serviks yangısının çeşitli türleri nelerdir ?
a.Serviks aşınması (erozyon). Dölyolundaki serviks kanalının açı­lışında beliren derisi sıyrık (raw) ve kızarmış bir alan. Bu du­rum aslî olabilir ve bir gelişme noksanlığından serviksi kapla­yan normal zarların bulunmayışından dolayı genç kızlarda rast-lanılabilinir. Aşınmalar doğumda meydana gelen bir zedelen­meden veya ameliyatta ya da kürtajlarda meydana gelen arıza­lar ve genişlemeler şekilde tâli de olabilir.
b.Serviks yangısında kistler. Bu durum yangı iyileşmekteyken yan­gılı bir serviks üzerinde küçük kistlerin gelişmesidir. Serviksin sathı iyileşirken bazı guddeleri kapalı kalarak kist teşekkülüne neden olurlar.
c.Hipertrofik serviks yangısı. Bu durumda bütün rahim yapısı üze­rinde büyüyen büyük bir cisim peydahlanmaktadır. Bu hal çok kez kist teşekkülünden ve serviks aşınmasıyla ilişkili olarak mey­dana gelmektedir.
d.Kronik serviks yangısı. Yukarıda sayılı durumların tekerrürü­dür.

Serviks yangısının nedenleri hangileridir ?
a.Bakteriler, mantarlar veya parazitler.
b.Doğumda veya ameliyatta meydana gelen zedelenmelerde tâli derecede iltihaplanma.
c.Serviksin normal örtü tabakasında doğuştan gelen bir hata

Serviks yangısının belirtileri nelerdir ?
a.En yaygın belirti döyolu ifrazatıdır. Sümüksü bir halde olan if­razat renksiz, beyaz veya sarımsı bir renkte olabilmektedir.
b.Cinsel temastan sonra döyolu kanaması.
c.Ciddî hallerde âdet kanaması normalden daha ağır olabilir, âdet öncesi ve âdet sonrası bir iki gün lekelemelere sebep olabilir.

Serviks yangısı gebe kalmaya engel olabilir mi ?
Bazı hallerde evet. Bu gibi durumlarda kadının gebe kalabilmesi için serviks yangısının tedavisi gereklidir.

Serviks yangısı nasıl tedavi edilir ?
a.Bir enfeksiyon varsa, gerekli ve özel ilâçlarla ortadan kaldırıl­malıdır.
b.Lavajlarla enfeksiyon kontrol altında tutulabilinir. Asitli lavaj bir mantardan veya parazitten ileri gelen bir enfeksiyonun te­kerrür etmesini önleyebilir.
c.Serviksin basit bir aşınması gümüş nitart uygulanması yoluyle veya kote’rizasyonla tedavi edilebilir.
d.Daha yaygın aşınmalar veya kist teşekkülleri, koterizasyon gibi daha aktif ve kuvvetli tedavi usullerini gerektirir.
e.Kronik serviks yangısı koterizasyonla tedavi edilebilecekse de, daha ciddî hallerde hastanın hastaneye yatırılması ve serviksin kesilmesi amputasyon gerekecektir.

Serviks koterizasyonu nasıl yapılmaktadır ?
Bu işlem doktor muayenehanesinde yapılmaktadır. Metal uçlu ve elektrikle ısıtılan bir âletle servikse ensizyonlar yapılarak açılmaktadır. Çok sayıda yapılan yakıcı ensizyonlar aşman ve enfekte olan dokuları öldürerek bunların, alttaki sıhhatli dokuların üzerinden ayrılarak dökülmelerine neden olmaktadır. Zamanla, sıhhatli dokular yeniden büyüyecek ve bütün serviksi kaplayacaktır.

Serviks koterizasyonu ağrılı bir operasyon mudur ?
Hayır. Hasta için fazlasiyle sıkıntılı bir işlem değildir. Dölyolunda biraz sıcaklık hissedilecek ve operasyondan sonra kramplar meydana gelebilecekse de, hiçbir arıza veya sakatlık olmayacaktır.

Serviks koterizasyonu operasyonu ne kadar sürer ?
îyi bir jinekologun ellerinde ancak birkaç dakika.

Serviks koterizasyonundan sonra hastada ne gibi gelişmeler beklenebilir ?
Vakaların büyük çoğunluğunda dölyolundan bir hafta ilâ on gün artan bir ifrazat meydana gelecektir. Bu ifrazat kalın, fena kokulu ve gri renkte olabilecektir. Yedi veya sekiz gün sonra dölyolu kanaması meydana gelebilecektir. Bunlar enfekte olan çürük dokula­rın ayıklanmasından ileri gelmektedir.

Serviks koterizasyonundan sonra ne gibi tedbirlerin alınması gerekmektedir ?
Hasta oniki ile ondört gün arası lavaj ve cinsel temastan kaçınmalıdır.

Serviks yangısı veya aşınması halleri tekerrür ederler mi ?
Evet. Bunlar tekerrür ederse tedaviye yeniden başlanması gereklidir. Hafif bir tekerrür çok kez görülebilinir, ancak derhal tedaviye başlanılırsa bu çabucak geçer.

