Oral seks zararlı mıdır

Oral seks bir kişinin cinsel organlarıyla diğer kişinin ağzı arasındaki temasla olan ilişkidir. Ağzın ve cinsel organların hassas erojen bölgeler olması ve birbirlerine verdikleri uyarının ve zevkin yoğun olması bu buluşmayı kaçınılmaz yapmaktadır. En önemli avantajlarından bir tanesi de gebeliğe neden olmaması yüzünden çiftler tarafından rahatlıkla kullanılmaktadır. Bakireliğin önemli olduğu toplumlarda bu yolla bakirelik korunmuş olmaktadır. Erkekte veya kadın da kendi cinsel organını partnerinin ağzında görmekte bir haz yaratmaktadır. Kadının erkek cinsel organını ağzıyla uyarması; Felliato:latinca fellare (emmek) fiilinden türemiştir.Erkek cinsel organlarını yalamak,emmek,öpmek anlamında kullanılır.Erkeklerin tamamına yakını penislerinin emilmesinden ve bu şekilde boşalmaktan hoşlanırlar. Erkek oral seks yaparsa Kunnilingus; Vulva anlamına gelen “cunnus” ve yalamak anlamına gelen “lingere” sözcüklerinin birleşmesinden oluşuyor ve dişi cinsel organların ağız ve dille uyarılmasını ifade ediyor. Makat civarının uyarılması da kunnilingusa girmekle beraber özel olarak “anilinctus” diye de anılır. Oral seks, ağız tümörlerine yol açabiliyor. Son yapılan bir araştırmaya göre insan papilom (meme başı gibi çıkıntılar yapan selim tümörler) virüsü ağız kanserine yol açabiliyor. Bilim adamları uzun süredir papilom virüsünün ağız kanserine neden olduğundan kuşkulanıyordu. İyi haber bu riskin çok küçük olmasıdır.. Ağız tümörü her yıl 10.000 kişiden birinde görülüyor. Ve bu vakaların pek çoğu sigara ve içkiye bağlı olarak ortaya çıkıyor. İnsan papilom virüsü (HPV) cinsel yolla geçen virüslerin en yaygını. Bu virüsün servikal kansere (rahim boynu kanseri) yol açtığı biliniyor. Bazı araştırmalar bu virüsün ayrıca ağız ve anal kanserlerine de neden olabileceğine işaret ediyor. Oral seksin temizlik gerektirdiği kesin. Aşk yapmadan önce sabunla yıkanmak yalnızca eşlerin birbirine karşı nazik bir davranışı olmayıp, son idrar veya abdestten arda kalmış olabilecek bazı bakterilerin bulaşmasını engelleyecek bir önlemdir de. Sabun ve su, cinsel uyarılma sırasında cinsel organlardan çıkan doğal hoş kokuları asla yok etmediği gibi bunların kötüleşmesini de önler. Sonuç itibariyle, eşlerin bu çekiciliğe karşı koymaları genellikle olanaksız hale geliyor. Önce biraz çekinerek başlayan öpücükler, sonradan kadının penisi ağzına alması, erkeğinse dölyolu ağzındaki dudakları aralayarak diliyle dölyolunu keşfe koyulmasına kadar varabiliyor.

Yorum Yazın 13.06.2008

G noktası yalnız şanslı kadınlarda!

Adını, Alman jinekolog Graefenberg’den alan G noktası, vajinada çok hassas bir nokta olarak biliniyor.

Çok hassas bir nokta
Haftalık İngiliz dergisi New Scientist’te yayımlanan bir araştırmaya göre, sonunda ünlü G noktasının yeri bulunmuş olabilir. Adını 1950′lerde varlığını ilk defa öne süren Alman jinekolog Ernst Graefenberg’den alan G noktası, vajinanın içinde bulunan çok hassas bir nokta olarak biliniyor.

Ultrason görüntüleri karşılaştırıldı
Fakat ortaya atıldığından beri bilim çevreleri G noktasının var olup olmadığını tartışıyor. Tartışmayı bitirmek isteyen İtalya, L’Aquila Üniversitesi’nden araştırmacı Emmanuele Jannini, vajinal orgazm yaşadığını söyleyen dokuz kadınla, hiç yaşamadığını söyleyen 11 kadının ultrason görüntülerini karşılaştırdı.

