zayıflama ilaçları hakkında haber ve bilgi

Hızlı ve kalıcı kilo vermek için kullanılan zayıflama hapları, çoğu zaman sağlığınızı kaybetmenize neden oluyor. İştah kesiciler, idrar söktürücüler ve geçmişte pek çok sağlık sorununa neden olan tiroit hormonu içeren inceltici ilaçlar… Söz konusu tüm bu ilaçları denedik ya da ısrarla denemeye devam ediyoruz. Oysa çok azımız zayıflamak uğruna sağlığınızla oynadığımızın bilincinde! Günümüzde; zayıflamayı hızlandıran ilaçlar; çok ağır travmalara ve psikolojik sorunlara yol açıyor. Nasıl mı? İşte bu sorunun çarpıcı cevapları…

“Sadece beş kilo fazlam var diye diyet yapmak istemiyorum. Bunun yerine zayıflama ilacı kullanıyorum’, iki aydır zayıflama hapı kullanıyorum, mutlaka sen de denemelisin ya da Birkaç haftada 42 bedenleri 38 bedene düşüren karışımları duydum. Denemeyi düşünüyorum gibi özendirici cümleleri yakın arkadaşlarınızdan duymuş, hatta biz de bu yönde tavsiyelerde bulunmuş olabilirsiniz. Oysa madalyonun bir de öteki yüzü var. Genç kızlık kilolarına ulaşmak için her yolu denemeye hazır olan kadınlar; ne yazık ki tüm bu İlaçları ve karışımları denerken, sonu ölümcül olabilecek risklere girdiklerinden de bihaberler. Simdi; zayıflama ilaçlarının tehlikeli yan etkilerini ve handikaplarını masaya yatırıyoruz.

Alarm zili çaldıranlar!
Anoreksiye neden olan ilaçlar pazardan çekilmeden önce ne yazık ki arkalarında sayısız kurban bıraktılar. Bu ilaçlardan ilk başlarda uzun süre obezite sınırındaki kişiler tarafından kullanılmıştı. Ancak zaman içinde birkaç fazla kilo fazlasından kurtulmak isteyen kadınlar da söz konusu ilaçlara yöneldiler. Bu ilaçların kullanımı 1980li yıllarda yaygınlaşmıştı.

Kişideki uyarı merkezini harekete geçirerek tokluk hissi sağlıyorlardı. Ponderal, Dinintel, Fenproporex, Incital, Moderatant gibi değişik isimlerle satılmaktaydılar, ilk zamanlarda etkili bir kilo kaybı sağlasalar da bu etki zamanla azalıyordu, ilacı almayı bıraktığınız anda bumerang etkisi yapıyorlardı. Kaybolan selülitler ise sonra fazlasıyla geri geliyordu.

Söz konusu ilaçları kullananlarda hipertansiyon, kronik uykusuzluk, depresyon ve paranoya gibi psikolojik rahatsızlıklara rastlanıyordu. Özelliklede ilacının etkisini pekiştirmek için dozajı artıran kadınlarda!

Bu ilaçların yeni nesil versiyonları Isomeride ve Redux daha risksiz göründüğünü için yüksek satış oranlarına ulaştı. 1985- 1997 yıllan arasında yedi milyon Fransız kadını bu haplardan kullandı. Ancak zararlı yan etkileri sonra ortaya çıktı. Bazıları ölümle sonuçlanan 120den fazla hipertansiyon, akciğer ve kalp problemi vakası görüldü. Bunun üzerine kullanımları kesin olarak yasaklandı.

Yağ yakıcılar
İştah kesici ilaçların büyük bir bölümünün yasaklanışının ardından; dünya genelinde üç ilaç konuşulmaya başlandı. Xenical orlistat, Sibutral sibutramine ve Acomplia rirnonabant… İçlerinden en eskisi ise Rochea ait olan Xenical; 1998den bu yana Türkiyede de kullanılıyor. Lipazın yağların parçalanmasından sorumlu bir enzim grubu çalışmasını destekleyerek yağ yakımını kolaylaştırdığı konuşulan Xenical ile tngliseridin yüzde 30u organizmaya karışmadan atılıyor.