Servikste görülen her anormal vakada jinekolog kanser ihtimalini araştırmalı mıdır ?
Evet. Yetenekli bir jinekolog hangi vakaların daha fazla araştırma gerektiğini bilecektir. Eğer teşhisinde bir şüphesi varsa bir kanser (Papanikolau) smiri alacak ve şüphelendiği alanda bir biyopsi yapacaktır.

Serviks polipi nedir ?
Serviksten yükselen küçük selim bir tümördür. Bir bezelye tanesî, kiraz veya üzüm büyüklüğünde olup, çok kez de bir sapı bulunmak­tadır.

Serviks poliplerinin gelişmesinin sebebi nedir ?
Sebebi bilinmemektedir. Bu polipler hem genç ve hem de yaşlı kadınlarda gelişebilmektedir.

Serviks poliplerin belirtileri nedir ?
Dölyolu ifrazatı, âdetler arası lekelemeler, âdet öncesi ve sonrası lekelemeler ve kramplar. Bütün bu belirtiler birer birer tezahür edebilir, beraberce görülebilir veya herhangi bir belirti olamayabilir de.

Serviks polipi nasıl tedavi edilir ?
Bir jinekolog muayenehanesinde alınmaları icabeder. Bazı hallerde hastanın hastaneye yatması gerekli olabilir. Çok az rahatsızlık veren hafif bir ameliyat türü ile bu polipler almabilinmektedir.

Poliplerin tekerrür etme eğilimleri var mıdır ?
Bir polip bir kez alındı mı bir daha büyümeyecektir. Ancak, polip çıkarmış olan bir kadın başka polipler çıkarma eğiliminde olabilir. Bu poliplerin de alınması gereklidir.

Serviks polipleri habis olur mu ?
Çok nadir hallerde.

Serviks polipleri gebeliği engeller mi ?
Genellikle hayır.

Serviks. hipertrofisi nedir ?
Serviksin fazla büyümesi veya uzamasıdır. Bu hal iltihaplanmayla veya iltihaplanma olmadan da meydana gelebilir. Çok vakalarda bu durum sistosel veya rektosel ile ilişkili görülür.

Serviks hipertrofisi neden olur ?
Nedeni bilinmemektedir.

Serviks hipertrofisinin belirtileri nedir ?
Hastalık sistosel ve rektosel ile ilişkili görülmektedir. Belirtilerinde idrarda ve anusde rastlanır. Hastalık eğer tek başına gelmişse; belirtileri dölyolunda bir basınç veya dölyolu ağzında bir kütlenin çıkıntı halinde görülmesidir.

Serviks hipertrofisi evlilik ilişkilerine engel olur mu ?
Evet. Dölyolunda bir kütlenin bulunuşu cinsel teması imkânsız hale getirebilir. Cinsel temasta sancı duyulması, büyüyen serviksin yer değiştirmesinden ileri gelebilir.

Serviks hipertrofisinin tedavisi nasıl yapılır ?
Hastalık sistosel veya rektosel ile ilişkili ise, serviks dölyolunda yapılacak bir plâstik ameliyatın bir bölümü olarak alınacaktır. Eğer hipertrofi tek başına gelişmişse serviks ampütasyonu ‘yapılacaktır.

Serviks ampütasyonu ciddî bir ameliyat mıdır ?
Hayır. Basit bir ameliyat olarak kabul edilmektedir. Çok az risk taşıyan bu ameliyat, ameliyat sonrası da fazla herhangi bir rahatsızlığa yol açmamaktadır.

Serviks ampütasyonu için ensizyon (kesit) nerede yapılmaktadır ?
Tamamen dölyolu kanalı içerisinde.

Serviks ampütasyonu için hastanede ne kadar süre kalınması gereklidir ?
Yaklaşık beş veya altı gün.

Serviks ampütasyonundan sonra ne gibi tedbirlerin alınması gerek mektedir ?
Hastanın tam anlamıyle nekahet bulması için üç veya dört haftalık bir süre gerekmektedir. Cinsel temas ve lavaj yaklaşık altı hafta yasaklanmaktadır.

Serviks ampütasyonu gebe kalınmasını engeller mi ?
Serviks kesildikten sonra kadın gebe kalabilir. Ancak, doğum büyük bir ihtimalle sezaryen ameliyatı ile gerçekleşebilecektir. Serviks ampütasyonundan sonra çok kez serviks çocuğun çıkmasını gerektirecek kadar genişleyemiyecektir. Ayrıca, doğum sırasında bu alt kesimin kopma tehlikesi de her zaman mevcut olacaktır.

Serviks ampütasyonu kanser gelişmesine yol açar mı ?
Hayır.

Serviks kanserine genellikle hangi yaşlarda rastlanmaktadır ?
Her yaşta olabilir. Ancak çoğunlukla kırk ile altmış yaşları arasındaki kadınlarda rastlanmaktadır.

Yorum Yazın 05.06.2008

nceki Yazılar