Doku daha kalın!
Buna göre, orgazm yaşayan kadınlarda vajinanın ön duvarı üzerinde bulunan doku orgazm yaşamayanlara kıyasla çok daha kalın. Jannini, “Bu dokuya sahip olmayan kadınların vajinal orgazm yaşaması imkânsız. Yani G noktası bazı kadınlarda var, bazılarında yok” diyor.

Yorum Yazın 07.06.2008

Vajina Sızlaması, Ağrısı, Kokusu

Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Opr. Dr. Banu Göker Özdemir, kadınlarda özellikle yaz aylarında havuz suyuna bağlı olarak ortaya çıkan vajinal mantar enfeksiyonu hakkında bilgi verdi

Vajinal mantar enfeksiyonu nedir? Kadınlarda oldukça sık rastlanılan vajinal akıntı, kaşıntı ve yanma gibi şikayetler, genellikle genital bölgede meydana gelen bakteri, virus ve mantar enfeksiyonlarından kaynaklanmaktadır. Bu tür enfeksiyonlara neden olan mikroorganizmaların bir kısmı cinsel yolla kişiden kişiye bulaşırken, bir kısmı da vajinanın normal florasında meydana gelen değişikliklere bağlı olarak enfeksiyon meydana getirir. Birçok kadın hayatı boyunca en az bir kere bu sorunla karşılaşmakta ve tedavi edilmediği takdirde vajinal enfeksiyonlar kişiye çok rahatsızlık verecek şekilde tekrarlayan bir hal alabilmektedir.

Vajinal mantar enfeksiyonlarının nedenleri nedir? Niçin özellikle yaz aylarında ortaya çıkar? Özellikle yaz aylarında hava sıcaklığının yükselmesiyle beraber genital bölgenin nemli kalmasına bağlı olarak vajinal mantar enfeksiyonlarında artış görülmektedir. Çoğu kez vajinada normal olarak bulunan mantarların, vajen florasında meydana gelen değişiklikler sonucu aktif hale gelmesi ile kişide enfeksiyon gelişebilir. Antibiyotik kullanımı, gebelik, şeker hastalığı ve bağışıklık sisteminin baskılanmasına neden olan bir takım hastalıklarda, vaginal mantar görülme riski artmaktadır. Özellikle yaz aylarında ise genital bölgenin nemli kalmasına sebep olan sentetik çamaşırlar, dar pantolonlar da mantar enfeksiyonu riskini arttırmaktadır. Bunların dışında yine yaz aylarında ve özellikle havuz sonrası bu şikayetlerin arttığı görülmektedir. Burada sebep sanılanın aksine havuzdan mantar bulaşması değil, havuz suyundaki klorün vagen florasındaki yararlı bakterileri öldürmesi sonucu var olan mantar sporlarının aktif hale gelmesidir.

Vajinal mantar enfeksiyonunun en sık görülen belirtileri nelerdir? Vajinal mantar enfeksiyonunun en sık görülen belirtisi, kaşıntı ve vajinada yanma hissidir. Bu durumda dış genital organlarda kızarıklık ve ödem meydana gelir. Mantar hastalıklarında oluşan kaşıntı genellikle çok şiddetlidir ve çoğu kez hastayı doktora getiren en önemli nedendir. Bazen kaşımaya bağlı olarak o bölgenin derisinde sıyrıklar ve küçük kanamalar dahi oluşabilir. Genellikle hastalarda beyaz renkli, kokusuz, süt kesiği kıvamında dediğimiz akıntı da görülebilir. Bu belirtilere ek olarak şiddetli mantar enfeksiyonlarında idrar yaparken yanma, idrarın değdiği bölgelerde sızlama ve cinsel ilişki esnasında ağrı oluşabilir. Vajinal mantar enfeksiyonları nasıl tedavi edilir? Enfeksiyonlardan korunmak mümkün müdür? Kadınlarda oldukça sık olarak rastlanan bu tür enfeksiyonlar; vaginal fitiller, kremler ve gerektiği durumda ağızdan alınan ilaçlarla tedavi edilebilmekte, semptomlar ise 1-2 gün içinde gerileyebilmektedir. Hastaya oldukça sıkıntılı günler yaşatabilen bu enfeksiyondan korunmak için basit birkaç önlem oldukça yararlı olabilir. Öncellikle genital bölgenin ıslak ve nemli kalmasını önlemek için sentetik çamaşırlar ve dar kıyafetler giymekten kaçınılmalı, pamuklu ve rahat iç çamaşırlar tercih edilmelidir. Ayrıca genital bölgenin temizliği için normal sabun, parfümlü kozmetik ürünleri gibi tahrişe yola açabilecek temizlik ürünlerini değil, bu bölge için özel üretilmiş sabunlar kullanılmalıdır. Bunların dışında yaz aylarında havuz sonrası genital bölgenin kuru kalması için hanımlara ıslak mayo veya bikini ile kalmamalarını, klorlu sudan arınmak için havuz sonrası duş almaları gerekmektedir. Kadınlar, kendilerinde herhangi bir zamanda gelişen akıntı, kaşıntı yanma gibi şikayetleri ciddiye almalıdır. Herhangi bir sorunda bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmalıdırlar

Yorum Yazın 06.06.2008

Cinselliğin Fizyolojisi

Masters ve Johnson (1966) cinsel yanıtın dört basamaklı bir modelini tanımlamışlardır:

Uyarılma:
Uyarılma fiziksel olabileceği gibi cinsel fantaziler gibi psikolojik ya da hem psikolojik hem fiziksel uyarıcılar aracılığıyla sağlanabilir. Kadında vajinal lubrikasyon (ıslanma) ve küçük dudakların kanla dolması ile oluşan uyarılma sonucu erkekte peniste, kadında ise klitoriste ereksiyon (sertleşme) oluşur. Uyarılma birkaç saate kadar sürebilir.

Plato:
Uyarılmanın tepe noktasına ulaşması sonucu oluşan bu ikinci basamakta erkekte testisler büyüyerek yükselir; kadında vajinal duvarın dış dörtte üçünde orgazmik platform adı verilen tipik kasılmalar oluşur ve meme büyüklüğü dörtte bir oranında artar. Penis ve vajina hacminin artmasıyla renk değişiklikleri de belirmeye başlar. Plato basamağı 30 saniyeden birkaç dakikaya kadar uzayabilir.

Boşalma ve orgazm:
Erkekte semenin (sperm, meni) güçlü bir şekilde dışarı atılması ile boşalma ve çoğu kez orgazm oluşur. Erkek orgazmına prostat, seminal veziküller, vaza deferens ve üretranın 4-5 ritmik kasılması eşlik eder. Kadında vajinanın alt bölümünde istemsiz kasılma ile uterusda güçlü ve sürekliliği olan kasılmalar olur. Dış ve iç anal sfinkterde de kasılmalar oluşur. Ayrıca büyük kas gruplarında istemli ve istemsiz hareketler olur. Kan basıncı yükselir, kalp hızı artar. Orgazm 3-15 saniye sürer ve bilinçte hafif sislenme görülür. Üretradan sıvının geçişi erkeğe doruk doyum duygusunu verir. Prostat bir kez kasıldıktan sonra “boşalmanın kaçınılmazlığı”adı verilen durum oluşmakta ve orgazm bu boşalmaya paralel olarak yaşanmaktadır.

Çözülme (Rezolüsyon):
Genital organlardan kanın çekilmesiyle bedenin uyarılma öncesi durumuna dönüşü olup, buna sübjektif bir rahatlama (gevşeme) duygusu eşlik eder. Orgazm oluştuğunda çözülme hızlıdır, ancak bazen 2 ila 6 saat sürebilir. Çözülmenin hızı aynı zamanda cinsel yanıt döngüsünün hangi hızda tamamlandığına bağlıdır. Masturbasyon gibi döngünün hızlı tamamlandığı durumlarda çözülme de hızlıdır. Buna karşın cinsel yanıt döngüsünün uzadığı durumlarda çözülme de yavaş olmaktadır (Hawton 1985). Çözülme döneminden sonra kişiye göre değişen sürelerde refraktör döneme girilir bu esnada yeni bir uyarılma sağlamak mümkün değildir. Erkekte bu dönemin birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürmesine karşın, kadında çoklu ve ardarda orgazm kapasitesi olduğu bilinmektedir.

Masters ve Johnson cinsel yanıtın fizyolojik döngüsü içindeki evreleri tanımlamakla birlikte, bu döngünün ön koşulu olan “cinsel istek” kavramına değinmemiş, cinsel ilgi ve istek aşamasının tanımlaması daha sonra Kaplan (1979) tarafından yapılmıştır.

Yorum Yazın 11.03.2008

nceki Yazılar