Rocheda obezite çalışmalarından sorumlu Dr. Christine Moisan; “Bu ilaç yağ yakıma destek olarak zayıflama sağlıyor” diyor. Ancak yine de tek başına yeterli değil! İlacı kullanırken yağlı yemeklerden de kaçınmak gerekiyor ve ciddî kilo sorunu olan hastalara tavsiye ediliyor. Endokrinolog olarak çalışan ve yanlış diyetler ve yanlış kullanılan zayıflama ilaçlan nedeniyle hastanelik olan kişileri tedavi eden dünyaca ünlü bir isim Dr. Boris Hansel; “Bu ilaç; tatilden önce birkaç fazla kilosundan kurtulmak isteyenlere göre değil” diyor. İştahınızı kontrol edin adlı kitabının da yazarı olan Hansel; “Xenicalden yararlanmak için onu yavaş kullanmak lazım. Bu ilacın yarım dozluk sürümü yıl sonunda Avrupada satışa sunulacak” diye de belirtiyor.

Sibutramine ve açlık hissi kontrolü
Sibutramin içeren ilaçların çok farklı işlevleri söz konusu! Beyindeki kontrol merkezini etkileyerek açlık hissini gideriyorlar. Bunun yanı sıra vücut ısısını yükselterek enerji tüketimi sağlıyorlar. Yani bir yandan kalorili besinlerin girişini azaltırken diğer yandan vücuttan atılmalarını sağlıyorlar. Ancak olumsuz yanları da söz konusu. Arteryel basıncı artırıyor, kalp ritmini hızlandırıyorlar. Bu nedenle sadece obezite uzmanları tarafından reçete ile yazılabiliyorlar. Sıbutramın içeren ilaçların İtalya’da, ölüme neden olduğu gerekçesiyle beş yıldır yasaklandığını hemen belirtelim.

Geç patlayan bomba!
1997e piyasadan toplatılmış olsa da Isomeride adından söz ettirmeye devam ediyor. Ancak hiç de olumlu bir şekilde değil! Sebep olduğu akciğer hastalıkları tedavinin durdurulmasından sonra dahi devam edebiliyor. Isomeride kullananlar hâlâ karınlanandaki açıklanamayan ağrılarından ve nefes tıkanmalanndan şikâyet ederek doktor doktor dolaşıyorlar. Oysa aynı ilaç geçmişte çok güvenilerek reçete ediliyordu. Bir ilacın etkisin anlayabilmek için onu mutlaka zamana bırakın ve üzerinde daha ciddi araştırmalar yapılmadıktan sonra da kullanmayın.

Diyabet hastaları dikkat!
Son günlerde adını sık sık duyduğumuz ve 2006 yılının haziran ayında Sanofi-Aventis Laboratuarı tarafından piyasaya sürülen zayıflama ilacı Rimonabant; şeker ve yağ yakımını hızlandınyor. Kolesterolü, arterycl tansiyonu, glisemiyi de düşürüyor. Özellikle diyabet hastası obez kişilerde kullanımı çok yaygın. Ancak dikkat! Yan etkilerinden dolayı Amerikada yasaklandığını hemen belirtelim… Bunun yanı sıra geçmişinde psikolojik rahatsızlığı bulunmayan hastalarda dahi intihar düşüncesiyle depresyona neden olabiliyor. Peki, tüm bunlara değer mi?

Uzmanlara göre; fazla kiloları nedeniyle yaşamı zorlaşan kişiler, ancak doktor eşliğinde kullanmalılar, ilacı kesinlikle internet üzerinden satın almaya çalışmayın! Zira çok çabuk bozuluyor.
Sindirim sisteminize dokunmayın!
Kadınlar, fazla kilolarından hızlı bir şekilde kurtulmak için genellikle idrar söktürücü ilaçlar kullanırlar. Oysa terazi birkaç kilo hafiflenildiğini gösterse de; bu kilo kaybı son derece yanıltıcıdır. Ünlü Beslenme Uzmanı Kathy Bonan; “Giden yağ değil sudur. Vücut kısa sürede tekrar şişer ve kaybettiği mineralleri yeniden almaya çalışır. Bu süreç ani yorgunluk ya da migrene de neden olur” diyerek konuya açıldık getiriyor.

Yine aynı şekilde bağırsak gevşetici ilaçlan zayıflama amaçlı kullanmanın da son derece tehlikeli olduğunun altını çiziyor uzmanlar. Baş dönmelerine, ani tansiyon düşüşlerine ve kalp rahatsızlıklarına neden oluyor.

Gelişmeler hiç bitmiyor!
Dünya genelinde üç yüz milyon obez ve sekiz yüz milyon şişman kişinin yaşadığı biliniyor. Ancak aşırı kilolu kişileri inceltmek üzere geliştirilen ilaçlar, ne yazık ki herkes üzerinde etkili değil. Inserm ve CNRS araştırmanla; leptin reseptörlerini dengeleyen OB-RGRP üzerinde çalışıyorlar. Leptin hormonu; çok fazla yemek ycmcsck de beynimize okluk sinyali gönderen bir hormon. Lılle Biyoloji Enstitüsü araştırmacısı Cyril Coutuner; leptinlerindc hassasiyet bulunmayan obez kişilerin daha şanslı olduğunu belirtiyor. “OB-RGRP uygulamasında sadece fast-food yense dahi zayıflama sağlanabilinir” diyor, İsviçreli araştırmacılar iştahı artıran ghrelin hormonunu etkisiz hale getiren bir iğne üzerinde çalışıyorlar. Bunun yanı sıra Amerikan araştırma şirketi Nastech ise aynı etkiyi burundan, koklayarak oluşturmak için bir dizi test uyguluyor. Son olarak INRA açlık önleyici bir buluş daha ortaya koydu. Beyne vücudu tok olduğuna ikna edecek bir kalp pili…

Yorum Yazın 20.06.2008

Zayıflamak İçin


Kısa sürede oldukça zayıflatan diyetlere büyük bir talep var. Kimi diyetisyenler bu diyetlerin çok kısa sürede kilo verdirmesini sakıncalı bulsa da Amerikan Kalp Vakfı acilen kilo vermeleri gereken kalp hastalarına bu diyeti öneriyor.
Ancak 35 yaş üstü kişilerin ve sağlık problemi olanların Amerikan Kalp Vakfı nın diyeti yapmamaları gerektiği baştan belirtiliyor. 3 günde tam 4.5 kilo verebileceğiniz bu diyeti üçüncü günün sonuda bırakmalı ve tekrar etmek istiyorsanız en az bir hafta ara vermelisiniz.

1. Gün
Kahvaltı
Yarım greyfurt
1 dilim tost ekmeği
2 çorba kaşığı fıstık ezmesi
Şekersiz çay / kahve
Öğle
Yarım porsiyon ton balığı
1 dilim tost ekmeği
Şekersiz kahve/çay/soda
Akşam
2 dilim et
1 tabak yeşil fasülye
1 küçük elma
1 tabak vanilyalı dondurma (3 top)

2. Gün
Kahvaltı
1 yumurta
Yarım muz
1 dilim tost ekmeği
Şekersiz çay/kahve
Öğle
1 tabak lor peyniri
3 tuzlu kraker
Akşam
2 sosis
1 tabak brokoli veya karnıbahar
Yarım tabak havuç
Yarım muz
Yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)

3. Gün
Kahvaltı
5 tuzlu kraker
1 dilim cheddar peynir
1 küçük elma
Şekersiz kahve/çay
Öğle
1 katı yumurta
1 dilim tost ekmeği
Akşam
1 tabak ton balığı
1 tabak karnıbahar
Yarım kavun
Yarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)

6 ÖĞÜNLE ZAYIFLAYIN
Ünlüleri zayıflatmasıyla tanınan Haluk Saçaklı, hazırladığı diyet programları ve beslenme düzenleme teknikleriyle son günlerde adından en sık bahsedilen obezite uzmanı. Haluk Saçaklı davranış düzenleme tekniklerini Vitrin okuyucuları için şöyle özetledi: “Dayanamadınız ve atıştırmaya başladınız. Hemen kalbinizin sesini dinleyin. Kalbiniz eğer atıştırma sonrası kendinizi daha kötü hissedeceğinize dair uyarılar veriyorsa hemen soluklanın ve ortamdan uzaklaşın.Lokmalar arasında çatalınızı bırakmanız, yemek sırasında durup şöyle rahatça
sırtınızı sandalyeye dayamanız olumsuz duyguların uzaklaşmasını sağlayabilir. Yemeğe karşı oluşan bir anlık duygusal boşluk ortadan kalktığında kontrolün yiyecekte değil kendi ellerinizde olduğu anlayacaksınız.

Acıkmadan yemeğe başlamak büyük hatadır. Zira yemeği kesmek daha zor olacaktır. Yemek yemenizin fiziksel açlıktan olduğuna karar verdiğinizde acele etmeden, neyi ve neden yemek istediğinizi düşünerek hareket edin.Açlık ve iştahı iyi ayırt etmek gerekir. Bu ikiliyi çok iyi kontrol etmek gerekir. Açlık var olma mücadelesinin tehlikeli bir sinyalidir. İştah ise haz gereksiniminin göstergesidir.Tüm bu duyguları frenlemek için her şeyden önce güçlü olmak zorundayız. Güçlü olmanın ilk yolu ‘hayır’ demesini bilmekten geçiyor.”

Örnek diyet programı:
Uyanınca
1 bardak oda sıcaklığında su

Kahvaltı
. 1 porsiyon mevsim meyvesi
. Şekersiz limonlu açık çay
. 1 ince dilim kepek ekmeği
. 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir
. 4 adet yeşil ya da siyah zeytin
. 1 porsiyon domates - salatalık - yeşil biber

Kuşluk
. 1 porsiyon mevsim meyvesi
. 2 adet grisini lŞekersiz bitkisel çay

Öğle
. 2 adet köfte büyüklüğünde tavuk veya peynir ilâveli 1 porsiyon yeşil salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edin)
. 2 ince dilim kepek ekmeği
. 1 su bardağı diyet yoğurt

İkindi
. 1 porsiyon mevsim meyvesi
. 1/4 sokak simidi
. 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir
. Şekersiz limonlu açık çay

Akşam
. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1 porsiyon 4 yemek kaşığı mevsim sebzesi veya sınırsız mevsim salatası
. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1.5 su bardağı kepekli makarna ya da pilav veya 12 yemek kaşığı kuru baklagil
. 1 su bardağı diyet yoğurt

Gece
. 1 porsiyon mevsim meyvesi

Yatarken
. 1 bardak oda sıcaklığında su

Sağlıklı yaşamanın birinci maddesi sağlıklı beslenmedir.Yediğiniz ve içtiğiniz gıdalara özen gösterdiğiniz sürece, hem fazla kilolardan kurtulursunuz, hemde sağlıklı bir yaşama kavuşursunuz.Buradaki diyet örnek olarak verilmiştir.Diyetin, doktor kontrolunda yapılması gerektiğini lütfen unutmayınız!!!

Yorum Yazın 11.06.2008

Makarna şişmanlatmıyor

Makarnanın şişmanlattığı ve besin değerinin düşük olduğu şeklindeki yanlış inanış ve eksik bilgiler tüketimini engelliyor.Toplumda, makarnanın şişmanlattığı ve besin değerinin düşük olduğu şeklinde yanlış ve eksik bilgiler bulunduğu, bilinenlerin aksine makarnanın kalori ve yağ oranının çok düşük olduğu bildirildi.

Aksine faydalı bir besin
Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Ergin Erzurumlu, yaptığı açıklamada, makarnanın, vitamin ve mineraller bakımından çok zengin ve yararlı bir besin kaynağı olduğunu söyledi.

Makarnanın A, B1, B2 vitaminleri ile demir, kalsiyum, fosfor, potasyum ve protein yönünden de çok zengin bir gıda olduğunu belirten Erzurumlu, makarnadaki yağ ve sodyum oranının da çok düşük olduğunu ve kolesterol riskinin bulunmadığını vurguladı.

En temel unsur
ABD Tarım Bakanlığı’nın 1991 yılında yayımladığı raporda yer alan “Sağlıklı Beslenme Piramidi”nin, günlük beslenmede çok az alınması gereken besinlerle, her gün birkaç kez alınması gereken besinleri gösterdiğini ifade eden Erzurumlu, rapora göre makarnanın, sağlıklı beslenmenin en temel unsurlarından birisi olduğunu ve piramitte, en çok kullanılması gereken besinler arasında gösterildiğini anlattı.

Makarnanın, kompleks karbonhidratlar grubundan olduğunu ve metabolizmada çabucak parçalanarak, hemen enerjiye dönüştüğünü dile getiren Erzurumlu, makarnanın bu nedenle kolay ve hızla hazmedilen bir besin olduğunu belirtti. İtalyanların daha şişman olması gerekirdi.

Kalori ve yağ oranı düşük
Makarnanın kalori ve yağ oranının çok düşük olduğunu ifade eden Erzurumlu, şunları kaydetti: “Toplumumuzda, şişmanlara ’makarnacı’ denilir… Çünkü ülkemizde ’makarna şişmanlatır’ şeklinde yanlış bir inanış var.

Oysa makarna şişmanlatmaz. Öyle olsaydı kişi başı makarna tüketimi bizimkinden 5-6 kat fazla olan İtalyanların bizden daha şişman olması gerekirdi, ama değiller. Genel kanının aksine, şişmanlatma riski yoktur. Şişmanlatan makarna değil, içine konulan yağ ve kalorisi yüksek soslar. Makarnanın içinde şişmanlatıcı unsurlar bulunmaz.

Formuna dikkat eden herkes, hafif bir sosla yapılmış makarnayı gönül rahatlığıyla yiyebilir. Makarna hem çok doyurucudur hem de vücut için gerekli tüm vitamin ve mineralleri içerir. Acil enerji ihtiyacı duyan bir karşılaşmaya ya da gösteriye hazırlanan sporcular, sanatçılar, yani fiziksel güç gerektiren işlerle uğraşan herkes için makarna, özellikle tercih edilen bir temel besindir.”

Yorum Yazın 10.06.2008

Doya Doya Zayıfla

En son trend Volumetrik Diyet e amaç; yemeyi sevmek, tadını çıkarmak ve doyana kadar yemek…

Diyet yaparken sürekli midenizin zil çalmasından şikâyetçiyseniz, imdadınıza Amerikadan gelen yeni bir diyet trendi yetişiyor: Volumetrik Diyet! “Hacim Diyeti” olarak da adlandırabileceğimiz bu diyet trendi, yeni bir çığır açıyor. Çünkü temeli, “doyana kadar ye” prensibine dayanıyor.

Nesnelerin hacmini ölçmeye yarayan bir birim olan “volumetri”den adını alan diyet yöntemi, besinleri kalori değerlerine göre değil, hacim değerlerine göre sınıflandırıyor.

Bir örnek vermek gerekirse: 15 tane üzüm, tartıda 100 gram geliyor ve kalorisi de 70 civarında. 15 tane kurutulmuş üzüm ise en fazla 20 gram ve onun da kalorisi 70 civarında. Peki, 100 gram üzümle mi doyarsınız, yoksa 20 gram kuru üzümle mi? Her ikisinin de kalorisi aynı ise, daha hacimli olan taze üzüme uzanmaz mı şimdi eliniz?!

Bu soruya “evet” deme ihtimaliniz çok yüksek. Zaten araştırmalar da bunu gösteriyor. Pennsylvaniada yapılan bir araştırmaya göre insanlar, “doyana” kadar yemek yiyor. Bu durumda ne yediğinin pek bir önemi kalmıyor. Düşük kalorili de olsa, yüksek kalorili de olsa, temel amaç “doydum” hissini yaşamak!

Bu araştırmadan yola çıkarak “Volumetrik Diyeti” geliştiren Beslenme Uzmanı Barbara Rolls, normalden daha az yiyerek zayıflamanın çok zor olduğunun altını çiziyor: “Besinleri kısarak yapılan diyet, ilk başta kilo verdirir ama uzun vadede başarılı olamaz. Çünkü açlık hissinin bastırılması gerekiyor!”

Peki, Volumetrik Diyetin sırrı ne? Bu diyet prensibinin en tepesinde bol su içeren gıdalar var. Su bilindiği gibi, hacim tutuyor ve dolayısıyla tokluk hissini yaratıyor. Taze meyve - sebze, çorbalar, sulu yemekler karnı hızla doyuruyor ama yüksek kaloriler içermiyor.

İkinci sırada İse lifli gıdalar var. Lifli gıdalar, su içeren gıdalarla birleştiğinde şişiyor ve mideyi dolduruyor. Üstelik hazmı da kolaylaştırıyor.

Su, su, su… Diyet yaparken en fazla tüketmeniz gereken şey, kesinlikle su! Bunu artık hepimiz biliyoruz. Çünkü su, mideyi doldurarak açlık duygusunu bastırıyor. Üstelik O kalori! Ancak yeni araştırmalar, suyun başka marifetleri de olduğunu ortaya koydu:

- Yapılan bir araştırmada, aç karnına yarım litre su içen deneklerin gün içinde yüzde 30 daha fazla kalori yaktığı ortaya çıkmış.

- Volumetrik Diyet Uzmanı Martin Kunz ise yaptığı hesaplamada şu sonuca varmış: Her gün 2 litre su içen birisi, bir yıl içinde 2,4 kilo verebilir!

Tüm bu rakamlar, oda sıcaklığında içme suyu için geçerli. Soda ve soğuk su, aynı sonucu vermiyor. Bu nedenle kilo vermeyi kafasına koyan birisi, öncelikle suyla arasındaki mesafeyi kaldırmalı ve her sabah aç karnına oda sıcaklığında büyük bir bardak su içmeli. Günlük tüketilen suyun da en az iki litre olması gerekiyor.

Ana madde: Su!
Diyet sırasında yenilecek besinlerin de bol su içermesine dikkat ediliyor. Barbara Rollsun Pennsylvania Üniversitesi ile birlikte yaptığı bir çalışmada deneklerin bir kısmına, tavuk ve pirinci çorba şeklinde, bir diğer kısmına İse katı yemek şeklinde vermişler. Çorba İçen deneklerin diğerlerine göre yüzde 26 daha az kalori aldıkları ortaya çıkmış.

Çünkü çorbanın hacim değeri daha yüksek, daha çabuk doyuruyor, bu nedenle daha az kalori alıyorsunuz. Uzmanlar, bol köpürtülmüş milkshakele de aynı sonuca ulaşmışlar.

Volumetrik Diyetin 10 kuralı
1- Açlığınızı hissedin: Açlık sinyallerini dikkatli bir şekilde takip edin. Gerçekten acıktığınızda yemek yiyin. Şeker düşüklüğü sorununuz yoksa günde üç ana öğün yemek yeterlidir.

2- Yeteri Kadar su için: Suyu, hayatınızın merkezine koyun. Her sabah kahvaltıdan önce mutlaka bir büyük bardak su içmeyi ihmal etmeyin.

3- Yemeğe vakit harcayın: Asla acele acele yemek yemeyin! Yediğiniz her lokmanın tadına varın. Yavaş yemeği öğrenin.

4- Sadece en iyiyi yiyin: Seçeceğiniz malzemenin kalitesine dikkat edin. Alışverişe zaman ayırın ve aldığınız her ürünün etiketini okumayı alışkanlık haline getirin. Katkısız, doğal ürünler seçmeye özen gösterin. Son kullanma tarihlerine ve saklanma koşullarına dikkat edin.

5- Kalori tuzaklarından uzak durun: Rafine şeker içeren, yağlı, fazla tuzlu besinlerden olduğu kadar kaçının. Doymuş yağları hayatınızdan çıkarın, alkolü azaltın.

6- Volumetrik besinleri stoklavın: Evinizde her daim volumetrik gıdalardan bulundurun. Acıktığınız anda, eliniz bunlara gitsin.

7- Güne kaliteli bir kahvaltıyla başlayın: İlk öğününüzde karnınız tıka basa doyana kadar yiyin! Sağlam bir kahvaltıyı meyveyle tamamlayın.

8- Öğle yemeğinde kral gibi yiyin: Kahvaltı kadar öğle yemeği de önemli. Öğle yemeğinde arzu ettiğiniz şeyleri yiyin.

9- Şeker bombalarını es geçin: Tatlı yemek serbest. Ama dikkat! Ağır kremalı pastalar yerine, hafif bir sütlü tatlı ya da meyveli bir pastayı tercih edin.

10- Tok karnına yatağa girmeyin: Akşam karbonhidrat yönünden fakir bir beslenmeyi tercih etmelisiniz. En son yemeğiniz ise yatağa gitmeden üç saat önce almalısınız. Böylece gece boyunca metabolizmanız normal bir şekilde çalışarak, kalori yakacaktır.

Bir günlük örnek mönü
Sabah:
Aç karnına bir bardak su için. Ardından büyük bir kase içine; yulaf ezmesi, taze meyve parçaları koyun. Bu karışıma yağsız süt, yoğurt ya da meyve suyuyla hacim kazandırın.

Ara:
Bir patates salatasının içine bolca salatalık doğrayın. Bu, salatanızın hem hacmini artıracak hem de daha doyurucu olacak.

Öğle:
Sade suya tirit tarzı çorbanızın hacmini artırmak için kepekli makarna ve sebzelerden faydalanın. Makarna yerine bulgur, yarma, pirinç gibi bakliyatlar da kullanabilirsiniz. Kuru baklagiller de çorbaya ayrı bir lezzet ve hacim katar. İsterseniz içine arada bir tavuk, balık ya da et parçalan atın. Eğer zengin bir çorba içme şansınız yoksa balık ya da tavuk filetonun yanında bol salata ve sebze yiyebilirsiniz. Ardından küçük bir sütlü tatlı ya da meyve alabilirsiniz. Bol bol su içmeyi unutmayın!

Ara:
Açlığınızı meyve - sebzeyle bastırın. Şeritler halinde kesilmiş havuç, turp, kereviz, dolmalık biber hacim açısından zenginler. Elma, armut, kivi, üzüm, turunçgiller de aralarda yemek için ideal. Artık süpermarketlerde birçok sebzeyi yıkanmış ve doğranmış şekilde bulabilirsiniz. Bunlar, ofise götürmek İçin çok uygun.

Akşam:
Öğlen zengin yediyseniz, akşam daha hafif yemeniz gerekir. Güzel bir çorba, yanında bir dilim kepekli ekmek, bol yeşil salatayla doymamak mümkün değil!

Diyete sadık kalmak için bunları yapın
- Diyetin en büyük düşmanı, stres! Stresli olduğunuzda ne yediğinize, nasıl yediğinize ve niçin yediğinize önem vermezsiniz. Bu sorumsuzluk ise yağ olarak geri döner. Bu nedenle, diyet yaparken stresle de mücadele etmeniz gerekir. Düzenli hareket etmek, stresi yenmekte birebir. İlla ki bir spor salonuna gidip, deli gibi spor yapmanız gerekmiyor. Haftada iki kere temiz havada yürüyüş bile fark yaratır.

- Boş zamanlarınızda kaliteli zaman geçirmek için arkadaşlarınızla buluşun, bir gösteriye, sinemaya, tiyatroya gidin.

- Öncelikli olarak beş kilo değil, iki kilo vermeyi hedefleyin. İlk kiloları verdiğinizde, kendinizi ödüllendirin. Çok istediğiniz bir kıyafeti satın alın ya da hafta sonu bir yerlere gidin.

- Başarısızlıklara kafayı takmayın. Olaylara olan bakış açınızı değiştirin. Kendinize öfkelenip, abur cubura saldırmayın.

- Vücudunuzu sevmeyi öğrenin. Bol köpüklü küvette kendinizi şımartın, imkânınız varsa masaja, vücut bakımına, manikür ve pediküre gidin. Hiç değilse, haftada bir kese yaptıktan sonra cildinizi kremleyin.

Yorum Yazın 09.06.2008

nceki Yazılar